beyanname etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beyanname etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2017 Cuma

Çek Kullanan Şirketlerin Dikkatine!

Uygulamada satıcılara yapılan ödemelerde, gerek firma çeklerinin düzenlenmesinde gerekse müşteri çeklerinin ciro edilmesinde, işletme için hayati öneme sahip hatalar yapıldığı görülmektedir. Yapılan vergi incelemelerinde söz konusu hatalar tespit edilmekte, mükellefler müteselsil sorumluluk uygulamasına muhatap tutulmakta, indirim konusu yapılan KDV’ler reddedilmektedir.

Bu haftaki yazımızda, müteselsil sorumluluk uygulamasına muhatap tutulmamak ve olası bir vergi incelemesinde, indirim konusu yapılan KDV’nin ret edilmemesi için nelere dikkat edilmesi gerektiği konusuna kısaca değineceğiz.

ÖDEMENİN FİRMA ÇEKİ İLE YAPILMASI DURUMUNDA:
VERGİ KİMLİK NUMARASINI YAZIN!

1.Mal veya hizmet alınan işletmeye(satıcı) ödeme, firma çeki ile yapılacaksa düzenlenecek firma çekinin üzerine, adına çek düzenlenen firmanın vergi kimlik numarası mutlaka yazılmalı, ( Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde böyle bir hüküm bulunmamasına rağmen, 84 Seri Numaralı KDV Genel Tebliği dayanak gösteriliyor.)
2. Düzenlenen firma çekinin fotokopisi mutlaka alınmalı ve iyi muhafaza edilmeli,
3. Düzenlenen firma çekinin satıcı firmaya tesliminde çeki teslim alan satıcıdan mutlaka imzalı tahsilat makbuzu alınmalı, tahsilat makbuzu eksiksiz doldurulmalı,
4. Düzenlenen firma çekinin satıcıya tesliminde satıcı adına çek çıkış bordrosu düzenlenmeli ve çeki teslim alan kişiye mutlaka imzalatılmalı,

ÖDEMENİN MÜŞTERİ ÇEKİ İLE YAPILMASI DURUMUNDA:
BEYAZ CİRO YAPMAYIN!

1.Mal veya hizmet alınan işletmeye ödeme müşteri çeki ile yapılacaksa, çekin arkası çevirip sadece kaşe imza yani beyaz ciro yapılmamalı,

TAM CİRO YAPIN!

1.Mal veya hizmet alınan işletmeye ödeme, müşteri çeki ile yapılacaksa söz konusu müşteri çeki aşağıdaki şekilde tam ciro yapılmalı,
(Müşteri çekinin arkası, aşağıdaki ibare yazılarak kaşe imza yapılmalı, noktalı yerler ise, çek kime ciro ediliyorsa o kişi yada işletmenin vergi kimlik numarası ve unvanı mutlaka yazılmalıdır. )

"İş bu çek bedelini..................
vergi numaralı........................
emrine ödeyiniz.".
Kaşe-İmza



2. Tam ciro yapılarak satıcı firmaya teslim edilen müşteri çekinin, tam ciro yapılmış haliyle arkalı önlü fotokopisi mutlaka alınmalı ve iyi muhafaza edilmeli,
3. Tam ciro yapılarak satıcı firmaya teslim edilen müşteri çeki için satıcıdan mutlaka imzalı tahsilat makbuzu alınmalı, tahsilat makbuzu eksiksiz doldurulmalı,
4. Tam ciro yapılmış müşteri çekinin satıcı firmaya tesliminde, satıcı adına çek çıkış bordrosu düzenlenmeli ve çeki teslim alan kişiye mutlaka imzalatılmalı.

Cumhur Çetin



Devamını Oku…

6 Mart 2017 Pazartesi

2016 Yılında Kira Geliri Elde Edenler İçin Vergilendirme Rehberi

Bilindiği gibi kira geliri elde edenler için Mart ayları beyan aylarıdır. Biz de kira geliri elde edenlere yardımcı olması için bu yazı dizisini hazırladık. Konuyu soru cevap şeklinde ele alarak kolay anlaşılmasını amaçladık. Gelir Vergisi Kanununda (GVK) belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelirler “gayrimenkul sermaye iradı” olarak ifade edilmektedir ve belli koşullarda gelir vergisine tabi tutulmaktadır. Öncelikle belirtelim ki, gayrimenkul sermaye iradının mükellefi, kira gelirine konu mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri ile kiralanmış bir mal veya hakkın kiraya verilmesi durumunda kiracılarıdır.
Soru 1: Kira gelirinde elde etme ne demektir?
Kira gelirinde gelirin elde edilmesi, tahsil esasına bağlanmıştır ve tahsil esasına göre kira gelirinin vergilendirilmesi için nakden veya ayni olarak tahsil edilmiş olması gerekmektedir. Bunun anlamı;
* Mükellefler tarafından o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak tahsil edilen kira bedelleri, tahsil edildiği yılın hasılatı sayılır. Örneğin; 2014 ve 2015 yılları kira gelirleri topluca 2016 yılında tahsil edilmiş ise, bu gelirler 2016 yılının geliri olarak dikkate alınacaktır.
* Ancak, gelecek yıllara ait olup, peşin tahsil edilen kira bedelleri, ödemenin yapıldığı yılın değil, gelirin ilgili olduğu yılın hasılatı olarak kabul edilecektir. Örneğin; 2016, 2017 ve 2018 yılları kira gelirleri topluca 2016 yılında tahsil edilirse, her yıla ait kira bedeli ilgili yılda beyan edilecektir.
Döviz cinsinden kiraya verme işlemlerinde de tahsilatın yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınarak gayri safi hasılat belirlenecektir.
* Kiranın ayni olarak alınması halinde, tahsil edilen kiralar Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre emsal bedeli ile paraya çevrilir.
Soru 2: Kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerin banka ile yapılması zorunlu mudur?
* Konutlarda her bir konut için aylık 500 TL ve üzerinde kira geliri elde edenlerin,
* İşyerlerinde, işyerini kiraya verenler ile kiracıların kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idareleri aracılığıyla gerçekleştirilmesi ve bu kurum ve kuruluşlar tarafından düzenlenen belgelerle tevsik etmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Söz konusu zorunluluklara uymayanlara kesilecek ceza, (Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesinin o yıl için belirlenen özel usulsüzlük cezası miktarından az olmamak üzere) her bir işlem için bu işleme konu tutarın % 5’idir.
Soru 3: Gayrimenkulü bedelsiz  ya da düşük bedelle kiraya vermek mümkün müdür?
Kira bedelinin hiç olmaması veya düşük olması halinde, “emsal kira bedeli” esas alınacaktır. Buna göre;
* Gayrimenkulün bedelsiz olarak başkalarının kullanımına bırakılması,
* Kiraya verilen gayrimenkulün kira bedelinin emsal kira bedelinden düşük olması hallerinde emsal kira bedeli esası uygulanacaktır. Kiraya verilen bina ve arazilerde emsal kira bedeli, varsa yetkili özel makamlarca veya mahkemelerce saptanmış kira bedelidir.
Bina veya arazi için kira takdiri ya da tespiti yapılmamış ise emsal kira bedeli, emlak vergisi değerinin % 5’idir. Bina veya arazi dışında kalan mal ve haklarda emsal kira bedeli, bunların maliyet bedelinin %10’udur. Bu bedel bilinmiyorsa, Vergi Usul Kanununun servetlerin değerlemesi hakkındaki hükümlerine göre belli edilen değerlerinin % 10’udur.
Örnek: Hatice Teyze, 2016 yılında emlak vergisi değeri 400.000 TL olan bir apartman dairesini bedelsiz olarak arkadaşının kullanımına bırakmıştır. Bu durumda, Ayşe Teyze’nin kira geliri elde etmediği halde, emsal kira bedeli hesaplaması ve bulunacak tutar kadar kira geliri elde etmiş sayılması gerekmektedir. Emsal Kira Bedeli: 400.000 x %5 = 20.000 TL olacaktır. Bu tutar, beyan edilmesi gereken gelir olarak dikkate alınacaktır.
Emsal bedeli uygulaması her durumda zorunlu olmayıp, aşağıda belirtilen hallerde emsal kira bedeli esası uygulanmamaktadır:
* Boş kalan gayrimenkullerin korunması amacıyla bedelsiz olarak başkalarının ikametine bırakılması,
* Binaların mal sahiplerinin çocuklarının, anne ve babalarının veya kardeşlerinin ikametine tahsis edilmesi. Ancak, bu kimselerin her birinin ikametine birden fazla konut tahsis edilmişse bu konutların yalnız birisi için emsal kira bedeli hesaplanmaz. Örnek olarak, mal  sahibi baba, çocuğunun ikametine iki adet gayrimenkul tahsis etmişse sadece bir adet gayrimenkul için emsal kira bedeli hesaplanmayıp diğeri için emsal kira bedeli hesaplanacaktır.
* Mal sahibi ile birlikte akrabaların da aynı evde veya dairede ikamet etmesi,
* Genel bütçeye dahil daireler ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan kiralamalar.
Soru 4: Mesken kira gelirlerinde ne tutarda istisna bulunmaktadır, kira geliri elde edip de yasal olarak beyan etmemek mümkün müdür?
Konut kira geliri elde eden kişilerin, 2016 yılı için tespit edilen 3.800 TL istisna tutarının altında kira geliri elde etmeleri halinde vergi dairesinde mükellefiyet kaydı açtırmasına ve beyanname vermesine gerek bulunmamaktadır.
Örnek: Ahmet Bey, 2016 yılında meskenini aylık 300 TL’den kiraya vermiş ve yıllık 3.600 TL kira geliri elde etmiştir. Bu durumda elde edilen hasılat mesken istisna tutarı olan 3.800 TL’nin altında olduğundan beyan edilmeyecektir.
* İstisna tutarının üzerinde konut kira geliri elde edilmesi halinde ise yıllık beyanname ile beyan edilen kira gelirinden istisna tutarının düşülmesi gerekmektedir. Mesken istisnası uygulaması sadece konut olarak kiraya verilen gayrimenkullerden elde edilen gelirler için söz konusudur. 2016 yılında 3.800 TL’nin altında mesken kira geliri olanlar yıllık beyanname vermeyecektir.
* Örneğin, konut ve işyeri kira gelirinin birlikte elde edilip beyan edilmesi halinde, istisna sadece konut kira gelirine uygulanır. İşyeri kira gelirine istisna uygulanmaz.
* Kira gelirinin yanında ticari, zirai veya mesleki kazancını beyan etmek zorunda olanlar 3.800 TL’lik istisnadan yararlanamazlar.
* Ayrıca, 3.800 TL ve üzerinde konut kira geliri elde edenlerden, ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı 2016 yılı için 110.000 TL’yi aşanlar, 3.800 TL’lik istisnadan yararlanamazlar.
Örnek: Ahmet Bey, 2016 yılında, konut olarak kiraya verdiği gayrimenkulünden 11.000 TL kira geliri, tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş 33.000 TL işyeri kira geliri ve 92.000 TL ücret geliri elde etmiştir.
Mükellef (C)’nin elde etiği kira geliri için istisna uygulanıp uygulanmayacağı, 2016 yılı içerisinde elde ettiği gelir toplamının 110.000 TL’yi aşıp aşmadığına bakılarak tespit olunacaktır.
Elde edilen gelir toplamının (11.000 + 33.000 + 92.000 = 136.000 TL) 2016 yılı bakımından belirlenen 110.000 TL tutarı aşması nedeniyle, 11.000 TL’lik konut kira gelirine ilişkin olarak 3.800 TL’lik istisnadan faydalanılması mümkün olmayacaktır.
* Bir konuta birden fazla kişinin ortak olması halinde, bu konuttan elde edilen kira gelirlerinin vergilendirilmesinde, her bir ortak için (2016 yılı için) 3.800 TL’lik istisna ayrı ayrı uygulanacaktır.
* Mirasın paylaşılmamış olması halinde, her bir mirasçı istisnadan ayrı ayrı yararlanacaktır.
* Bir mükellefin birden fazla konuttan kira geliri elde etmesi halinde, istisna kira gelirleri toplamına bir defa uygulanacaktır.
Soru 5: Kira gelirlerinden hangi giderleri indirmek mümkündür?
Kira gelirinin vergilendirilmesinde, elde edilen gelirin safi tutarı iki farklı şekilde tespit edilebilmektedir.
* Götürü Gider Yöntemi (Hakları kiraya verenler hariç)
* Gerçek Gider Yöntemi
Götürü veya gerçek gider yönteminin seçimi, taşınmaz malların tümü için yapılır. Bunlardan bir kısmı için gerçek gider, diğer kısmı için götürü gider yöntemi seçilemez. Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, iki yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine dönemezler.
Soru 6: Götürü gider yönteminde gider indirimi nasıl uygulanacaktır?
Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, kira gelirlerinden istisna tutarını düştükten sonra kalan tutarın % 25’i oranındaki götürü gideri gerçek giderlere karşılık olmak üzere indirebilirler. Hakları kiraya verenler, götürü gider yöntemini uygulayamazlar. Örneğin, işyeri kira geliri ile birlikte hak kira geliri de elde eden mükellefler, verecekleri gelir vergisi beyannamelerinde hak kira geliri yer aldığından dolayı gerçek gider yöntemini seçmek zorundadırlar. Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, % 25’i oranındaki götürü gideri indirebileceklerdir.
Ekrem Öncü

Devamını Oku…

2 Ocak 2017 Pazartesi

2017 Yılında Uygulanacak İndirim ve İstisna Tutarları

I-GİRİŞ
Değerli okuyucular, Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan 474 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde 2017 yılında uygulanmak üzere yeniden değerleme oranı % 3,83 (üç virgül seksen üç) olarak tespit edilmiştir. Bu oran, aynı zamanda 2016 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır. Bu makalede 2017 yılında uygulanacak olan bazı hadler, indirim ve istisna tutarları açıklanacaktır.(1)

II-2017 YILINDA UYGULANACAK HADLER, İNDİRİM VE İSTİSNA TUTARLARI

a) Kira Geliri İstisna Tutarı
2017 yılında uygulanmak üzere gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin konut kira geliri istisnası 3.900 TL olarak belirlenmiştir.(2) Bu tutarı aşmayan konut kira gelirleri beyan edilmeyecektir. Gelirin elde edildiği 2017 yılında istisnayı aşan tutar yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilecektir. İstisnayı aşan gelirin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi durumunda, istisnadan yararlanamayacağı tabiidir.

b) Veraset ve İntikal Vergisi İstisna Tutarları
Miras ve bağış yoluyla elde edilen değerlerle ilgili 2017 yılında uygulanacak veraset ve intikal matrahından indirilecek istisna tutarları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.(3)


c) Taşınmaz alım satım kazançlarında istisna

Gelir Vergisi Kanunun’da yer alan ve 2017 yılında uygulanacak bazı maktu tutarlar, Maliye Bakanlığınca çıkarılan ve 25.12.2015 tarihli ve 29573 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 290 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde aşağıdaki gibi belirlenmiştir. GVK’nun Mükerrer 80.maddesinin 6.bendine göre; “gayrimenkullerin satın alma tarihinden itibaren 5 yıl içinde elden çıkartılmasından sağlanan kazanç” ”değer artışı kazancı” olarak Gelir Vergisi’ne tabidir.

2017 yılında taşınmaz satışından sağlanan kazançların 11.000 TL’lik kısmı gelir vergisinden istisnadır.

d) Bazı Gelirler İçin Beyan Sınırları
2017 yılında elde edilen Tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı 1.600 TL’dir. Yurt içinde ve yurt dışında elde edilen faiz gelirleri bu kapsamda olup, beyan verme sınırını aştığı takdirde faiz gelirinin tamamı 2017 yılında verilecek beyannameye dahil edilmesi gerekmektedir.

Arızi Kazançlarda İstisna Tutarı 2017 yılında 24.000 TL olarak belirlenmiştir.

Hizmet Erbabına İşyeri ve İşyeri Müştemilatı Dışında Kalan Yerlerde Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlere İlişkin İstisna Tutarı ise 2017 yılında 14,00 TL olarak belirlenmiştir.

e) 2017 yılında uygulanacak Asgari Geçim İndirimi










f) Engellilik İndirim Tutarları
Gelir Vergisi Kanununa göre, çalışma gücünün asgari % 80’ini kaybetmiş bulunanlar birinci derece engelli, asgari % 60’ını kaybetmiş bulunanlar ikinci derece engelli, asgari % 40’ını kaybetmiş bulunanlar ise üçüncü derece engelli sayılmaktadır.

2017 yılında uygulanacak olan 
Engellilik İndirimi aşağıdaki gibidir:
1. Derece Engelliler İçin                                                       900 TL                       
(Çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş olanlar)
2. Derece Engelliler İçin                                                       470 TL
(Çalışma gücünün asgari %60’ını kaybetmiş olanlar)
3. Derece Engelliler İçin                                                       210 TL
(Çalışma gücünün asgari %40’ını kaybetmiş olanlar)

g) Vergiden Müstesna Harcırah Tutarları
2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu eki H-Cetveli ile en yüksek Devlet memuru için belirlenen gündelik tutar çerçevesinde, personele yurt içi seyahatler nedeniyle ödenen harcırah gündeliğinin 57,50 TL’yi aşmayan kısmı gelir vergisinden istisnadır.(5)

h) Asgari Ücret Tarifesi

2017 yılı yeni asgari ücret 16 yaşından büyük çalışanlar için brüt 1.777,50 TL’dir. Asgari ücretten vergi ve yasal yükümlülükler düşüldükten sonra kalan net 1.404,06 TL olarak belirlenmiştir. (6)
Asgari ücretin işverene maliyeti 2.088,56 liradır. Bu tutarın yaklaşık yüzde 5’i vergilerden, yüzde 28’i ise sigorta primlerinden oluşmaktadır.
Bkz: Asgari Ücret 2017
Bkz: Asgari Geçim İndirimi 2017

ı) Sosyal güvenlik primine esas kazançların alt ve üst sınırları

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 82. maddesine göre, bu kanun gereğince alınacak primlerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, asgari ücretin otuzda biri, üst sınırı ise bu tutarın 7,5 katıdır (6761 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle,  günlük brüt asgari ücretin 6,5 katı olan sigorta primine esas günlük kazanç üst sınırı, 01/01/2017 tarihinden geçerli olmak üzere günlük brüt asgari ücretin 7,5 katına yükseltilmiştir.). Buna göre; 2017 yılında uygulanacak olan, sosyal güvenlik primi alt sınırı 1.777,50 TL, üst sınırı ise 13.331,40 TL olarak belirlenmiştir.

i) Vakıfların Vergi Muafiyeti Sınırı

Maliye Bakanlığı’nın yayınlanan Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında 1 Seri Nolu Genel Tebliği’nde “7/8/2003 tarih ve 25192 sayılı Resmi Gazete�de yayımlanarak yürürlüğe giren 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanunun 20 nci maddesinde, �Gelirlerinin en az üçte ikisini nevi itibarıyla genel, katma ve özel bütçeli idarelerin bütçeleri içinde yer alan bir hizmetin veya hizmetlerin yerine getirilmesini amaç edinmek üzere kurulan vakıflara, Maliye Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmaktadır.” açıklaması yer almaktadır.(7)

Yine aynı tebliğin 1.4. bölümünde yer alan; “Vergi muafiyeti talebinde bulunan vakıfların vergi muafiyeti talebinde bulundukları tarihte en az 505.000.- YTL (beşyüz beşbin Yeni Türk Lirası) gelir getirici mal varlığına ve en az 49.000.- YTL (kırkdokuz bin Yeni Türk Lirası) yıllık gelire sahip olmaları gerekir. Yıllık gelirin tespitinde; genel ve özel bütçeli idareler bütçelerinden yapılan yardımlar ile bağış niteliğindeki gelirler dikkate alınmaz. Bu tutarlar, her yıl Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artar ve izleyen yılda bu miktarlar esas alınır. Bu miktarların hesabında, bin YTL’ye kadar olan tutarlar dikkate alınmaz.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre 2017 yılında vergi muafiyeti talebinde bulunacak vakıfların;
- 990.000,00 TL gelir getirici mal varlığına (Yıllık gelirin tespitinde; genel ve özel bütçeli idareler bütçelerinden yapılan yardımlar ile bağış niteliğindeki gelirler dikkate alınmaz)
-  90.000,00 TL yıllık gelire sahip olmaları gerekmektedir.

j) Fatura düzenleme sınırı

2016 yılında 900,00 TL olarak uygulanan fatura kesme zorunluluğuna ilişkin tutar 2017 yılı için 900,00 TL olarak belirlenmiştir. Buna göre, 2017 yılında mal ve hizmet satışları tutarının 900,00 TL’yi geçmesi halinde perakende satış fişi veya yazarkasa fişi yerine fatura kesilmesi zorunludur. Nihai tüketicilere yapılan 900,00 TL’den küçük tutarlı satışlar için, perakende satış fişSiz düzenlenmesi gereklidir. Ayrıca, nihai tüketicilerin talep etmesi halinde her türlü mal ve hizmet satışlarında fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

2017 yılında satın alınan demirbaşlar için doğrudan gider yazma sınırı da 900,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutarı aşmayan demirbaş ve peştemallıklar doğrudan gider yazılabilecektir.

III-SONUÇ

2017 yılında yukarıda açıklamaları yapılan hadler, istisna ve indirimlerin muhasebe kayıtlarında ve vergi uygulamalarında dikkate alınarak yapılması gereklidir. Ayrıca Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi düzenlenirken indirim ve istisna tutarlarına dikkat edilmesi, istisnayı aşan gelirin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi durumunda, istisnadan yararlanılamayacağı unutulmamalıdır.



 (1)          BIYIK, RECEP, 2015 Yılı Sınırları, İndirim ve İstisna Tutarları,  http://www.dunya.com/2015-yili-sinirlari-indirim-ve-istisna-tutarlari-158433yy.htm, Erişim Tarihi:30.12.2016
(2)         276 sıra No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği
(3)         48 seri No’lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği
(4)         474 sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
(5)         2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
(6)         30  Aralık 2016  tarihli ve 29934  sayılı  Resmi Gazetede yayımlanan 29/12/2016 tarihli ve  2015/1 sayılı ASGARİ     ÜCRET TESPİT KOMİSYONU KARARI
(7)         Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında 1 Seri Nolu Genel Tebliği







Devamını Oku…

11 Ekim 2016 Salı

Vergi Daireleri Resen Terk İşlemini Neden Yapmamakta Israr Eder?

Uygulamada resen terk işlemleri vergi daireleri tarafından zamanında yerine getirilmesi gereken önemli bir konudur. Resen terk uygulaması, vergi daireleri tarafından zamanında yerine getirilmediğini sıklıkla görmekteyiz. Esasında bir mükellefin üst üste iki dönem aylık KDV beyannamesini vermemesi halinde bu uygulama vergi daireleri tarafından otomatik olarak yerine getirilecektir. Üst üste verilmeyen beyannameler nedeniyle bazen 1 veya 2 yıl hatta 3 yıl için mükelleflere astronomik rakamlara varan özel usulsüzlük cezaları kesilerek tebliğ edilmektedir. 

Yaşanan bir olayda 5 yıldır gayri faal olan bir limited şirketi yaklaşık 125.000.00 TL özel usulsüzlük cezası kesildiği, bu cezaların 5 yıl için KDV , muhtasar , kurum , kurum geçici, BA-BS formları , yıllık bildirimler verilmediği iddialarıyla yaklaşık 125.000.00 TL özel usulsüzlük cezası tarh ve tebliğ edilmiştir. 

Burada sorun kimde ? 

Vergi daireleri kendilerine verilen görevleri noksansız olarak yerine getirme ve mükellefin resen terk sistemine göre vergi kaydını kapatmak zorundadır. bu zorunluluk 213 sayılı VUK’un 160 md. amir hükmü olup, konuyla ilgili olarak yayımlanan resen terk iç genelgesi de ayrı bir yan düzenleme olarak karşımıza çıkmaktadır. İkinci mevzuat mahiyeti taşıyan, 21.12.2004 gün ve 2004/13 sayılı resen terk iç genelgesi doğru bir şekilde uygulandığı takdirde hiçbir mükellefin mağdur olması söz konusu olamaz.  

Vergi hukuku uygulamasında ikincil mevzuat mahiyeti taşıyan tüzük , yönetmelik, iç genelgeler, muktezalar önemli bir hukuki yardımcı kaynaklardır. Vergi uygulamasının giderek karmaşık ve kompleks bir yapı alması dolayısıyla gerek uygulayıcılar , gerek mali müşavirler ve gerekse Maliye Bakanlığı gelir uzmanları tereddüt yaşamaktadırlar. Çoğu zaman bilinen bir malum konuda dahi vergiciler arasında birkaç farklı görüş ortaya çıkarak yorum yapılabilmektedir. Geldiğimiz noktada idarenin 20-30 yıldır süren belli problemleri artık bir çözüme kavuşturması zorunlu hale gelmiştir. 

Sonuç olarak, üst üste 2 dönem KDV beyannamesi vermeyen bir mükellef için vergi dairesi derhal yoklama yapıp , bu fişe göre VEDOP ekran kaydını resen terk sistemine göre kapatması şarttır. Aylık KDV , muhtasar, geçici vergi beyannamelerinin verilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezaları fahiş meblağlara erişmektedir. Aynı durum BA-BS formları açısından da geçerlidir. Gelir idaresi başkanlığının her yıl yayınladığı yıllık faaliyet raporlarında artık bu konulara da yer verip “resen terk sistemi” ni daha aktif hale getirip uygulaması artık kaçınılmaz bir hal almıştır. 

Yargıya intikal eden benzeri bir ihtilaf hakkında İzmir 3.Vergi Mahkemesi’nin vermiş olduğu karar çok anlamlıdır. Kararın hüküm fıkrasında kısa şöyle denilmektedir; 

“Vergi Usul Kanunu ve bu Kanun’un verdiği yetkiye istinaden Maliye Bakanlığı tarafından düzenlenen İç Genelgeye uygun hareket etmeyen davalı idarenin, resen terk işlemini zamanında yapmaması nedeniyle …..  dönem beyannamelerini dönemlerinde faal olmadığı halde mükellefiyet kaydı ve terkin işlemleri yapılmaması sonucu davacı adına elektronik ortamda bildirim ve beyanname vermemesinden dolayı 213 sayılı yasanın mükerrer 355. Maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.”[1]

Görüldüğü gibi idare üst üste 2 ay KDV beyannamesini vermeyen mükellefin vergi kaydını kapatmak zorundadır. Daha sonra mükellefin işe başladığı tespit edilmesi halinde yeniden vergi kaydının açılması gerekecektir. [2]

[1] İzmir 3.Vergi Mahkemesi’nin vermiş olduğu 02.12.2014 gün ve E: 2014/37 – K: 2014/1927 sayılı karar

[2] ALPASLAN Nazlı Gaye, Vergi İhtilafları ile İlgili Makale, Yorum ve İncelemeler, İzmir-2015  S: 45





Devamını Oku…

7 Ekim 2016 Cuma

Düzeltme Beyannamelerinden Damga Vergisi Alınmayacak

1 - GİRİŞ

Bilindiği üzere, 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla[1] 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun[2] bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu değişikliklerin uygulamasına ilişkin Maliye Bakanlığı, 60 Seri No.lu Damga Vergisi Genel Tebliğini[3] yayımlamıştır.

Bu yazımızda,  6728 sayılı Kanunla, Damga Vergisi Kanunda yapılan değişikliklerin uygulamasına ilişkin usul ve esaslara değinilecektir.

2 - DAMGA VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6728 sayılı Kanunla, Damga Vergisi Kanunda yapılan değişiklikle,
-Bir nüshandan fazla düzenlenen kağıtlardan yalnızca bir nüshası vergiye tabi olacak,
-Aynı kâğıtta birden fazla adi kefil ve garantör bulunması durumunda yalnız bir kefalet ve bir garanti taahhüdü için damga vergisi hesaplanacak,
-Aynı kağıtta asıl akit ve işlemle birlikte yer verilen pey akçesi, cayma tazminatı, ücret tevkifi, cezai şart gibi bir sözleşmenin yaptırımı olarak belirlenen taahhütlerden damga vergisi alınmayacak,
-Azami tutardan vergi alınan sözleşmeler, sadece bedelin artırılmasını nedeniyle yeni bir kağıt düzenlenmesi halinde, tekrar damga vergisi alınmayacak,
-Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihalenin iptali nedeniyle, ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi iade olunacak, ancak, sözleşmeye ait damga vergisi iade edilmeyecek,
-Kanuni süresinde düzeltme amacıyla verilen vergi beyannamelerinden damga vergisi alınmayacak,
-6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununda tanımlanan kiralayanlar ile finansal kiralama konusu malların tedarikçileri arasında imzalanan sözleşmeler ve bunların teminatına ilişkin düzenlenen kağıtlar da istisna kapsamına alınmış olup söz konusu kağıtlardan damga vergisi alınmayacaktır.
Ayrıca, Yapılan düzenleme ile, Damga Vergisi Kanununun istisna hükümlerinin yer aldığı  II Sayılı Listesinde değişiklikler yapılmıştır.



2.1 - Nüshalarda Damga Vergisi Uygulaması
Damga Vergisi Kanunu’nun 5’inci maddesinin 1 fıkrasının 1 cümlesi, “Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtlardan, maktu vergiye tabi olanların her bir nüshası ayrı ayrı aynı miktarda; nispi vergiye tabi olanların ise sadece bir nüshası damga vergisine tabidir.” şeklinde değiştirilmiştir.
Düzenleme öncesi, gerek nispi gerekse maktu damga vergisine tabi kağıtlar, nüsha sayısına göre ayrı ayrı aynı nispet ve miktarda damga vergisine tabi tutulmaktaydı.
Yapılan düzenleme sonrası, birden fazla nüsha olarak düzenlenen nispi vergiye tabi kağıtlarda sadece tek nüsha üzerinden damga vergisi hesaplanacaktır.
Maktu damga vergisine tabi kağıtlarda ise her bir nüshadan ayrı ayrı aynı miktarda vergi alınması uygulamasına devam edilecektir.



2.2 - Bir Kağıtta Üçüncü Kişinin Akdinin Bulunması
Kanunun 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrası, aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ancak bu akit ve işlemlere asıl işlemin akitlerinden başka bir şahsın eklenen akit ve işlemi de ayrıca vergiye tabidir. Şu kadar ki; bir kağıt üzerinde birden fazla adi kefalet ve garanti taahhüdü bulunması halinde, ayrı ayrı olmak üzere bunlardan yalnızca birinden damga vergisi alınır.”
Buna göre, aynı kâğıtta asıl akit ve işlem yanında birden fazla adi kefil ve garantör bulunması durumunda, asıl akit yanında yalnız bir kefalet ve bir garanti taahhüdü için damga vergisi hesaplanacaktır.



2.3 - Bir Kağıtta Birden Fazla Akit Ve İşlem Bulunması
Kanunun 6’ncı maddesinin sonuna, “Pey akçesi, cayma tazminatı, ücret tevkifi, cezai şart gibi bir sözleşmenin müeyyidesi mahiyetinde olan taahhütlerden, başlı başına bir sözleşmeye konu olmadıkça damga vergisi alınmaz.” şeklinde fıkra eklenmiştir.
Buna göre, asıl akit ve işlemle birlikte aynı kağıtta yer verilen pey akçesi, cayma tazminatı, ücret tevkifi, cezai şart gibi bir sözleşmenin yaptırımı olarak belirlenen taahhütlerden damga vergisi alınmayacak, damga vergisi asıl akit konusu işlem üzerinden alınacaktır. Ancak söz konusu taahhütler, ayrı bir kağıtta düzenlenmesi ve başlı başına bir sözleşmeye konu olması durumunda damga vergisine konu teşkil edecektir.



2.4 - Azami Tutardan Vergi Alınması Uygulaması
Kanunun 14’üncü maddesinin 2. fıkrasının 1. Cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir. Birinci fıkraya göre azami tutardan vergi alınan mukavelenamelerin, diğer hükümlerinde değişiklik olmaksızın sadece bedelinin artması durumunda, artan bedele ilişkin bu hüküm uygulanmaz. Bunların devri halinde aslından alınan verginin dörtte biri alınır.”
Buna göre, azami tutardan vergi alınan sözleşmelere ilişkin olarak, sözleşmenin diğer hükümlerinde değişiklik olmaksızın sadece bedelin artırılmasına dair yeni bir kağıt düzenlenmesi halinde, değişikliğe ilişkin bu kağıt için artan bedel nedeniyle tekrar damga vergisi alınmayacaktır.
Öte yandan, sözleşmelerin bedeli dışında ilave iş ve miktar gibi unsurlarının da değiştirilmesi halinde, değişikliğe ilişkin artan tutardan ayrıca damga vergisi alınacaktır.



3 - DAMGA VERGİSİ KANUNUNA EKLİ (1) SAYILI TABLODA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

3.1 - Tabloya Yeni Sözleşme Türleri Eklenmesi
6728 sayılı Kanunla Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I. Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün “A. Belli parayı ihtiva eden kağıtlar” başlıklı fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.
“7. Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlara ilişkin ön izin, irtifak hakkı veya kullanma izni sözleşmeleri (yatırım taahhüdü bulunanlar dâhil ön izin, irtifak hakkı veya kullanma izni süresine göre bulunacak bedel üzerinden) (Binde 9,48)
8. Resmî şekilde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri (Binde 9,48)
9. Resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin yaptıkları ihalelerde, ihaleyi yapan idare ile düzenlenen sözleşmeler (Binde 9,48)
10. 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında düzenlenen:
a) Taksitle satış sözleşmeleri (Binde 9,48)
b) Ön ödemeli konut satış sözleşmeleri (Binde 9,48)
c) Devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri  (Binde 9,48)
ç) Paket tur sözleşmeleri (Binde 9,48)
d) Abonelik sözleşmeleri (Binde 9,48)
e) Mesafeli satış sözleşmeleri (Binde 9,48)
11. 7/6/2012 tarihli ve 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu kapsamında düzenlenen turist rehberliğine ilişkin sözleşmeler (Binde 9,48)
12. 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında düzenlenen:
a) Toptan elektrik satış sözleşmeleri (Binde 9,48)
b) Perakende elektrik satış sözleşmeleri (Binde 9,48)
13. 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu kapsamında
düzenlenen:
a) Toptan doğal gaz satışına ilişkin sözleşmeler (Binde 9,48)
b) Tüketicilere doğal gaz satışına ilişkin sözleşmeler (Binde 9,48)”
Düzenleme yapılmadan önce, Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı tablodaki belli parayı ihtiva eden nispi vergiye tabi akitlerle ilgili kağıtlar 6 bent halinde ayrıştırılmışken yapılan düzenleme ile bölüme, bazı işlemlere ilişkin sözleşme türleri ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu kapsamında düzenlenen farklı sözleşme türleri ilave edilmiştir.
Kanuna ekli (1) sayılı tabloda ayrıca belirtilen sözleşmeler dışındaki belli para ihtiva eden sözleşmeler, söz konusu tablonun I/A-1 fıkrası uyarınca vergilendirilecektir.
Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan kağıtlardan manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgelerde, belgenin güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle düzenlendiği anda damga vergisini doğuran olay meydana gelmektedir. Örneğin, elektronik ortamda oluşturulan ve belli parayı ihtiva eden mesafeli sözleşmeler, taraflarca 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununda tanımlanan güvenli elektronik imza ile imzalanmaları halinde damga vergisine tabi olacak, aksi durumda damga vergisine konu teşkil etmeyecektir.



3.2 - İhale Kararlarına İlişkin Damga Vergisi Uygulaması
6728 sayılı Kanunla, Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “II.Kararlar ve mazbatalar” başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasına “(4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikayet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi halinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.)” hüküm eklenmiştir.
Yapılan düzenleme sonrasında, Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihale makamı olan kurum ve kuruluşlara şikayet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi nedeniyle hükmünden kısmen veya tamamen yararlanılmayan ihale kararına ait damga vergisi ret ve iade edilecektir.
Ancak, söz konusu ihale konusu işlerde sözleşme düzenlenmiş olması durumunda, sözleşmeye konu işin iptali halinde dahi sözleşmeye ait damga vergisinin iade edilmeyeceği hususuna açıklık getirilmiştir

3.3 - Düzeltme Amacıyla Verilen Vergi Beyannamelerine İlişkin Damga Vergisi
6728 sayılı Kanunla Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar” başlıklı bölümünün “2.Beyannameler” başlıklı fıkrasının (b) bendine, “Vergi beyannameleri:” ibaresinden sonra gelmek üzere “((f) bendi dahil olmak üzere, beyanname verme süresi içerisinde düzeltme amacıyla verilen beyannameler hariç)” şeklinde parantez içi hüküm eklenmiştir.
Buna göre, aylık prim ve hizmet belgesi ile muhtasar beyannamenin birleştirilerek verilmesiyle oluşturulan beyannameler dahil, kanuni süresinde düzeltme amacıyla verilen vergi beyannamelerinden damga vergisi alınmayacaktır.



4 - DAMGA VERGİSİ KANUNUNA EKLİ (2) SAYILI TABLODA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

İstisnalara İlişkin Düzenlemeler
Yapılan değişiklikle aşağıda belirtilen sözleşme, kağıt ve taahhütler damga vergisi istisnası kapsamına alınmıştır.
-Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketler ile yatırım fonlarının kuruluşlarına, pay devirlerine, sermaye artırımlarına ve süre uzatımlarına ilişkin olarak düzenlenen kağıtlar,
- Okul idareleri ile öğrenciler veya veliler arasında düzenlenen sözleşmeler,
-Sigorta sözleşmeleri dışındaki kağıtlar da asıl akit ve işlemle birlikte yer alan belli parayı ihtiva eden sigorta yaptırma taahhütleri ile bireysel emeklilik, gruba bağlı bireysel emeklilik, işveren grup emeklilik sözleşmeleri,
-6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında bankaların yanı sıra aracı kurumların taraf olduğu ya da bunlar aracılığıyla yapılan söz konusu fıkra kapsamındaki işlemler nedeniyle düzenlenen kağıtlar,
-Finansman şirketlerince kullandırılan kredilerin devrine ilişkin düzenlenen kağıtlar,
-Gayrimenkul yatırım fonlarının münhasıran gayrimenkul portföylerine ilişkin alım satım sözleşmeleri ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmeler,
-Damga vergisinden istisna olan kira sözleşmelerindeki kefalet şerhleri ve teminat taahhütleri,
-Sahipliğe dayalı kira sertifikasının yanı sıra Sermeye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen yönetim sözleşmesine, vadeli alım satım dahil alım satıma, ortaklığa, eser sözleşmesine dayalı farklı kira sertifikası türlerine göre düzenlenen kâğıtlar ve kira sertifikaları ödemeleri ile bunların teminatlarına ilişkin olarak düzenlenen her türlü kâğıtlar,
-Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak Yatırım Teşvik Belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kağıtlar,
-Münhasıran yatırım döneminde Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki yatırıma yönelik gayri maddi hakların kiralanması ve satın alınmasına ilişkin düzenlenen kağıtlar,
-Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kağıtlar,
-Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki yatırımlara yönelik danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kağıtlar,
-Devlet yardımları hakkında kararlarla belirlenen yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi sınıfında yer alan ürünlerin imalatına ilişkin olarak imalatçılar ile tedarikçileri arasında mal ve hizmet alımı nedeniyle düzenlenen kağıtlar,
-4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve aynı Kanunun uygulamasına ilişkin yayımlanan genel tebliğler ile düzenlenme zorunluluğu getirilen taahhütnameler,
-6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında ödeme hizmeti sağlayıcısı ile ödeme hizmeti kullanıcısı arasında düzenlenen tek seferlik ödeme sözleşmeler,
-Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak düzenlenen kağıtlar ile 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz sanayi işletmelerince münhasıran imalat sanayinde kullanılmak üzere yeni makine ve teçhizat alımına yönelik düzenlenen kağıtlar,
-Ürünlerin yurt dışında tanıtım ve pazarlamasını sağlamak amacıyla, miktarı ticari teamüllere uygun örnek ürünler, tanıtım malzemeleri veya promosyon amaçlı ürünlerin bedelsiz ihracatına ilişkin düzenlenen kağıtlar ile yurt dışındaki fuarlara katılım amacıyla düzenlenen kağıtlar,
-Ülkemiz tersanelerinde her türlü gemi, yat ve diğer su araçlarının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına ilişkin düzenlenen kağıtlar,
-Girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ve girişim sermayesi yatırım fonlarının münhasıran girişim sermayesi yatırımları ile ilgili düzenlenen sözleşmeler ile bu sözleşmelere ilişkin düzenlenen diğer kağıtlar,
-Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının kredili alımı, açığa satışı ve ödünç alma ve verme işlemleri ile ilgili olarak aracı kurumlar ile yatırımcılar arasında düzenlenecek sözleşmeler,
-İleri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurt dışında yerleşik şirketlerin satın alınmasına ilişkin düzenlenen kağıtlar ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kağıtlar.

İbrahim Ercan



[1] 9/8/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[2] 11/7/1964 tarih ve 11751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[3] 28/9/2016 tarih ve 29482 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Devamını Oku…