asgari ücret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
asgari ücret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2017 Cuma

İŞVERENLERE SİGORTA ve VERGİ TEŞVİKİ

9 Şubat 2017 tarihinde Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Kanun Hükmünde Kararname ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklik ile işverenlere SGK prim teşviki, gelir vergisi teşviki ve damga vergisi teşviki getirilmiştir.

Söz konusu teşvikten yararlanabilmek için işe alınacak işçinin aşağıdaki şartları sağlaması gerekmektedir:

-İşçinin 01/02/2017 tarihinden sonra işe alınması
-Emekli olmaması
-Aralık/2016 ayına ilişkin sigortalı sayılarına ilave olmaları
-İşe alınacak kişinin İş-Kur’a kayıtlı işsizlerden olması
-İşe alındıkları tarihten önceki üç ayda aynı işyerinde çalışmamış olması
-Sosyal Güvenlik Kurumu’na borcunun olmaması ya da varsa dahi yapılandırmış olması
-Aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermiş olması

Bu şartların sağlanması durumunda yapılacak olan işe alımlarda:

-1.777,50 TL olan asgari ücrete isabet eden %37,50 SGK işçi ve işveren primlerinin tamamı olan 666,56 TL (çalışılan güne orantılı)
-Yine asgari ücrete isabet eden asgari geçim indirimi düşüldükten sonraki ödenecek gelir vergisi kesintisi maksimum 93,32 TL (çalışılan güne orantılı)
-Yine asgari ücretin brütüne isabet eden damga vergisinin tamamı olan 13,50 TL (çalışılan güne orantılı)

tutarında işverene destek ödemesi yapılır ve bu tutar işsizlik sigortası fonundan karşılanır.

ÖNEMLİ NOKTALAR:

Yukarıdaki destekten yararlandırılan sigortalı ayrıca %5 indirim ve asgari ücret desteğinden ve diğer teşviklerden faydalanamaz.

Sigortalının 30 günden az çalışması halinde yukarıdaki teşvikler çalışılan gün kadar asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanır.
Asgari ücret üzerinden ücretle işe alımlarda yukarıdaki teşvikler asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanacaktır.

İşe alımlarda bu yeni teşvikten yararlanabilmek için işe alınacak personelin İş-Kur'a kaydı, son 3 aydaki sigortalılığı ve 4447/10'a göre daha önce teşvikten yararlanıp yararlanmadığının doğru tespit edilmesinde fayda vardır.






Devamını Oku…

2 Ocak 2017 Pazartesi

2017 Yılında Uygulanacak İndirim ve İstisna Tutarları

I-GİRİŞ
Değerli okuyucular, Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan 474 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde 2017 yılında uygulanmak üzere yeniden değerleme oranı % 3,83 (üç virgül seksen üç) olarak tespit edilmiştir. Bu oran, aynı zamanda 2016 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır. Bu makalede 2017 yılında uygulanacak olan bazı hadler, indirim ve istisna tutarları açıklanacaktır.(1)

II-2017 YILINDA UYGULANACAK HADLER, İNDİRİM VE İSTİSNA TUTARLARI

a) Kira Geliri İstisna Tutarı
2017 yılında uygulanmak üzere gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin konut kira geliri istisnası 3.900 TL olarak belirlenmiştir.(2) Bu tutarı aşmayan konut kira gelirleri beyan edilmeyecektir. Gelirin elde edildiği 2017 yılında istisnayı aşan tutar yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilecektir. İstisnayı aşan gelirin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi durumunda, istisnadan yararlanamayacağı tabiidir.

b) Veraset ve İntikal Vergisi İstisna Tutarları
Miras ve bağış yoluyla elde edilen değerlerle ilgili 2017 yılında uygulanacak veraset ve intikal matrahından indirilecek istisna tutarları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.(3)


c) Taşınmaz alım satım kazançlarında istisna

Gelir Vergisi Kanunun’da yer alan ve 2017 yılında uygulanacak bazı maktu tutarlar, Maliye Bakanlığınca çıkarılan ve 25.12.2015 tarihli ve 29573 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 290 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde aşağıdaki gibi belirlenmiştir. GVK’nun Mükerrer 80.maddesinin 6.bendine göre; “gayrimenkullerin satın alma tarihinden itibaren 5 yıl içinde elden çıkartılmasından sağlanan kazanç” ”değer artışı kazancı” olarak Gelir Vergisi’ne tabidir.

2017 yılında taşınmaz satışından sağlanan kazançların 11.000 TL’lik kısmı gelir vergisinden istisnadır.

d) Bazı Gelirler İçin Beyan Sınırları
2017 yılında elde edilen Tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı 1.600 TL’dir. Yurt içinde ve yurt dışında elde edilen faiz gelirleri bu kapsamda olup, beyan verme sınırını aştığı takdirde faiz gelirinin tamamı 2017 yılında verilecek beyannameye dahil edilmesi gerekmektedir.

Arızi Kazançlarda İstisna Tutarı 2017 yılında 24.000 TL olarak belirlenmiştir.

Hizmet Erbabına İşyeri ve İşyeri Müştemilatı Dışında Kalan Yerlerde Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna Tutarı ise 2017 yılında 14,00 TL olarak belirlenmiştir.

e) 2017 yılında uygulanacak Asgari Geçim İndirimi










f) Engellilik İndirim Tutarları
Gelir Vergisi Kanununa göre, çalışma gücünün asgari % 80’ini kaybetmiş bulunanlar birinci derece engelli, asgari % 60’ını kaybetmiş bulunanlar ikinci derece engelli, asgari % 40’ını kaybetmiş bulunanlar ise üçüncü derece engelli sayılmaktadır.

2017 yılında uygulanacak olan 
Engellilik İndirimi aşağıdaki gibidir:
1. Derece Engelliler İçin                                                       900 TL                       
(Çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş olanlar)
2. Derece Engelliler İçin                                                       470 TL
(Çalışma gücünün asgari %60’ını kaybetmiş olanlar)
3. Derece Engelliler İçin                                                       210 TL
(Çalışma gücünün asgari %40’ını kaybetmiş olanlar)

g) Vergiden Müstesna Harcırah Tutarları
2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki H-Cetveli ile en yüksek Devlet memuru için belirlenen gündelik tutar çerçevesinde, personele yurt içi seyahatler nedeniyle ödenen harcırah gündeliğinin 57,50 TL’yi aşmayan kısmı gelir vergisinden istisnadır.(5)

h) Asgari Ücret Tarifesi

2017 yılı yeni asgari ücret 16 yaşından büyük çalışanlar için brüt 1.777,50 TL’dir. Asgari ücretten vergi ve yasal yükümlülükler düşüldükten sonra kalan net 1.404,06 TL olarak belirlenmiştir. (6)
Asgari ücretin işverene maliyeti 2.088,56 liradır. Bu tutarın yaklaşık yüzde 5’i vergilerden, yüzde 28’i ise sigorta primlerinden oluşmaktadır.
Bkz: Asgari Ücret 2017
Bkz: Asgari Geçim İndirimi 2017

ı) Sosyal güvenlik primine esas kazançların alt ve üst sınırları

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 82. maddesine göre, bu kanun gereğince alınacak primlerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, asgari ücretin otuzda biri, üst sınırı ise bu tutarın 7,5 katıdır (6761 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle,  günlük brüt asgari ücretin 6,5 katı olan sigorta primine esas günlük kazanç üst sınırı, 01/01/2017 tarihinden geçerli olmak üzere günlük brüt asgari ücretin 7,5 katına yükseltilmiştir.). Buna göre; 2017 yılında uygulanacak olan, sosyal güvenlik primi alt sınırı 1.777,50 TL, üst sınırı ise 13.331,40 TL olarak belirlenmiştir.

i) Vakıfların Vergi Muafiyeti Sınırı

Maliye Bakanlığı’nın yayınlanan Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında 1 Seri Nolu Genel Tebliği’nde “7/8/2003 tarih ve 25192 sayılı Resmi Gazete�de yayımlanarak yürürlüğe giren 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanunun 20 nci maddesinde, �Gelirlerinin en az üçte ikisini nevi itibarıyla genel, katma ve özel bütçeli idarelerin bütçeleri içinde yer alan bir hizmetin veya hizmetlerin yerine getirilmesini amaç edinmek üzere kurulan vakıflara, Maliye Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmaktadır.” açıklaması yer almaktadır.(7)

Yine aynı tebliğin 1.4. bölümünde yer alan; “Vergi muafiyeti talebinde bulunan vakıfların vergi muafiyeti talebinde bulundukları tarihte en az 505.000.- YTL (beşyüz beşbin Yeni Türk Lirası) gelir getirici mal varlığına ve en az 49.000.- YTL (kırkdokuz bin Yeni Türk Lirası) yıllık gelire sahip olmaları gerekir. Yıllık gelirin tespitinde; genel ve özel bütçeli idareler bütçelerinden yapılan yardımlar ile bağış niteliğindeki gelirler dikkate alınmaz. Bu tutarlar, her yıl Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artar ve izleyen yılda bu miktarlar esas alınır. Bu miktarların hesabında, bin YTL’ye kadar olan tutarlar dikkate alınmaz.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre 2017 yılında vergi muafiyeti talebinde bulunacak vakıfların;
- 990.000,00 TL gelir getirici mal varlığına (Yıllık gelirin tespitinde; genel ve özel bütçeli idareler bütçelerinden yapılan yardımlar ile bağış niteliğindeki gelirler dikkate alınmaz)
-  90.000,00 TL yıllık gelire sahip olmaları gerekmektedir.

j) Fatura düzenleme sınırı

2016 yılında 900,00 TL olarak uygulanan fatura kesme zorunluluğuna ilişkin tutar 2017 yılı için 900,00 TL olarak belirlenmiştir. Buna göre, 2017 yılında mal ve hizmet satışları tutarının 900,00 TL’yi geçmesi halinde perakende satış fişi veya yazarkasa fişi yerine fatura kesilmesi zorunludur. Nihai tüketicilere yapılan 900,00 TL’den küçük tutarlı satışlar için, perakende satış fişSiz düzenlenmesi gereklidir. Ayrıca, nihai tüketicilerin talep etmesi halinde her türlü mal ve hizmet satışlarında fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

2017 yılında satın alınan demirbaşlar için doğrudan gider yazma sınırı da 900,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutarı aşmayan demirbaş ve peştemallıklar doğrudan gider yazılabilecektir.

III-SONUÇ

2017 yılında yukarıda açıklamaları yapılan hadler, istisna ve indirimlerin muhasebe kayıtlarında ve vergi uygulamalarında dikkate alınarak yapılması gereklidir. Ayrıca Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi düzenlenirken indirim ve istisna tutarlarına dikkat edilmesi, istisnayı aşan gelirin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi durumunda, istisnadan yararlanılamayacağı unutulmamalıdır.



 (1)          BIYIK, RECEP, 2015 Yılı Sınırları, İndirim ve İstisna Tutarları,  http://www.dunya.com/2015-yili-sinirlari-indirim-ve-istisna-tutarlari-158433yy.htm, Erişim Tarihi:30.12.2016
(2)         276 sıra No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği
(3)         48 seri No’lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği
(4)         474 sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
(5)         2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
(6)         30  Aralık 2016  tarihli ve 29934  sayılı  Resmi Gazetede yayımlanan 29/12/2016 tarihli ve  2015/1 sayılı ASGARİ     ÜCRET TESPİT KOMİSYONU KARARI
(7)         Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında 1 Seri Nolu Genel Tebliği







Devamını Oku…

23 Şubat 2016 Salı

Asgari Ücret Desteği

6661 sayılı Torba yasa 27.01.2016 tarih ve 29606 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olup konunun 17inci maddesi ile 5510 sayılı kanuna geçici 68inci madde eklenmiştir.
Bu kanunla uzun zamandır sözü edilen 100 liralık asgari ücret desteği yürürlüğe girmiştir. Ancak, herkesin zannettiği gibi bu destek işçiye değil, işverenedir. İşverenler daha önce işçiye verdikleri zammı yüklenecekler, daha sonra devletin yaptığı bu düzenleme ile geri alacaklar veya diğer bir tabirle mahsup edeceklerdir. Yani yük ve finansman yine de işverenin üzerindedir. 

Anılan madde ile; Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;


     a) 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,


     b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
2016 yılı Ocak ile Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar hazinece karşılanır.

2016 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemlerine ilişkin yasal süresi dışında kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar için bu madde hükümleri uygulanmaz. Denilmiş olup bu destek sadece 2016 yılında uygulanacaktır. 

Daha sonra yayımlanan 2016/4 sayılı SGK genelgesi ile uygulama esasları belirlenmiştir. 

Bu konuda basında bir çok açıklayıcı yazı ve çalışmalar yayınlanmış olup esasları bir kere de ben kısaca açıklamaya çalışacağım. 


1. Kapsama giren işverenler: 5510 sayılı kanunun 4. maddesi a bendi kapsamındaki uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalıların işverenleri ve diğer kamu işverenleri,


2. Destekten yararlanılacak prim ödeme gün sayısının hesaplanması: 2015 yılının esas alınacak ilgili ayında, yasal süresinde veya yasal süresi dışında verilen veya re sen düzenlenen asıl, ek belgelerin toplamından iptal nitelikteki belgelerdeki gün sayısı düşülerek toplam prim ödeme gün sayısı hesaplanacaktır


3. Destekten yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar:
     a. Aylık prim ve hizmet belgeleri yasal süresinde verilmiş olmalıdır.
     b. 2016 yılı öncesinde tescil edilmiş işyerlerinin prim borçlarının ödenmiş olma şartı yoktur ancak taksitlendirilmiş olması şartı vardır. 
     c. 2016 yılında tescil edilmiş işyerleri için ise:
     d. Genelge eki listedeki , 2016 yılında (1) ve (13) nolu belge türlerinden bildirilen sigortalılardan dolayı destekten yararlanılacaktır.
     e. 2016 yılı için aylık prim ve hizmet belgeleri yasal süresinde verilmiş olmalıdır. 
     f. İşverenin, normal olarak kuruma prim, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu olmamalıdır. 
     g. 2016 yılı için çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği ya da prime esas kazancını eksik bildirdiği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenler destekten yararlanamayacaktır.
     h. 2016/4 sayılı genelgenin 2nci ve 3üncü maddelerinde belirlenen usul ve esaslara göre bulunacak asgari ücret desteğiyle sağlanacak indirim tutarı, ilgili ayı takip eden ay/aylardan doğan sigorta prim borçlarına mahsup edilecektir. İşverenin 28.02.2017 tarihine kadar mahsup edilecek prim borcunun olmaması dolayısıyla alacaklı olması durumunda, alacaklı olduğu tutar, işverenin Kurumda tescilli başka işyerlerinin sigorta primi ile idari para cezasına mahsup edilecektir. Mahsup edilecek başka borcunun olmaması durumunda, alacaklı tutar 5510 sayılı Kanunun 89uncu maddesine göre iade edilecektir.
     i. İşverenlerin yararlanmış olduğu destek tutarlarının hazineden tahsiline ilişkin usul ve esaslar Strateji Geliştirme Başkanlığınca yerine getirilecektir. 


Yukarıda kısaca açıkladığımız kanun maddesi ve 2016/4 sayılı SGK genelgesinde çok detaylı örnekler bulunmaktadır. Tatbikatçıların bu örneklerden yararlanabilecekleri için daha fazla açıklama yapmıyorum.


Cevdet Akçakoca

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/cevdet/0237/

Devamını Oku…

2 Şubat 2016 Salı

İşverenlerin 100 Liralık Sigorta Primi Hazinece Karşılanacak

I- GİRİŞ:
Kamuoyunda Torba Kanun olarak bilinen 6661 sayılı Askerlik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 27.01.2016 tarihli ve 29606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun ile özel sektör işverenlerine 2016 yılında işçi başına 100 TL’lik sigorta priminin Hazine tarafından karşılanacağı hükmü getirilmiştir.  

6661 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen ve 01.01.2016 tarihinden itibaren yürürlüğe giren geçici 68. maddesine göre, 2016 yılında uygulanmak üzere, işverenlere yapılacak olan 100TL’lik sigorta prim desteğinin ne şekilde uygulanacağı ve kimlerin nasıl yararlanacağı, bu makalenin konusu olacaktır.

II- 100 TL PRİM İNDİRİMİNDEN KİMLER VE NASIL YARARLANACAK:
a) 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalıları çalıştıran işverenlerin, 2015 yılının aynı ayına ait Kuruma vermiş oldukları aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL, (aylık 2.550 TL)  ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının 2016 yılında cari aya ait verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları için günlük 3.33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilecek ve bu tutar Hazinece karşılanacaktır.

b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilecek ve bu tutar Hazinece karşılanacaktır. 

Söz konusu sigorta prim indiriminden yararlanacak işverenin bir önceki yılın aynı ayında brüt günlük 85 TL, (aylık 2 bin 550 TL) ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, dikkate alınacaktır. Ancak, kanun metnindeki düzenlemeden de  görüldüğü ve anlaşılacağı gibi, 2016 yılında ilk defa kurulacak yeni işyerlerine ilişkin destek hesaplamasında, kişi sayısı ya da ücret sınırlaması bulunmamaktadır. Dolayısıyla, 2016 yılında yeni kurulacak olan bir işyerinde çalıştırılacak tüm sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısının 3.33 TL ile çarpılması sonucu bulunacak tutar, işverenin ilgili aya ait ödeyeceği sigorta prim tutarından mahsup edilecektir.

Bu uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığının görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından çıkarılacak olan genelgede aksine bir düzenlemenin yapılmaması durumunda, eski işyerleri için sadece prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam gün sayıları baz alınacakken,  2016 yılında yeni açılacak bir işyeri için sigorta prim desteği hesaplamasında, kişi sayısı ve günlük 85 TL olacak şekilde bir ücret sınırlaması olmaksızın  bütün sigortalılar için bildirilecek toplam prim ödeme gün sayısının 3.33 TL ile çarpılması sonucu bulunacak tutar, işverenin ilgili aya ait sigorta prim tutarından mahsup edilecektir.

c)  Yapılan bu düzenlemeyle 3213 sayılı Maden Kanunu’nun  ek 9. maddesi gereğince ücretleri asgari ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan Linyit ve Taşkömürü çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için 85 TL günlük kazanç, iki katı olarak ve 2015 yılının aynı ayına ait Kuruma verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının  % 50’sini geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilecek aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalılara ait toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınacaktır.   

Bunlara örnek vermek gerekirse;

Örnek: 1
- 2016 yılı Ocak ayına ait verilecek aylık prim ve hizmet belgesinde bildirilen ve sadece günlük brüt ücreti 85 TL ve altında olan sigortalılara ait toplam prim ödeme gün sayısının,   3.33 TL  ile çarpılması sonucu bulunacak tutar, bu işyerinin Ocak ayı için Kuruma ödemesi gereken sigorta priminden mahsup edilecektir. Ancak, bunun üst sınırı olarak,  2015 yılı Ocak ayına ait Kuruma verilmiş olan vegünlük brüt ücreti 85 TL ve altında olan sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısının dikkate alınması gerekmektedir. 2016 yılına ait her ay verilecek aylık prim ve hizmet belgelerindeki gün sayıları, 2015 yılının aynı ayına ait Kuruma verilmiş aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas brüt günlük kazancı 85 TL’ye kadar olan sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere     karşılaştırma yapılarak buna göre mahsup işlemi yapılacaktır. 

Örnek: 2- 2016 Ocak ayında toplam 100 kişinin çalıştığını ve aylık prim ve hizmet belgesinde toplam prim ödeme gün sayısının 3000 olduğunu varsayalım. 2015 Ocak ayına ait  Prime esas brüt günlük kazancı 85 TL’nin altında 60 kişinin olduğunu ve bunların prim ödeme gün sayısı toplamının ise 1.800 gün olduğunu tespit ve kabul etmiş olalım. Bu durumda, 2016 Ocak ayına ait prim desteği, 3000 gün üzerinden değil, en fazla 2015 yılı Ocak ayına ait Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgesinde  günlük kazancı 85 TL ve altında olan sigortalılar için bildirilen prim ödeme gün sayısı olan 1.800 gün dikkate alınacak  ve 1.800 x 3.33 = 5.994 TL olarak  işverenin ocak ayına ait sigorta prim tutarından mahsup edilecektir. 

III- SİGORTA PRİMİ İNDİRİMİNDEN YARARLANMAYACAK OLANLAR:
1- 2016 yılı Ocak ila Aralık aylarına ait yasal süresi dışında Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar,
2- Emekli olup Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak çalışanlar,
3- 4734 sayılı Kamu ihale Kanunu hükümlerine göre kamu idarelerine ait yapım ve hizmet alımı işlerine ilişkin işyerleri,
4- Çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2016’ya ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde vermeyen, sigorta primlerini yasal süresince ödemeyen, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmeyen, Kuruma prim, idari para cezası ve gecikme cezası borcu bulunan işverenler bu destekten yararlanamayacak.

Ancak, Kuruma olan prim, idari para cezaları ve bunlara ilişkin gecikme zammı borçlarını, 6183 sayı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler, bu taksitlendirme devam ettiği sürece bu prim desteğinden yararlanacaktır.

5- Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da başka bir iş birimi olarak açılması,
6- Yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması,
7- Şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi Hazine katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiğianlaşılan işyerleri,
8- Çalıştırdığı sigortalıların prime esas kazançlarını 2016 yılı için eksik bildirdiği tespit edilen işyerleri,

Hazine yardımından yararlanamayacak ve Hazinece karşılanmış olan  tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri anılacaktır.

IV- BEDELLİ ASKERLİKTE GETİRİLEN YEN BİR KOLAYLIK:
6661 sayılı Kanunla, 1111 sayılı Askerlik Kanununda yapılan yeni bir düzenlemeyle bedelli askerlik uygulamasında yeni kolaylıklar getirilmiş ve askerlik yapmak istemeyenler  için çok cazip bir yöntem ve uygulama yürürlüğe konulmuştur. Buna göre;

Yurtdışında oturma veya çalışma iznine sahip işçi, işveren sıfatıyla bir meslek ya da sanatı icra ederek, toplam en az üç yıl süre ile fiilen yabancı ülkelerde bulunan yükümlüler, 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar durumlarını gösteren belgelerle birlikte Türk Konsoloslukları aracılığıyla askerlik şubelerine başvurmaları ve 1.000 avro defaten ödemeleri halinde askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacaktır. Bu kadar basit   
V- SONUÇ: Emekli olup, Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak çalışanlar hariç, 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalıları çalıştıran işverenlerin, 2016 yılında uygulanmak üzere,  2015 yılının aynı ayına ait Kuruma vermiş oldukları aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL  ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının 3.33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilecek ve bu tutar Hazinece karşılanacaktır.

İşverenlerin bu destekten yararlanabilmeleri için, aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde Kuruma vermeleri ve geçmiş dönemlere ilişkin Kuruma herhangi bir borcunun bulunmaması veya taksite bağlanmış olması gerekmektedir.  

Ahmet Ağar

Devamını Oku…

28 Ocak 2016 Perşembe

İşverene İşçi Başına 100 TL Destek

Asgari ücret artışının işverene maliyetini azaltacak torba kanun Resmi Gazete'de yayımlandı. İşte asgari ücret desteğinin tüm ayrıntıları…

İki hafta önceki yazımda, asgari ücretteki artış nedeniyle işverenlerin üzerindeki yükü azaltmaya yönelik kanun tasarısının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunulduğundan bahsetmiştim ve tasarıda yer alan maddenin ayrıntılarını anlatmıştım.
Ancak söz konusu düzenleme Plan ve Bütçe Komisyonu’nda önemli değişikliklere uğradı. İşçi başına verilecek destek tutarı azaltılırken işçi sınırı kaldırıldı. Ve nihayet düzenleme dün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
İşte asgari ücret desteğinin tüm ayrıntıları…

Brüt ücret 2550 TL altındaysa destek var
İşverenlerin asgari ücret desteğinden faydalanmasında iki farklı durum söz konusu:
Birincisi; 2015 yılının aynı ayında SGK’ya brüt günlük 85 TL (yani aylık brüt 2.550 TL) ve altında bildirimi yapılan sigortalıların sayısını geçmemek üzere 2016 yılında sigortalı başına aylık 100 TL destek verilecek. Maden işyerlerinde günlük brüt 85 TL’lik tutar 170 TL (yani aylık brüt 5.100 TL) olarak uygulanacak.
İkincisi; 2016 yılı içinde ilk defa kurulan işyerlerinde SGK’ya bildirilen tüm sigortalılar için sigortalı başına aylık 100 TL destek verilecek.
Dolayısıyla getirilen düzenlemede öncelikle çalıştırılan işçinin şahsı değil sayısına göre işlem yapılacak. Ayrıca 2016 yılında açılan işyerleri tüm işçileri için bu destekten faydalanacak.

Destek, primden düşülecek
Peki, işverenler söz konusu desteği nasıl alacaklar? Getirilen düzenleme ile sağlanan desteğin SGK'ya ödenen sigorta priminden mahsup edilmesi (yani düşülmesi) öngörülüyor. Dolayısıyla nakit olarak desteğin alınması söz konusu değil.
Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin Hazinece karşılanacak tutardan az olması halinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılacak.

Borcu olana destek yok
Getirilen asgari ücret teşvikinden 2016 yılında ilk defa açılan bazı işverenlerin faydalanması mümkün değil. Buna göre şu işverenlere destek yok:
1. 2016 yılına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerini SGK'ya yasal süresi içerisinde vermeyen işyerleri.
2. Sigorta primlerini yasal süresinde ödemeyen işyerleri.
3. Kayıt dışı işçi çalıştırdığı tespit edilen işyerleri.
4. Sahte sigortalı bildirimi yapan işyerleri.
5. SGK'ya prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunan işyerleri. (Ama bu işyerleri borçlarını taksitlendirirlerse destek alabilecekler.)
Bu koşullar sadece 2016’da ilk defa açılan işyerleri ile ilgili. Kanun maddesinde diğer işyerleri için bu şartlar getirilmemiş. 2016'dan önce de faaliyette bulunan işyerleri için sadece aylık prim ve hizmet belgelerinin SGK'ya yasal süresi içerisinde verilmemesi halinde teşvikten faydalanmama söz konusu.  

Muvazaalı işyerlerine de destek yok
Getirilen düzenleme 2016 yılında açılan işyerleri için ayrı bir öneme sahip. Çünkü bu işyerleri tüm işçileri için destekten faydalanacak. Bu sebeple aslında eskiden beri faaliyette olup yeni açılmış gibi kendilerini göstermeye çalışacak işyerleri için de bazı önlemler getirilmiş. Buna göre;
Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması.
Yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması,
Şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi.
gibi hallerde destekten faydalanılamayacak ve bu şekilde destek alınmışsa verilen tutarlar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınacak.


Mehmet Bulut

Kaynak: http://www.meydangazetesi.com.tr/isverene-isci-basina-100-tl-destek-makale,2487.html

Devamını Oku…

12 Ocak 2016 Salı

Asgari Ücret Artışının Olumlu ve Olumsuz Etkileri

Öncelikle şunu söylemeliyim ki asgari ücretteki artış işçisinden işverenine, gencinden yaşlısına, esnafından part-time çalışan taksicisine kadar herkesi etkileyecektir. Etkilerin kimisi yük getirirken, kimisi de avantaj sağlayacaktır.

Ben de bu yazımda, asgari ücret artışının avantaj ve dezavantajlarını kısaca sizlerle paylaşacağım.


Asgari Ücret Artışından Kimler Olumsuz Etkilenecek ?


İşverenin Cebinden Daha Fazla Para Çıkacak

2015 yılında asgari ücretli bir çalışanın “Asgari Geçim İndirimi” dikkate alınmadan hesaplanan aylık toplam maliyeti yaklaşık 1.560 TL’dir. 2016 yılında asgari ücret net tutarının 1.300 TL yapılması durumunda; işverene toplam maliyet yaklaşık 2.016 TL olup, yaklaşık 456 TL ek maliyet getireceği anlamına gelecektir. İşveren aşağıdaki kalemlerde daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacaktır:
İşçi ve işveren sosyal güvenlik primleri,
Bağ-Kur primleri,
Genel Sağlık Sigortası primi,
İşsizlik Sigortası primi,
Sosyal Güvenlik Destek Primi,
Kıdem tazminatı  ödemesi,
İhbar tazminatı ödemesi,
Sosyal Güvenlik Kurumu idari para cezaları,
Çeşitli vergilerle ilgili para cezaları,
Ücretten kesilen gelir ve damga vergisi,

Çıraklar ve stajyer öğrencilerin SGK primleri ve ücretleri artacaktır. 

Primini Kendi Ödeyenler Olumsuz Etkilenecek

İşçi, işveren ve Bağ-Kur’luların yanı sıra, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primi ödeyenler, isteğe bağlı sigortalılar, ayda 30 günden az çalıştıkları için eksik günlerinin primini kendileri ödemek zorunda kalanlar daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacaklardır.

Gurbetçinin Borçlanma Maliyeti Artacak

Yurt dışındaki Türk vatandaşı işçilere, çalışmadıkları süreler için borçlanarak emeklilik hakkı sağlanıyor. Bunun için 7.200 gün prim ödemesi gerekiyor. Primler, asgari ücret ile asgari ücretin 6,5 katı arasında belirleyebildikleri kazanç üzerinden hesaplanarak ödeniyor. Asgari ücretin artışı ile bu borçlanarak ödeme tutarını ciddi artıracaktır.

Askerlik Borçlanması Yapacaklar Daha Fazla Ödeme Yapacak

En çok borçlanma; er ve erbaş olarak ya da yedek subay okulunda geçen askerlik süreleri için yapılıyor. Bir yıllık askerlik borçlanması için, 1 Ocak 2016 tarihinden sonra 6.320 TL ödenmesi gerekecektir. Yeni yılda yapılması gereken fazladan ödeme 1.430 TL olacaktır.

Sigorta İdari Para Cezaları Artacak

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102 maddesinde düzenlenen idari para ceza miktarları asgari ücret tutarları üzerinden hesaplanmaktadır. Asgari ücretin 1.300 TL olması halinde, en düşüğü 127 TL olan idari para cezaları 182 TL’ye, en yükseği 15.282 TL olan idari para cezaları da 21.820 TL’ye yükselecektir.

Peki, Asgari Ücret Artışından Kimler Olumlu Etkilenecek ?

Asgari ücretin artması ile birlikte; asgari geçim indirimi, işsizlik maaşı, isteğe bağlı sigorta ödemesi, yemek muafiyeti, kapıcı maaşları, çocuk yardımı, aile yardımı, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde devlet yardımı, aday çırak, çırak ve öğrencilere ödenecek ücretler, stajyer ücretleri artacaktır.

İşsizlik Maaşı Alanlara Olumlu Etki Ne Olacak?

İşsizlik maaşı hesaplamasında, asgari ücret sınır kabul edildiğinden, asgari ücret artışı işsizlik maaşını da artıracaktır. En düşük işsizlik maaşı, brüt asgari ücretin % 40’ı, en yükseği de % 80’i üzerinden hesaplanmaktadır. Asgari ücretin net 1.300 TL’ye yükselmesi durumunda; 2015 yılında en düşük aylık 509 TL iken, yaklaşık 727 TL’ye çıkacak, en yüksek aylık ise 1.019 TL’den yaklaşık 1.454 TL’ye yükselecektir.

Evde Bakım Ve 65 Yaş Aylığı Artacak

Evde bakım için; halen hane içinde kişi başına gelirin 667 TL’nin altında olması gerekiyor. 1 Ocak sonrası ise 867 TL’nin altında olması yeterli olacaktır. Kişi başına geliri 670 – 850 TL arasında çıktığı için başvurusu reddedilenler yeniden başvurabilecektir. 65 yaş aylığı bağlanabilmesi için ise; halen kişi başına gelirin 333 liranın altında olması gerekirken, 1 Ocak’tan itibaren 433 liranın altında olması yeterli kabul edilecektir.

Sigorta Primlerinde Gider Yazma Oranı Artacak

İşverenin asgari ücretle sınırlanarak gider yazdığı Hayat Sigortası Primleri, Diğer Şahıs Sigortası Primleri ve işveren tarafından ödenen BES Katkı Paylarında doğrudan gider kaydedilecek tutar; 2015 yılında 14.850 TL iken, net asgari ücret tutarının 1.300 TL olması halinde yaklaşık 22.280 TL’ye çıkacaktır.

Tüm Bunlardan Sonra, Bana Göre Durumu Değerlendirecek Olursam;

Bir iş yerinde, işçiye yapılan asgari ücret artışı işçilik maliyetini artırır. İşçilik maliyetinin artması, işletmede kullanılan girdilerin maliyetini de zincirleme olarak artıracaktır. Asgari ücret artışıyla birlikte, işçilik maliyetlerinde oluşacak artış, personel bütçelerini büyütecektir. Bunun sonucunda işletmeler personel çıkarma ya da kapasite azaltma gibi yollara girebilir. Bu düşünceleri son zamanlarda birçok kişi dile getirmektedir.

Tüm bu olumsuz etkenlerin oluşmamasının yolu; asgari ücret artış maliyetinin bir kısmının işverenin sırtından alınarak devlet tarafından paylaşılmasıdır. Başbakan Ahmet Davutoğlu, geçtiğimiz haftalarda bir araya geldiği emek ve iş dünyasının temsilcilerine; asgari ücret üzerindeki vergi yükünün aşağı çekilmesi için çalışma yaptıklarını söyledi. Bu da devletin asgari ücret maliyetini tamamen işverene yüklemeyeceği, devletçe paylaşılacağı anlamına gelir ki; bu işçiyi de işvereni de mutlu edecek bir durumdur.


Diğer taraftan asgari ücrete zam, sadece asgari ücret alanların ücretlerinde artış sağlamayacak, ekonomide genel olarak tüm ücretlerde aynı ölçüde olmasa da iyileşmenin kapısını açacaktır. Yani ücretli çalışanın az da olsa, harcama imkânlarını artıracaktır. Bu açıdan da asgari ücret artışı çok önemlidir.


Son söz olarak diyebiliriz ki; asgari ücret artışı çalışanlara iyilik getirecektir.


Nevzat Erdağ

Kaynak: http://www.nevzaterdag.com/asgari-ucret-artisinin-olumlu-ve-olumsuz-etkileri/













Devamını Oku…

6 Ocak 2016 Çarşamba

Her Çalışana Ekstra Gelir

Maaşlara eklenen asgari geçim indirimi en az 33 lira arttı. Çalışanlar, yeni asgari geçim indirimi rakamlarını Şubat'ta maaşlarında görecek...

Asgari ücretin net bin 300 liraya çıkmasının ardından tüm çalışanların maaşına eklenen asgari geçim indirimi de yükseldi. Böylece çalışanlar, işyeri zammının yanı sıra ekstra bir artışa daha kavuştu. 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren asgari geçim indirimi tutarları en az 33 lira yükseldi. Çalışanlar, Şubat'ta maaşlarını asgari geçim indirimindeki artış nedeniyle en az 33 lira zamlı alacak. Ödenen tutar; çalışanın evli olup olmamasına, eşin çalışıp çalışmamasına ve çocuk sayısına göre farklılık gösterecek. Çalışanların maaşlarından kesilen gelir vergisinde yapılan geri ödemelerden oluşan asgari geçim indirimi tutarı, her yıl Ocak ayı için belirlenen brüt asgari ücret üzerinden hesaplanıyor

ÇOCUK DEĞİŞTİRİYOR 
İkinci 6 ayda asgari ücret değişecek olsa bile, asgari geçim indirimi yılda bir kez hesaplanıyor ve bütün yıl bu rakam geçerli oluyor. Asgari geçim indiriminin tutarı, çalışanın evli olup olmamasına ve çocuk sayısına göre değişiyor. Yine evli olup da eşi sigortalı olan çalışanlar için de rakamlar farklılık gösteriyor.



BEKAR İŞÇİYE 123 LİRA
Bekar çalışanın asgari geçim indirimi 90 liradan 123 liraya ulaştı. Asgari geçim indirimi; evli, eşi çalışmayan, çocuksuz kişi için 108 liradan 148 liraya, evli, eşi çalışmayan, 1 çocuklu kişi için 121 liradan 166 liraya, evli, eşi çalışmayan, 2 çocuklu kişi için 135 liradan 185 liraya çıktı. Evli ve eşi çalışan kişiye de, çocuksuz ise 90 lira yerine 123 lira, 1 çocuklu ise 103 lira yerine 142 lira alacak.


Kaynak: http://www.takvim.com.tr/ekonomi/2016/01/06/her-calisana-ekstra-gelir

Devamını Oku…

17 Aralık 2015 Perşembe

Asgari Ücretle Birlikte AGİ de Artacak

Çalışanların gözü kulağı asgari ücrette kilitlendi. Asgari ücretin yılbaşından itibaren 1300 lira olması planlanıyor. 2016 yılı itibariyle 1300 lira olmasına kesin gözüyle bakılan asgari ücrette işverene maliyetin azaltılması için de çalışmalar yapılıyor.

Asgari Geçim İndiriminde de (AGİ) 33 liralık bir artış söz konusu olacak. Mevcut asgari ücrete göre bekar çalışanlara 90.11 lira AGİ ödenirken, 2016 ocak ayı itibariyle bekar çalışanın AGİ ücreti 123.44 lira olarak maaşlara yansıyacak. Ancak AGİ ücretinin 1300 liralık asgari ücretin içinde olması bekleniyor.

ÇALIŞAN MUTLU, İŞVEREN DÜŞÜNCELİ

Çalışanı mutlu edecek ancak işvereni maliyet artışı nedeniyle üzecek olan yeni asgari ücret için farklı çalışmalar yapılıyor. İşveren, asgari ücret artışından kaynaklanacak olan yükün tamamının ya da bir kısmının devlet tarafından karşılanmasını talep ediyor.

Sözcü Gazetesi Yazarı, İş Hukuku Uzmanı Sezgin Özcan‘ın verdiği bilgiye göre ocak ayında asgari ücrete yapılan zam, asgari geçim indiriminde de önceki yıllara göre daha fazla bir artış getirecek. 2015 yılında bekar çalışanlara 90 lira olarak ödenen AGİ, 2016 yılı ocak ayı ile 123 liraya ulaşacak.

AGİ’nin işverene yük getirmemesi için çalışma yapılırken, AGİ oranlarının artırılması, böylece işverenin yükünün azaltılması gibi planlar da gündeme geldi. Bir diğer formül ise asgari ücrete 200 liralık bir aile yardımı ödenmesi. Böylece asgari ücretli çalışanın işverene maliyeti de sınırlandırılmış olacak. Asgari ücrette prim indirimi yapılması da tartışılan bir yöntem olurken, hükümetin buna sıcak bakmadığı da belirtiliyor.

Kaynak: http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/asgari-ucretle-birlikte-agi-de-artacak-1009993/

Devamını Oku…

1300 TL’de İşvereni Rahatlatan Formül

Asgari ücretin 1300 TL’ye yükseltilmesine karşı çıkan işvereni rahatlatacak formül bulundu. İşçiye verilecek artı 300 TL'nin 200 TL’si asgari geçim indiriminden gelecek.

Hükümet, asgari ücretin 1300 liraya çıkarılması kararının ardından, iş dünyasını rahatlatmak için formüller üzerinde çalışıyor. Özel sektörün, “Yükümüz alınmazsa işten çıkarmalar artar” uyarılarının ardından masaya yatırılan alternatifler arasında öne çıkanı, asgari geçim indiriminde artış. Böylece işverenler önemli bir vergi yükünden kurtulacak.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, asgari ücretin 1300 liraya yükselmesiyle işverenin artacak maliyetinin nasıl karşılanacağı konusunda çeşitli alternatifler üzerinde durmaya başladı. İşverenin, asgari ücrette artan maliyetin bir kısmının devlete yüklenmesi talebi üzerine SGK işveren payı, işsizlik fonu payı ve asgari geçim indirimi formülleri gündeme geldi. Kalkınma Bakanlığı, TÜİK ve Hazine Müsteşarlığı, yarınki toplantıya bu olasılıklar üzerinden hazırlanıyor.

Vergi avantajı...
Edinilen bilgiye göre, asgari geçim indiriminde (AGİ) yapılacak bir ayarlama ile işverenin rahatlatılması öne çıkan seçenek. Buna göre Bakanlar Kurulu kararıyla AGİ yükseltilebilecek, asgari ücretlilere 200 lira AGİ verilebilecek. Bunun işveren açısından en önemli artısı, vergi yükünün mümkün olduğunca sabit tutulması olacak. İşveren, 1300 liraya çıkacak asgari ücretin 200 lirasının AGİ ile doldurulmasıyla bu bölümün vergi yükünden kurtulmuş olacak. Bu şekilde, 1300 liralık net asgari ücretin işverene maliyetinin 1800 lira yerine 1600 liraya çekilmesi planlanıyor.
İşsizlik Fonu payı üzerinden ise işverenlerin talebini karşılayacak bir fon yaratılamayacağı belirtiliyor. Yüzde 2 düzeyindeki İşveren İşsizlik sigorta Fonu ödemesinin devlet tarafından yüklenmesinin, net ücretteki 300 liralık artışı telafi etmeyeceği belirtiliyor. 
 
SGK payında indirime direnç 
Asgari ücret artışının şirket kârlarını düşürmemesi için işveren örgütlerinin asıl isteği SGK işveren payının düşürülmesi yönünde. Türk-İş’in de sıcak baktığı bu formüle hükümet olumlu yaklaşmıyor. Yüzde 15.5’lik SGK işveren payının 1 puan düşürülmesi 1 milyar lira demek. Hükümet ayrıca sosyal sigorta sistemindeki açığın bu indirimle daha da büyüyeceği endişesi taşıyor. Bu üç formül de kamu ekonomisi üzerinde yük oluşturacak. 
 
Özel sektör ile kamu dengesi
Asgari ücret, halen bekar bir işçi için brüt 1273 lira 50 kuruş, vergiler ve kesintiler düştüğünde net 1000 lira 54 kuruş olarak uygulanıyor. Asgari ücretin işverene toplam maliyeti ise bir işçi için bin 496 lira 36 kuruş düzeyinde. Bunun 1273 lira 50 kuruşunu brüt asgari ücret, 197 lira 39 kuruşunu sosyal güvenlik primi, 25 lira 47 kuruşu işveren işsizlik sigorta fonu oluşturuyor. 
Asgari ücretin 1300 liraya çıkması ile enflasyonun 1.5 puan artacağı dile getiriliyor. İşverenler, zam yükü devlet tarafından üstlenilmezse toplu işten çıkarma olabileceğini söylüyor. Özel sektörün rekabet gücünü korunurken kamu maliyesinde de açık vermemek isteniyor. 

Devamını Oku…

17 Kasım 2015 Salı

Asgari Ücreti Değil Asgari Ücretlinin Reel Gelirini Artırmak

İşçi için gelir işveren için ise bir maliyet unsuru olan ücret kavramı, her dönemde bu iki kesim arasında tartışmaların esas noktası olmaya devam etmiş, bundan sonra da edecektir. İşverenler kendilerince katlanacakları ilave maliyete, işçiler ise gelir seviyelerindeki artışa odaklanmış durumda. Peki her ikisi de yanlış düşünüyor olabilir mi? Yani her ücret artışı; işçinin satın alma gücünün ya da ürün veya hizmet maliyetinin artması anlamına gelir mi?

Eğer artırılan ücret, işveren tarafından üretilen mal veya hizmetin fiyatlarına yansıtılıyor ise ücretli için reel olarak gelir artışı sağlanmamış olacaktır. 
Tam tersine artırılan ücretle birlikte işveren destekleniyorsa o zaman da ücret artışının maliyete yansıması sınırlı olacaktır. Her iki taraf için çatışma durumu gibi görünen bu durumda devlet, belirleyeceği rasyonel politikalarla bir çözüm yolu bulabilir. Konuya girmeden önce kısaca asgari ücretin tespiti ile ilgili bilgi verelim.

Asgari Ücretin Tespiti

Ülkemizde Asgari Ücret Yönetmeliği hükümleri yürürlüktedir. Söz konusu yönetmelik uyarınca üyelerinin beşi devlet, beşi işveren, beşi de işçi temsilcisinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu her yıl toplanarak asgari ücreti belirler. Komisyon gerektiğinde üniversitelerden ve diğer uzmanlardan görüş de alabilir. Ancak işkolu ayrımı yapılmaz. Asgari Ücret Tespit Komisyonu; sadece, ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu, ücretliler geçinme indekslerini, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumunu göz önünde bulundurmaktadır.

Oysa AB Ülkeleri?nde asgari ücretin belirleme biçimleri ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. 18 AB Ülkesi?nde asgari ücret ulusal düzeyde uygulanırken, diğer ülkelerde toplu sözleşmelerle saptanmaktadır. AB ülkelerinde asgari ücretin beş farklı belirleniş şekli bulunmaktadır;
Fransa, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz ve İspanyada, hükümet tarafından işçi ve sendikalara danışarak, Belçika ve Yunanistanda ulusal toplu sözleşmelerle, Avusturya, Almanya ve İtalyada sektörlere göre farklı asgari ücret uygulaması ile toplu sözleşmelerle, Finlandiya ve İsveçte tüm işçileri kapsayacak şekilde toplu sözleşmelerle, 2000 yılına kadar İrlanda ve 1993 yılına kadar İngilterede ücret düzeyinin düşük olduğu endüstrilerde farklı asgari ücret uygulamaları şeklinde belirlenmektedir.
Görüldüğü gibi asgari ücretin tespitinde, bazı ülkelerde sektörel ayrımlar dikkate alınmaktadır ki daha hakkaniyetli olan yöntem budur.

Reel Asgari Ücret

Asgari ücretin ne olduğundan çok asgari ücretin reel değeri daha önemlidir. İki farklı ülkedeki iki farklı işçi, aynı ücreti alsalar dahi satın alma gücüne göre reel olarak farklı imkanlara sahip olabilirler. Yani ücret karşılığı faydalanabilecekleri mal ve hizmet sepetinin ağırlığı değişebilir. Bu sebeple ülkelerin asgari ücretlerini sıralarken, satın alma gücü paritesine göre değerlerine bakmak gerekir. OECD verilerine göre, 2014 yılı için Türkiyede asgari ücret, satın alma gücü paritesine göre yıllık 11.000 dolardır. Bu tutar Avusturalyada 21.300 dolar, Kanadada 22.300 dolar, Macaristanda 9.200 dolar, Japonyada 15.100 dolar, Korede 15.200 dolar, Meksikada 2.100 dolar, Hollandada 23.400 dolar, Portekizde 11.600 dolar, İspanyada 13.300 dolar, Amerika Birleşik Devletlerinde 15.000 dolar ve İngilterede 18.600 dolar civarında. 

Asgari Ücret Üzerindeki Yükler 

Türkiyede, asgari ücret üzerindeki mali yük yaklaşık %28 oranında. Ancak 2008 yılından beri uygulanmakta olan asgari geçim indirimi uygulaması, asgari ücretlinin vergi yükünü biraz olsun hafifletiyor. Bekâr bir yükümlünün asgari ücret gelirine AGİ uygulandığında gelir vergisi yükü %15den yaklaşık %6-6,5 düzeyine, toplam mali yükü ise %28 düzeyinden yaklaşık %21 düzeyine düşmektedir. Başka bir anlatımla AGİ uygulaması, bekâr ve çocuksuz asgari ücretlinin mali yükünü yaklaşık %43,3 oranında azaltmaktadır. Ancak, AGİ uygulaması sonrasında dahi asgari ücretlinin toplam mali yükü %2?nin altına düşmemektedir. Asgari ücretlinin net asgari ücretinin tamamını tükettiği ve bunun üzerinden yaklaşık %10?luk bir dolaylı vergi ödediği varsayıldığında toplam mali yük %30 düzeyine çıkmaktadır. 
Asgari ücret artışında bu yüklerin de artacağı hususu gözden kaçırılmamalıdır. Tabi ki asgari ücretin tamamen vergi dışı bırakılması teknik olarak mümkün değil. Hele de kayıt dışı işçiliğin olduğu ülkemizde bu durum kayıt dışılığı daha da artıracaktır. Çünkü işverenler kadar işçiler de, vergi ve prim yüklerini pazarlık konusu yapıp, asgari ücret üzerinden anlaşma yaparak, kayıt dışı ücretlerini artırma yoluna gidebileceklerdir.

Asgari Ücret ve İşveren Tarafı

Daha önce de bahsettiğimiz gibi ücret işveren açısından da bir maliyettir. Maliyet arttığı sürece karlılığın düşmesi, aynı karlılığın korunması için satış fiyatının yükselmesi gündeme gelmektedir. Bu anlamda yapılacak asgari ücret artışlarında işveren tarafının da düşünülmesi elzemdir. Bugün için net 1.000 TL asgari ücretin işverene maliyeti nerdeyse 1.500 TL civarındadır. Asgari ücret bu hali ile net 1.300 TL olursa bunun işverene maliyeti ise 2.227 TL civarında olacaktır. (Teşvik ve benzeri uygulamalar göz ardı edilmiştir.) Tabi artışın sadece asgari ücretli ile kalmayıp diğer işçilerin de doğal olarak aynı oranda bir zam istemeleri sonucunda işveren için katlanılmayacak bir boyutta maliyet tutarı ortaya çıkacaktır.
Bu da işverenin iki farklı seçeneği olduğu gerçeği ile baş başa bırakacaktır. Birincisi kardan fedakarlık etmek, ikincisi satış fiyatlarını yükseltmek. Rasyonel olan tabii ki fiyatların artmasıdır. Bu durumda artırılan satış fiyatları asgari ücretlinin satın alma gücünü azaltacak ve yapılan ücret artışlarının reel olarak bir şey değiştirmediği veya çok az şey değiştirdiği görülecektir.

Sonuç

Tabi ki işçiler daha iyi imkanlara kavuşmalıdır. Ancak asgari ücreti artırıyorum demek tek başına yeterli ve doğru bir politika değildir. Asgari ücretten daha çok, asgari ücretlinin reel gelirinin artırılmasına odaklanmak gerekir. Onun için asgari ücret ile ilgili tartışmalarda aşağıdaki hususların dikkate alınmasında fayda olduğunu düşünüyorum;

-Asgari ücret üzerindeki vergisel ve diğer yüklerin tekrar gözden geçirilmesi, bütçe dengelerini de dikkate alarak minimum düzeye çekilmesi gerekmektedir. 
Bu yapılırken kayıt dışı ücretlerin önü de açılmamalıdır.
-Asgari ücret sektörel ve hatta bölgesel farklılıklar dikkate alınarak belirlenmelidir.
-Asgari ücret artışında diğer ücret artışlarını da tetikleyeceği varsayımı ile makul davranılmalıdır.
-Asgari ücret artışı sonucu artacak maliyetler dikkate alınarak işverenler için gerekli teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir, aksi halde maliyet artışlarının fiyatlara yansıması hem enflasyona hem de artırılan ücret artışlarının reel olarak erimesine yol açacaktır.
-Asgari ücret artışlarının kayıt dışı istihdamı artırıcı etkilerinin dikkatle irdelenmesi gerekir. Karlılık hedefleri, artan maliyetleri satış fiyatlarına yansıtmak yerine, kayıt dışı istihdam ile çözme yoluna gidebilir.

Ali Rıza Akbulut

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/alirizaakbulut/092/

Devamını Oku…

11 Kasım 2015 Çarşamba

Bin 300 TL'lik Asgari Ücret Piyasayı Nasıl Etkiler

AK Parti’nin 1 Kasım seçimlerinden başarıyla ve tek parti hükümeti kuracak şekilde çıkmasıyla birlikte gündemin en önemli konusu seçim beyannamesindeki bin 300 TL’lik asgari ücret oldu.

Asgari ücretin  bin 300 TL olacağının açıklanmasıyla birlikte çalışanlar sevinirken esnaf ev işverenler de yasal maliyetleriyle birlikte 2 bin lirayı geçecek olan asgari ücret sonrasında ne yapacaklarını düşünmeye başladı Şirketler açısından değerlendirildiğinde asgari ücrette yapılacak yüzde 30 iyileştirmenin piyasada ücretler dengesini bozup bozmayacağı da merak ediliyor. 

Elbette 1.000 TL ila 1.500 TL aralığında ücret ödenen çalışanlar yönünden bakıldığında asgari ücret artışının etkili olacağı düşünülse de, piyasanın geneli açısından ve özellikle 1.500 TL ve üzeri ücret ödenen çalışanlar yönünden genele yayılmış bir risk olmadığını söyleyebiliriz. 

Piyasada 2016 yılı için özel sektör şirketleri tarafından yapılan bütçe çalışmalarında genele bakıldığında yüzde 8 ila yüzde 10 aralığında zam öngörülüyor. Elbette toplu iş sözleşmeleri veya şirket politikaları nedeniyle daha yüksek bir artış yapabilecek şirketler de mutlaka vardır.

***

Asgari ücret bin 300 TL olur mu? 

Birçok kişinin asgari ücretin bin 300 TL olması konusunda halen tereddüt ettiği görülüyor. Öncelikle şunu söylemeliyiz, asgari ücret artışı aralık ayı içerisinde Asgari Ücret Tespit Komisyonu gündemine gelecek. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda 5 işçi, 5 işveren ve 5'de kamu temsilcisi olmak üzere toplam 15 kişi yer alıyor.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu asgari ücreti bütün işkollarını kapsayacak şekilde belirlemektedir. Ücretin, bir günlük olarak belirlenmesi esastır. Aylık, haftalık, saat başına, parça başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen durumlarda gerekli ayarlamalar buna göre yapılmaktadır.

Asgari ücretin belirlenmesinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ile benzeri sebeplere dayalı herhangi bir ayrım yapılamaz.
Asgari ücret en geç iki yılda bir olmak üzere belirlenir.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, asgari ücretin belirlenmesinde; ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu, ücretliler geçinme indekslerini, bu indeksler yoksa geçinme indekslerini, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumunu ve geçim şartlarını göz önünde bulundurur. İşçilere, komisyonca belirlenen ücretlerden düşük ücret ödenemez. İş sözleşmelerine ve toplu iş sözleşmelerine bunun aksine hükümler konulamaz.

İşverenler tarafından, işçilere sağlanan sosyal yardımlar sebebiyle asgari ücretten herhangi bir indirim yapılamaz.

Komisyon, ücretin belirlenmesinde konuyla ilgili bütün kamu kurum ve kuruluşları ve üniversiteler ile işbirliği yapabilir, işçi ve işveren kuruluşlarının bu konudaki öneri ve görüşlerini alabilir. Ayrıca Komisyon, gerektiğinde uzman kişilerin bilgisine başvurabilir.
Komisyondaki görüşmeler ve komisyonun çalışmaları gizlidir. Başkan, üyeler ve raportörler ile bu maddenin kapsamına giren kişi ve kuruluşlar bu görevleri dolayısıyla öğrendikleri her türlü bilgi ve belgeleri gizlemekle yükümlüdür.

Alınan kararlar Komisyon Başkanı tarafından kamuoyuna duyurulur.

***
Asgari ücret maliyeti düşürülmeli

Esasen  bin 300 TL olarak belirlenecek asgari ücretin bir de işveren maliyeti var. Aşağıdaki tabloda, 1.300,03 TL asgari ücretin kıdem tazminatı dahil edildiğinde (Beş puan SGK indirimi yapılmış haliyle) 2.070.97 TL bir maliyeti olacak.

Dolayısıyla, öncelikle işveren maliyetini düşürecek bir takım iyileştirmelere ihtiyaç var. Örneğin, asgari ücrete kadar olan ücretin SGK priminde ilave 5 puanlık bir düşürülmeye ihtiyaç var. 

Alternatif olarak;
- İşsizlik sigortasında işveren payının yüzde 2’den yüzde 1’e indirilmesi,
- Kısa Vadeli Sigorta Kolu Primi'nin yüzde 2’den yüzde 1’e indirilmesi,
- SGK beş puan prim teşviki benzeri “BEŞ PUANLIK VERGİ TEŞVİKİ” verilmesi,
- Ücretlerden alınan damga vergisinin kaldırılması,
ile işveren maliyetlerinin sürdürülebilir olması mümkün olacaktır.
2131321-g.jpg











İbrahim Işıklı

Kaynak: http://www.dunya.com/bin-300-tllik-asgari-ucret-piyasayi-nasil-etkiler-162031yy.htm

Devamını Oku…