istisna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istisna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2017 Pazartesi

2017 Yılında Uygulanacak İndirim ve İstisna Tutarları

I-GİRİŞ
Değerli okuyucular, Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan 474 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde 2017 yılında uygulanmak üzere yeniden değerleme oranı % 3,83 (üç virgül seksen üç) olarak tespit edilmiştir. Bu oran, aynı zamanda 2016 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır. Bu makalede 2017 yılında uygulanacak olan bazı hadler, indirim ve istisna tutarları açıklanacaktır.(1)

II-2017 YILINDA UYGULANACAK HADLER, İNDİRİM VE İSTİSNA TUTARLARI

a) Kira Geliri İstisna Tutarı
2017 yılında uygulanmak üzere gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin konut kira geliri istisnası 3.900 TL olarak belirlenmiştir.(2) Bu tutarı aşmayan konut kira gelirleri beyan edilmeyecektir. Gelirin elde edildiği 2017 yılında istisnayı aşan tutar yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilecektir. İstisnayı aşan gelirin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi durumunda, istisnadan yararlanamayacağı tabiidir.

b) Veraset ve İntikal Vergisi İstisna Tutarları
Miras ve bağış yoluyla elde edilen değerlerle ilgili 2017 yılında uygulanacak veraset ve intikal matrahından indirilecek istisna tutarları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.(3)


c) Taşınmaz alım satım kazançlarında istisna

Gelir Vergisi Kanunun’da yer alan ve 2017 yılında uygulanacak bazı maktu tutarlar, Maliye Bakanlığınca çıkarılan ve 25.12.2015 tarihli ve 29573 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 290 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde aşağıdaki gibi belirlenmiştir. GVK’nun Mükerrer 80.maddesinin 6.bendine göre; “gayrimenkullerin satın alma tarihinden itibaren 5 yıl içinde elden çıkartılmasından sağlanan kazanç” ”değer artışı kazancı” olarak Gelir Vergisi’ne tabidir.

2017 yılında taşınmaz satışından sağlanan kazançların 11.000 TL’lik kısmı gelir vergisinden istisnadır.

d) Bazı Gelirler İçin Beyan Sınırları
2017 yılında elde edilen Tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı 1.600 TL’dir. Yurt içinde ve yurt dışında elde edilen faiz gelirleri bu kapsamda olup, beyan verme sınırını aştığı takdirde faiz gelirinin tamamı 2017 yılında verilecek beyannameye dahil edilmesi gerekmektedir.

Arızi Kazançlarda İstisna Tutarı 2017 yılında 24.000 TL olarak belirlenmiştir.

Hizmet Erbabına İşyeri ve İşyeri Müştemilatı Dışında Kalan Yerlerde Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna Tutarı ise 2017 yılında 14,00 TL olarak belirlenmiştir.

e) 2017 yılında uygulanacak Asgari Geçim İndirimi










f) Engellilik İndirim Tutarları
Gelir Vergisi Kanununa göre, çalışma gücünün asgari % 80’ini kaybetmiş bulunanlar birinci derece engelli, asgari % 60’ını kaybetmiş bulunanlar ikinci derece engelli, asgari % 40’ını kaybetmiş bulunanlar ise üçüncü derece engelli sayılmaktadır.

2017 yılında uygulanacak olan 
Engellilik İndirimi aşağıdaki gibidir:
1. Derece Engelliler İçin                                                       900 TL                       
(Çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş olanlar)
2. Derece Engelliler İçin                                                       470 TL
(Çalışma gücünün asgari %60’ını kaybetmiş olanlar)
3. Derece Engelliler İçin                                                       210 TL
(Çalışma gücünün asgari %40’ını kaybetmiş olanlar)

g) Vergiden Müstesna Harcırah Tutarları
2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki H-Cetveli ile en yüksek Devlet memuru için belirlenen gündelik tutar çerçevesinde, personele yurt içi seyahatler nedeniyle ödenen harcırah gündeliğinin 57,50 TL’yi aşmayan kısmı gelir vergisinden istisnadır.(5)

h) Asgari Ücret Tarifesi

2017 yılı yeni asgari ücret 16 yaşından büyük çalışanlar için brüt 1.777,50 TL’dir. Asgari ücretten vergi ve yasal yükümlülükler düşüldükten sonra kalan net 1.404,06 TL olarak belirlenmiştir. (6)
Asgari ücretin işverene maliyeti 2.088,56 liradır. Bu tutarın yaklaşık yüzde 5’i vergilerden, yüzde 28’i ise sigorta primlerinden oluşmaktadır.
Bkz: Asgari Ücret 2017
Bkz: Asgari Geçim İndirimi 2017

ı) Sosyal güvenlik primine esas kazançların alt ve üst sınırları

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 82. maddesine göre, bu kanun gereğince alınacak primlerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, asgari ücretin otuzda biri, üst sınırı ise bu tutarın 7,5 katıdır (6761 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle,  günlük brüt asgari ücretin 6,5 katı olan sigorta primine esas günlük kazanç üst sınırı, 01/01/2017 tarihinden geçerli olmak üzere günlük brüt asgari ücretin 7,5 katına yükseltilmiştir.). Buna göre; 2017 yılında uygulanacak olan, sosyal güvenlik primi alt sınırı 1.777,50 TL, üst sınırı ise 13.331,40 TL olarak belirlenmiştir.

i) Vakıfların Vergi Muafiyeti Sınırı

Maliye Bakanlığı’nın yayınlanan Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında 1 Seri Nolu Genel Tebliği’nde “7/8/2003 tarih ve 25192 sayılı Resmi Gazete�de yayımlanarak yürürlüğe giren 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanunun 20 nci maddesinde, �Gelirlerinin en az üçte ikisini nevi itibarıyla genel, katma ve özel bütçeli idarelerin bütçeleri içinde yer alan bir hizmetin veya hizmetlerin yerine getirilmesini amaç edinmek üzere kurulan vakıflara, Maliye Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmaktadır.” açıklaması yer almaktadır.(7)

Yine aynı tebliğin 1.4. bölümünde yer alan; “Vergi muafiyeti talebinde bulunan vakıfların vergi muafiyeti talebinde bulundukları tarihte en az 505.000.- YTL (beşyüz beşbin Yeni Türk Lirası) gelir getirici mal varlığına ve en az 49.000.- YTL (kırkdokuz bin Yeni Türk Lirası) yıllık gelire sahip olmaları gerekir. Yıllık gelirin tespitinde; genel ve özel bütçeli idareler bütçelerinden yapılan yardımlar ile bağış niteliğindeki gelirler dikkate alınmaz. Bu tutarlar, her yıl Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artar ve izleyen yılda bu miktarlar esas alınır. Bu miktarların hesabında, bin YTL’ye kadar olan tutarlar dikkate alınmaz.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre 2017 yılında vergi muafiyeti talebinde bulunacak vakıfların;
- 990.000,00 TL gelir getirici mal varlığına (Yıllık gelirin tespitinde; genel ve özel bütçeli idareler bütçelerinden yapılan yardımlar ile bağış niteliğindeki gelirler dikkate alınmaz)
-  90.000,00 TL yıllık gelire sahip olmaları gerekmektedir.

j) Fatura düzenleme sınırı

2016 yılında 900,00 TL olarak uygulanan fatura kesme zorunluluğuna ilişkin tutar 2017 yılı için 900,00 TL olarak belirlenmiştir. Buna göre, 2017 yılında mal ve hizmet satışları tutarının 900,00 TL’yi geçmesi halinde perakende satış fişi veya yazarkasa fişi yerine fatura kesilmesi zorunludur. Nihai tüketicilere yapılan 900,00 TL’den küçük tutarlı satışlar için, perakende satış fişSiz düzenlenmesi gereklidir. Ayrıca, nihai tüketicilerin talep etmesi halinde her türlü mal ve hizmet satışlarında fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

2017 yılında satın alınan demirbaşlar için doğrudan gider yazma sınırı da 900,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutarı aşmayan demirbaş ve peştemallıklar doğrudan gider yazılabilecektir.

III-SONUÇ

2017 yılında yukarıda açıklamaları yapılan hadler, istisna ve indirimlerin muhasebe kayıtlarında ve vergi uygulamalarında dikkate alınarak yapılması gereklidir. Ayrıca Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi düzenlenirken indirim ve istisna tutarlarına dikkat edilmesi, istisnayı aşan gelirin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi durumunda, istisnadan yararlanılamayacağı unutulmamalıdır.



 (1)          BIYIK, RECEP, 2015 Yılı Sınırları, İndirim ve İstisna Tutarları,  http://www.dunya.com/2015-yili-sinirlari-indirim-ve-istisna-tutarlari-158433yy.htm, Erişim Tarihi:30.12.2016
(2)         276 sıra No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği
(3)         48 seri No’lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği
(4)         474 sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
(5)         2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
(6)         30  Aralık 2016  tarihli ve 29934  sayılı  Resmi Gazetede yayımlanan 29/12/2016 tarihli ve  2015/1 sayılı ASGARİ     ÜCRET TESPİT KOMİSYONU KARARI
(7)         Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında 1 Seri Nolu Genel Tebliği







Devamını Oku…

17 Mart 2016 Perşembe

Konut Finansmanında Harç İstisnası

I-GİRİŞ

Günümüzde alternatif bir finansman aracı olan finansal kiralama son dönemlerde konut finansmanı amacıyla kullanımı giderek artmaktadır. Nitekim konut finansmanı 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 57. Maddesine göre;“-Konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kredi kullandırılması,
-Konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere kiralanması,
-Sahip oldukları konutların teminatı altında tüketicilere kredi kullandırılması,
-Bu kredilerin yeniden finansman amacı ile kredi kullandırılması, olarak dört tür işlem sayılmış olup, konut finansmanı faaliyetleri bu işlemler ile, konut finansmanı kuruluşları aracılığı ile gerçekleştirilmektedir.”
 olarak tanımlanmıştır. Konut finansmanı amacıyla yapılacak finansal kiralamalarda kiralanan konutların finansal kiralama şirketine devrinde tapuda yapılacak tescil işlemleri sırasında tapu harcı binde 4,55 oranı üzerinden hesaplanmaktadır.  Bu yazımızda 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 57.maddesinde 1.bendinde tanımlanan konut finansmanı amacıyla yapılacak kiralamalarda kiralanan konutların kiracıya devrinde tapuda yapılacak tescil işlemlerinde harç aranıp aranmayacağı üzerinde durulacaktır.

II-YASAL MEVZUAT

Konut finansmanı 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 57’nci maddesinde;“(1) Konut finansmanı, konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kredi kullandırılması, konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere kiralanması, sahip oldukları konutların teminatı altında tüketicilere kredi kullandırılması ve bu kredilerin yeniden finansmanı amacıyla kredi kullandırılmasıdır. Konut finansmanı kuruluşları, konut finansmanı fonları ve ipotek finansmanı kuruluşlarının bu kredilere ve alacaklara dayalı veya bunların teminatı altındaki işlemleri de bu kapsamdadır.” olarak tanımlanmıştır.

(2) Konut finansmanı kuruluşları, konut finansmanı kapsamında doğrudan tüketiciye kredi kullandıran ya da finansal kiralama yapan bankalar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından konut finansmanı faaliyetinde bulunması uygun görülen finansal kiralama şirketleri ve finansman şirketleridir.” Konut finansmanını hangi  kuruluşların yapılacağını 57’nci maddenin 2.bendinde açıklanmıştır.
“(3) Konut finansmanı kuruluşları tarafından, konut edinme amacının yeterli bilgi ve belgeyle tespit edilmesi ve kullandırılan kredinin veya yapılan finansal kiralamanın ipotek veya Kurulca uygun görülen teminatlar ile güvence altına alınması zorunludur.

(4) Varlık finansmanı, konut finansmanı kapsamındakiler dâhil Kurulca uygun görülen varlıklara dayalı sermaye piyasası araçlarının ihracıdır.

(5) Kurul, konut ve varlık finansmanı kapsamında her aşamada Kurulca belirlenen nitelikleri haiz değerleme kuruluşları tarafından değerleme yapılmasını zorunlu tutabilir.

(6) Hazine Müsteşarlığı, konut ve varlık finansmanına ilişkin sigorta sözleşmeleri ile ilgili usul ve esasları; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ise konut finansmanı ve varlık finansmanı kapsamında tüketicilere kullandırılan kredilerin veya alacakların yeniden finansmanına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
Konut finansmanı sözleşmelerinin uygulanmasında 25.05.2015 tarih ve 29369 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Konut Finansmanı Sözleşmeleri Yönetmeliği” çerçevesinde yapılacaktır. 6502 sayılı Kanunu’nun 32. maddesinde konut finansmanı sözleşmesi; “konut edinmeleri amacıyla; tüketicilere kredi kullandırılması, konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere kiralanması, sahip oldukları konutların teminatı altında tüketicilere kredi kullandırılması ve bu kredilerin yeniden finansmanı amacıyla kredi kullandırılmasına yönelik sözleşmedir.” tanımlanmaktadır.

492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde ise;
“Tapu ve kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harçlarına tabidir." hükmü
63 üncü maddesinde de,

"Bu Kanunda sözü edilen "kayıtlı değer" veya "emlak vergisi değeri" deyimi; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29'uncu maddesine göre belirlenen vergi değerini ifade eder.” hükümleri yer almaktadır.
Gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcı emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanmaktadır. Yine 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun “Harçtan müstesna işlemler” başlıklı 59’uncu maddesinin (p) bendinde “2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinde tanımlanan konut finansmanı amacıyla yapılacak finansal kiralamalarda kiralanan konutların kiracıya devri harçtan müstesnadır.” hükme bağlanmıştır.
III- KONUT FİNANSMANINDA HARÇ İSTİSNASI

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 57.maddesinde 1.bendinde tanımlanan konut finansmanı amacıyla yapılacak kiralamalarda kiralanan konutların kiracıya devrinde tapuda yapılacak tescil işlemlerinde Harçlar Kanunu’nun 59’ncu maddesinin (p) bendine göre; harçtan müstesna işlemler arasında yer aldığı sayılmıştır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre tapuda yapılacak konut finansmanı amacıyla yapılacak finansal kiralamalarda kiralanan konutların kiracıya devrinde tapuda devrinde harç hesaplanmaması gerekmektedir. 


V-SONUÇ


Piyasada çokça görülen banka aracılığıyla alınan gayrimenkuller için sağlanan kredi uygulamasına alternatif bir finansman yöntemi olarak yer alacağı görülmektedir. Konut finansmanı yönteminde kiralamaya konu gayrimenkulün finansal kiralama şirketine devrinde harç ödendiği, finansal kiralama sonunda ise kiracıya devrinde Harçlar Kanunu’nun 59’uncu maddesinin (p) bendine göre harçtan istisna tutulduğu hükmü yer almaktadır. Burada mükerrer vergilemenin önüne geçilmiş ve bu finansman yöntemini teşvik eden bir uygulama olmaktadır.

[1] Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı 24.12.2015 tarih ve 75467089-622.01/E.1697430  sayılı yazısı

[2] 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu

[3] 492 Sayılı Harçlar Kanunu

[4] 6502 Tüketici Koruması Hakkında Kanun


Zafer Anadolu

Devamını Oku…

16 Şubat 2016 Salı

Şirketlerde, Kurumlar Vergisi İstisna İle İlgili YMM Tasdik Raporları

Bilindiği üzere, KVK’ nın 5/1-A mad. Hükmüne göre; Kurumların iştirak kazançları istisnası düzenlenmiş bulunmaktadır. Madde hükmüne 3 bent halinde istisnanın koşulları sıralanmıştır. Konuyla ilgili ayrıntılı açıklamalar ise KVK 1 seri nolu Genel Tebliğ de ayrıntılı izahatlara yer verilmiştir. Bu çalışmada kurumların taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnası konularına yer verilecektir.

1-
İstisnaya konu taşınmazlar ve iştirak hisselerinin en az 2 tam yıl şirket bilançosunun aktifinde 2 yıl ( 730 gün ) kalması ve kurucu senetlerine, intifa senetlerine ve rüçhan haklarına asgari 2 tam yıl süre ile sahip olması zorunludur.

2-
İnşa halindeki binalarda 2 yıllık sürenin tespiti: arsa üzerinde inşa edilen ve aktife kaydedilen binanın kurum adına tapuya tescil edilerek satılması durumunda, satılan binanın aktifte 2 yıl bulundurma koşulu süresinin başlangıç tarihi olarak, inşaatın tamamlandığı ve bina olarak kullanılmaya başlandığı tarih baz alınır.  

3-
Gayrimenkul satışı dolayısıyla elde edilen hasılat  bir bankada muhafaza edilmelidir. 

4-
Fon hesabında tutulan kazançların işletmeden çekilmemesi zorunludur. Satışın yapıldığı yılı izleyen 5. Yılın sonuna kadar şirket bilançosunun pasifinde özel bir fon hesabında tutulması gerekli kazançların, 5 yıl içinde fon hesabından başka bir hesaba çekilmemesi, nakledilmemesi ( sermaye ilave hariç ), dar mükellef kurumlar tarafından yurtdışına transfer edilmemesi veya bu süre içinde işletmenin tasfiyesi halinde, bu işlemlere tabi tutulan kazanç kısmı için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler 213 sayılı VUK hükümlerine göre vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte alınacaktır. 

5-
Gayrimenkul satış kazancı şirket ortaklarının  parası değildir.  Dolayısıyla  şirket ortakları bu   paraya el sürmemesi gerekir.  Şirketler gayrimenkul satışı nedeni ile oluşan istisna kazançları bilançolarının pasifinde “ Özel Fonlar Hesabında “ 5 yıl bekletmek zorundadırlar. Ancak, bu kazanç sermayeye her zaman ilave edilebilir. Bu konuda da SMMM veya YMM tasdik raporu ile sermayeye ilave işlemi tescil ve ilan ettirilecektir. 

6-
Alış-satış sonucu  oluşan   karın  miktarı ……. TL’yi geçmesi halinde  bu durum  bir YMM raporuna bağlanması zorunludur.   (Bu tutar 2015 yılı  için 233.000 TL’dir. 2014 yılı  ,için ise 212.000 TL’dir) 3568 sayılı yasaya göre, unvan almış meslek mensuplarının ( YMM’lerin) bu konuda düzenlenen raporlar nedeni ile şirket ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Yapılan işlemlerin hukuka aykırı olması nedeni ile muhtemel tarhiyatlardan Yeminli Mali Müşavir ile birlikte ilgili şirket sorumlu olacaktır.  YMM raporu, kurumlar vergisi beyanname ekinde vergi dairesine Nisan 2016 veya Haziran 2016 ya kadar ibraz edilmelidir. 

7-
Yatırım indirimi istisnası ile ilgili olarak YMM tasdik raporu yazma limiti 2015 yılı için 531.000,00 TL’dir. Beyanname üzerinden yapılacak indirim nedeni ile kullanılan miktarın 531.000,00 TL yi aşması halinde yatırım indirimi tasdik raporu istenecektir. Şirketin kullandığı tutar 531.000,00 TL altında ise YMM tasdik raporu istenmez. Şirketin zararları dolayısıyla kullanamadığı yatırım indirimleri ertesi yıla devredebilir. 

8-
İstisna ve indirimlerle ilgili olarak; YMM tasdik raporu vergi dairesine süresi içerisinde verilmediği takdirde, yapılan işlemler gecikme zammı ve vergi ziyaı cezalı olarak vergiler geri istenir. İstisna ve indirim ile ilgili YMM tasdik raporları Nisan 2016 ayında verilmediği takdirde; vergi dairesine dilekçe verilmek kaydıyla 30 Haziran 2016 tarihine kadar verilmesi mümkündür. 

9-
Şirketin amaç ve konularında inşaat ibaresi bulunsa da gayrimenkul satışları nedeniyle  istisnadan  faydalanması  gerekir.  (KVK md. 5/1-e) (KDVK md.17/4-r) 

10-
Kurumlar vergisi  istisnasından  faydalanılması  KDV’den  faydalanılmasını  mutlak kılmaz.  Koşulların  uygun olması halinde herhangi birinden  faydalanılabilir. 

11-
Gayrimenkul satış istisnası dolayısıyla   harç istisnası  söz konusu  değildir.  

12-
Satış hasılatı ve karı  muhasebe kurallarına göre  o yıl içerisinde kayıtlara alınmalıdır.  %75 istisna meselesi   satışın  yapıldığı  yıl muhasebe kayıtlarında gösterilir.  Geçici vergi  beyannamesinde müsait ise geçici vergiden indirilir.  Ve ayrıca, müteakip yıl  kurumlar vergisi  beyannamesi  üzerinde de ilgili  satırlarda %75’lik  kısım düşülecektir.   Bu konuda düzenlenecek  YMM raporu  30 Hazirana kadar verilebilir.   Neticede bu  alım-satımdan dolayı  oluşan karın   %25’i vergiye tabi olacaktır.


Mustafa Alpaslan

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/mustafaalpaslan/0255/

Devamını Oku…

21 Aralık 2015 Pazartesi

Veraset Yoluyla İntikal Eden Araçlarda ÖTV İstisnası Var Mıdır ?

Soru: Veraset yoluyla intikal eden araçlarda ÖTV istisnası uygulaması var mıdır?

Cevap:  4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun (15/2-a) maddesinde, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, veraset yoluyla intikaller hariç ilk iktisabında istisna uygulananların istisnadan yararlananlar dışındakilerce iktisabında, ilk iktisabındaki matrah esas alınarak adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, kayıt ve tescili tarihinde geçerli olan oran üzerinden, bu tarihte ÖTV alınacağı, ancak Kanunun (7/2) maddesi çerçevesinde istisnadan yararlananların bu istisnadan yararlanarak iktisap ettikleri kayıt ve tescile tabi malları 5 yıldan fazla kullanarak elden çıkarmaları durumunda bu hükmün uygulanmayacağı hüküm altına alınmış olup, söz konusu düzenlemenin uygulama usul ve esasları 18/4/2015 tarihli ve 29330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 1/5/2015 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (IV/G) bölümünde belirlenmiştir.

Mezkur Genel Tebliğin (IV/G/2) bölümüne göre, ilk iktisabında istisna uygulanan kayıt ve tescile tabi bir taşıtın veraset yoluyla intikale bağlı olarak müştereken bütün mirasçılar adına kayıt ve tescil edilmesi halinde, mezkûr Kanunun (15/2-a) maddesi hükmü gereğince bu intikal işlemi nedeniyle ÖTV aranmamaktadır.

Ayrıca, muristen mirasçılara intikal etmiş olan terekede söz konusu taşıtın yanı sıra başkaca mal ve/veya hakkın bulunması halinde diğer mirasçıların lehine taşıt üzerindeki mülkiyet hakkından ivazsız olarak feragatini gösteren belgenin ibrazı şartıyla istisnadan yararlanılmış olan taşıtın lehine feragat edilen mirasçıya intikali de esas itibarıyla "veraset yoluyla intikal" olarak değerlendirilmekle birlikte, Kanunun (15/2-a) maddesi kapsamında ÖTV aranmaması için terekede yer alan diğer mal ve/veya hakların değerinin taşıtın değeri ile mütenasip olması gerekmektedir.

Bunun yanı sıra, söz konusu uygulamada, ÖTV'den müstesna olarak ilk iktisabı yapılan taşıt dışında herhangi bir mal ve/veya hakkın "birden fazla mal ve hak" kapsamında değerlendirilebilmesi için söz konusu mal ve/veya hakkın Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesine dahil edilmiş olması gerekmekte olup, mezkûr beyannameye dahil edilmeyenler "birden fazla mal ve/veya hak" kapsamında değerlendirilmemektedir. Öte yandan, Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesiyle beyan edilen tapu veya tapular ile banka veya bankalardaki paralar, hisse senedi, tahvil, telefon, araba gibi menkul malların değerinin belgelerle tevsik edilmesinin gerektiği tabiidir.

Bu çerçevede, muristen mirasçılara intikal etmiş olan terekede söz konusu taşıtın yanı sıra başkaca mal ve/veya hakkın bulunması ve mirasçıların taşıt üzerindeki mülkiyet haklarından (miras paylarından) ivazsız olarak tek bir mirasçı lehine feragat etmeleri halinde, lehine feragat edilen mirasçının aracı kendi adına tescil işleminde ÖTV aranmaması için, taşıt dışında mirasçılara intikal eden mal ve/veya hakkın Veraset ve İntikal Beyannamesine dâhil edilmiş olması ve bunların söz konusu beyannamede beyan edilen değerinin taşıtın değeri ile mütenasip olması şartlarının birlikte sağlanması gerekmektedir. Aksi takdirde, diğer mirasçıların vereceği feragatnameye istinaden taşıtı devralan mirasçı tarafından, taşıt üzerindeki kendi mülkiyet hakkına (miras payına) karşılık gelen kısım hariç olmak üzere, Kanunun (15/2-a) maddesi çerçevesinde hesaplanan ÖTV'nin beyan edilip ödenmesi aranmaktadır.

Buna göre, örneğin bir kişinin  vefatı nedeniyle söz konusu taşıt ile birlikte mirasçılarına intikal eden ve Veraset ve İntikal Beyannamesine dahil edilmiş olan gayrimenkullerin değerinin taşıtın değeri ile mütenasip olması halinde, bunların varlığına ilişkin belgelerin ibrazına bağlı olarak, diğer mirasçıların taşıt üzerindeki mülkiyet haklarından (miras paylarından) feragat etmeleri üzerine taşıtın ilgili kişi adına tescil edilmesi aşamasında, Kanunun (15/2-a) maddesi kapsamında ÖTV yükümlülüğü olmayacaktır.

Son olarak, söz konusu aracı, vefat eden kişinin istisnadan yararlandığı tarihten itibaren 5 yıllık sürenin bitiminden önce, istisnadan yararlanamayan bir kişi veya kuruma devredilmesi halinde, Kanunun (15/2-a) maddesi gereğince, bu devir dolayısıyla adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan (istisnadan yararlanamayan kişi veya kurumdan), vefat edenin ilk iktisabındaki matrah üzerinden, alıcı adına kayıt ve tescil tarihindeki orana göre hesaplanacak ÖTV tahsil edilecektir.

Koray ATEŞ

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/sorucevap/haber_oku.php?haber_id=1845

Devamını Oku…