değişiklik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
değişiklik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2016 Çarşamba

Otomotivde ÖTV Oranları Değişti

Uzun süredir kamuoyunu meşgul eden ÖTV oranları değişikliğine ilişkin karar nitekim geçtiğimiz hafta Resmi Gazete yayımlandı.

Yetkililerin açıklamalarına göre, söz konusu değişikliklerin bütçeye ilave 3 milyar TL katkısının olacak. Yine yapılan açıklamalarda, yapılan düzenleme ile piyasanın genel yapısını değiştirmemeye özel bir önem verildiği, otomotiv sektörünün ülke açısından son derce kritik, stratejik bir sektör olduğu, otomotiv sektörüyle ilgili alınan bu kararı değerlendirirken özellikle, sektördeki arz, talep, yatırım, ihracat bütün bu faktörleri dikkate alındığı ifade edildi.

Değişiklikte önceki ve sonraki genel ÖTV oranları şu şekilde;

















Yeni ÖTV oranları sadece genel oran olarak artmakla kalmamış fiyat bazlı ÖTV uygulamasına da geçilmiştir. Böylece fiyat yükseldikçe ÖTV oranları da artacaktır. Yeni düzenleme ile;
Motor silindir hacmi 1600 cm3'ü geçmeyen araçlar için yüzde 60 olan genel oran, ÖTV matrahı 40 bin TL'yi geçmeyen araçlar için yüzde 45, 40 bin ile 70 bin TL arasında olan araçlar için yüzde 50 olarak,
Motor silindir hacmi 1600 cm3 ile 2000 cm3 arasında olan araçlar için yüzde 110 olan genel oran, ÖTV matrahı 100 bin TLyi geçmeyen araçlar için yüzde 100 olacak. 
Elektrik motoru olup 50 KW'ı geçen, motor silindir hacmi 1800 cm3'ü geçmeyen araçlar için yüzde 60 olan genel oran, ÖTV matrahı 50 bin TL'yi geçmeyen araçlar için yüzde 45, 80 bin TL'yi geçmeyen araçlar için yüzde 50 olarak,

Elektrik motoru olup 100 KW'ı geçen, motor silindir hacmi 2500 cm3'ü geçmeyen araçlar için yüzde 110 olan genel oran, ÖTV matrahı 100 bin TL'yi geçmeyen araçlar için yüzde 100 olarak uygulanacaktır.
Bundan sonraki uygulamalarda ÖTV oranı için hem silindir hacmi hem de araç değeri gibi iki kritere de bakmak gerekecek.

Tabi genel olarak gelir yönünden avantajlı olacak gibi görünse de vergisel olarak prensip, her zaman oran artışlarının vergi artışlarına sebep olamayabileceğidir. Hatta yapılan oran artışları satış miktarlarını düşürüp vergi azalışına bile neden olabilir, hele ki böyle finansal zorluk dönemlerinde. Her ekonomik olay için optimal bir vergi oranı vardır. Önemli olan bilimsel verilerle hareket ederek buna ulaşmaktır. Bu yapıldığı zaman vergi gelirlerinde azalma olmayacağı gibi, piyasadaki serbest rekabete de müdahale edilmemiş olunacaktır. Sanki bu düzenleme biraz ondan uzak gibi görünüyor, çünkü yapılan açıklamaların altında bilimsel bir veri görünmüyor. Sonuçları bekleyip göreceğiz.


Devamını Oku…

7 Ekim 2016 Cuma

Düzeltme Beyannamelerinden Damga Vergisi Alınmayacak

1 - GİRİŞ

Bilindiği üzere, 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla[1] 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun[2] bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu değişikliklerin uygulamasına ilişkin Maliye Bakanlığı, 60 Seri No.lu Damga Vergisi Genel Tebliğini[3] yayımlamıştır.

Bu yazımızda,  6728 sayılı Kanunla, Damga Vergisi Kanunda yapılan değişikliklerin uygulamasına ilişkin usul ve esaslara değinilecektir.

2 - DAMGA VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6728 sayılı Kanunla, Damga Vergisi Kanunda yapılan değişiklikle,
-Bir nüshandan fazla düzenlenen kağıtlardan yalnızca bir nüshası vergiye tabi olacak,
-Aynı kâğıtta birden fazla adi kefil ve garantör bulunması durumunda yalnız bir kefalet ve bir garanti taahhüdü için damga vergisi hesaplanacak,
-Aynı kağıtta asıl akit ve işlemle birlikte yer verilen pey akçesi, cayma tazminatı, ücret tevkifi, cezai şart gibi bir sözleşmenin yaptırımı olarak belirlenen taahhütlerden damga vergisi alınmayacak,
-Azami tutardan vergi alınan sözleşmeler, sadece bedelin artırılmasını nedeniyle yeni bir kağıt düzenlenmesi halinde, tekrar damga vergisi alınmayacak,
-Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihalenin iptali nedeniyle, ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi iade olunacak, ancak, sözleşmeye ait damga vergisi iade edilmeyecek,
-Kanuni süresinde düzeltme amacıyla verilen vergi beyannamelerinden damga vergisi alınmayacak,
-6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununda tanımlanan kiralayanlar ile finansal kiralama konusu malların tedarikçileri arasında imzalanan sözleşmeler ve bunların teminatına ilişkin düzenlenen kağıtlar da istisna kapsamına alınmış olup söz konusu kağıtlardan damga vergisi alınmayacaktır.
Ayrıca, Yapılan düzenleme ile, Damga Vergisi Kanununun istisna hükümlerinin yer aldığı  II Sayılı Listesinde değişiklikler yapılmıştır.



2.1 - Nüshalarda Damga Vergisi Uygulaması
Damga Vergisi Kanunu’nun 5’inci maddesinin 1 fıkrasının 1 cümlesi, “Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtlardan, maktu vergiye tabi olanların her bir nüshası ayrı ayrı aynı miktarda; nispi vergiye tabi olanların ise sadece bir nüshası damga vergisine tabidir.” şeklinde değiştirilmiştir.
Düzenleme öncesi, gerek nispi gerekse maktu damga vergisine tabi kağıtlar, nüsha sayısına göre ayrı ayrı aynı nispet ve miktarda damga vergisine tabi tutulmaktaydı.
Yapılan düzenleme sonrası, birden fazla nüsha olarak düzenlenen nispi vergiye tabi kağıtlarda sadece tek nüsha üzerinden damga vergisi hesaplanacaktır.
Maktu damga vergisine tabi kağıtlarda ise her bir nüshadan ayrı ayrı aynı miktarda vergi alınması uygulamasına devam edilecektir.



2.2 - Bir Kağıtta Üçüncü Kişinin Akdinin Bulunması
Kanunun 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrası, aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ancak bu akit ve işlemlere asıl işlemin akitlerinden başka bir şahsın eklenen akit ve işlemi de ayrıca vergiye tabidir. Şu kadar ki; bir kağıt üzerinde birden fazla adi kefalet ve garanti taahhüdü bulunması halinde, ayrı ayrı olmak üzere bunlardan yalnızca birinden damga vergisi alınır.”
Buna göre, aynı kâğıtta asıl akit ve işlem yanında birden fazla adi kefil ve garantör bulunması durumunda, asıl akit yanında yalnız bir kefalet ve bir garanti taahhüdü için damga vergisi hesaplanacaktır.



2.3 - Bir Kağıtta Birden Fazla Akit Ve İşlem Bulunması
Kanunun 6’ncı maddesinin sonuna, “Pey akçesi, cayma tazminatı, ücret tevkifi, cezai şart gibi bir sözleşmenin müeyyidesi mahiyetinde olan taahhütlerden, başlı başına bir sözleşmeye konu olmadıkça damga vergisi alınmaz.” şeklinde fıkra eklenmiştir.
Buna göre, asıl akit ve işlemle birlikte aynı kağıtta yer verilen pey akçesi, cayma tazminatı, ücret tevkifi, cezai şart gibi bir sözleşmenin yaptırımı olarak belirlenen taahhütlerden damga vergisi alınmayacak, damga vergisi asıl akit konusu işlem üzerinden alınacaktır. Ancak söz konusu taahhütler, ayrı bir kağıtta düzenlenmesi ve başlı başına bir sözleşmeye konu olması durumunda damga vergisine konu teşkil edecektir.



2.4 - Azami Tutardan Vergi Alınması Uygulaması
Kanunun 14’üncü maddesinin 2. fıkrasının 1. Cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir. Birinci fıkraya göre azami tutardan vergi alınan mukavelenamelerin, diğer hükümlerinde değişiklik olmaksızın sadece bedelinin artması durumunda, artan bedele ilişkin bu hüküm uygulanmaz. Bunların devri halinde aslından alınan verginin dörtte biri alınır.”
Buna göre, azami tutardan vergi alınan sözleşmelere ilişkin olarak, sözleşmenin diğer hükümlerinde değişiklik olmaksızın sadece bedelin artırılmasına dair yeni bir kağıt düzenlenmesi halinde, değişikliğe ilişkin bu kağıt için artan bedel nedeniyle tekrar damga vergisi alınmayacaktır.
Öte yandan, sözleşmelerin bedeli dışında ilave iş ve miktar gibi unsurlarının da değiştirilmesi halinde, değişikliğe ilişkin artan tutardan ayrıca damga vergisi alınacaktır.



3 - DAMGA VERGİSİ KANUNUNA EKLİ (1) SAYILI TABLODA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

3.1 - Tabloya Yeni Sözleşme Türleri Eklenmesi
6728 sayılı Kanunla Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I. Akitlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün “A. Belli parayı ihtiva eden kağıtlar” başlıklı fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.
“7. Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlara ilişkin ön izin, irtifak hakkı veya kullanma izni sözleşmeleri (yatırım taahhüdü bulunanlar dâhil ön izin, irtifak hakkı veya kullanma izni süresine göre bulunacak bedel üzerinden) (Binde 9,48)
8. Resmî şekilde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri (Binde 9,48)
9. Resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin yaptıkları ihalelerde, ihaleyi yapan idare ile düzenlenen sözleşmeler (Binde 9,48)
10. 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında düzenlenen:
a) Taksitle satış sözleşmeleri (Binde 9,48)
b) Ön ödemeli konut satış sözleşmeleri (Binde 9,48)
c) Devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri  (Binde 9,48)
ç) Paket tur sözleşmeleri (Binde 9,48)
d) Abonelik sözleşmeleri (Binde 9,48)
e) Mesafeli satış sözleşmeleri (Binde 9,48)
11. 7/6/2012 tarihli ve 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu kapsamında düzenlenen turist rehberliğine ilişkin sözleşmeler (Binde 9,48)
12. 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında düzenlenen:
a) Toptan elektrik satış sözleşmeleri (Binde 9,48)
b) Perakende elektrik satış sözleşmeleri (Binde 9,48)
13. 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu kapsamında
düzenlenen:
a) Toptan doğal gaz satışına ilişkin sözleşmeler (Binde 9,48)
b) Tüketicilere doğal gaz satışına ilişkin sözleşmeler (Binde 9,48)”
Düzenleme yapılmadan önce, Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı tablodaki belli parayı ihtiva eden nispi vergiye tabi akitlerle ilgili kağıtlar 6 bent halinde ayrıştırılmışken yapılan düzenleme ile bölüme, bazı işlemlere ilişkin sözleşme türleri ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu kapsamında düzenlenen farklı sözleşme türleri ilave edilmiştir.
Kanuna ekli (1) sayılı tabloda ayrıca belirtilen sözleşmeler dışındaki belli para ihtiva eden sözleşmeler, söz konusu tablonun I/A-1 fıkrası uyarınca vergilendirilecektir.
Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan kağıtlardan manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgelerde, belgenin güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle düzenlendiği anda damga vergisini doğuran olay meydana gelmektedir. Örneğin, elektronik ortamda oluşturulan ve belli parayı ihtiva eden mesafeli sözleşmeler, taraflarca 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununda tanımlanan güvenli elektronik imza ile imzalanmaları halinde damga vergisine tabi olacak, aksi durumda damga vergisine konu teşkil etmeyecektir.



3.2 - İhale Kararlarına İlişkin Damga Vergisi Uygulaması
6728 sayılı Kanunla, Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “II.Kararlar ve mazbatalar” başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasına “(4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikayet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi halinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.)” hüküm eklenmiştir.
Yapılan düzenleme sonrasında, Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihale makamı olan kurum ve kuruluşlara şikayet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi nedeniyle hükmünden kısmen veya tamamen yararlanılmayan ihale kararına ait damga vergisi ret ve iade edilecektir.
Ancak, söz konusu ihale konusu işlerde sözleşme düzenlenmiş olması durumunda, sözleşmeye konu işin iptali halinde dahi sözleşmeye ait damga vergisinin iade edilmeyeceği hususuna açıklık getirilmiştir

3.3 - Düzeltme Amacıyla Verilen Vergi Beyannamelerine İlişkin Damga Vergisi
6728 sayılı Kanunla Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “IV. Makbuzlar ve diğer kâğıtlar” başlıklı bölümünün “2.Beyannameler” başlıklı fıkrasının (b) bendine, “Vergi beyannameleri:” ibaresinden sonra gelmek üzere “((f) bendi dahil olmak üzere, beyanname verme süresi içerisinde düzeltme amacıyla verilen beyannameler hariç)” şeklinde parantez içi hüküm eklenmiştir.
Buna göre, aylık prim ve hizmet belgesi ile muhtasar beyannamenin birleştirilerek verilmesiyle oluşturulan beyannameler dahil, kanuni süresinde düzeltme amacıyla verilen vergi beyannamelerinden damga vergisi alınmayacaktır.



4 - DAMGA VERGİSİ KANUNUNA EKLİ (2) SAYILI TABLODA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

İstisnalara İlişkin Düzenlemeler
Yapılan değişiklikle aşağıda belirtilen sözleşme, kağıt ve taahhütler damga vergisi istisnası kapsamına alınmıştır.
-Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketler ile yatırım fonlarının kuruluşlarına, pay devirlerine, sermaye artırımlarına ve süre uzatımlarına ilişkin olarak düzenlenen kağıtlar,
- Okul idareleri ile öğrenciler veya veliler arasında düzenlenen sözleşmeler,
-Sigorta sözleşmeleri dışındaki kağıtlar da asıl akit ve işlemle birlikte yer alan belli parayı ihtiva eden sigorta yaptırma taahhütleri ile bireysel emeklilik, gruba bağlı bireysel emeklilik, işveren grup emeklilik sözleşmeleri,
-6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında bankaların yanı sıra aracı kurumların taraf olduğu ya da bunlar aracılığıyla yapılan söz konusu fıkra kapsamındaki işlemler nedeniyle düzenlenen kağıtlar,
-Finansman şirketlerince kullandırılan kredilerin devrine ilişkin düzenlenen kağıtlar,
-Gayrimenkul yatırım fonlarının münhasıran gayrimenkul portföylerine ilişkin alım satım sözleşmeleri ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmeler,
-Damga vergisinden istisna olan kira sözleşmelerindeki kefalet şerhleri ve teminat taahhütleri,
-Sahipliğe dayalı kira sertifikasının yanı sıra Sermeye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen yönetim sözleşmesine, vadeli alım satım dahil alım satıma, ortaklığa, eser sözleşmesine dayalı farklı kira sertifikası türlerine göre düzenlenen kâğıtlar ve kira sertifikaları ödemeleri ile bunların teminatlarına ilişkin olarak düzenlenen her türlü kâğıtlar,
-Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak Yatırım Teşvik Belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kağıtlar,
-Münhasıran yatırım döneminde Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki yatırıma yönelik gayri maddi hakların kiralanması ve satın alınmasına ilişkin düzenlenen kağıtlar,
-Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kağıtlar,
-Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki yatırımlara yönelik danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kağıtlar,
-Devlet yardımları hakkında kararlarla belirlenen yüksek ve orta-yüksek teknolojili sanayi sınıfında yer alan ürünlerin imalatına ilişkin olarak imalatçılar ile tedarikçileri arasında mal ve hizmet alımı nedeniyle düzenlenen kağıtlar,
-4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve aynı Kanunun uygulamasına ilişkin yayımlanan genel tebliğler ile düzenlenme zorunluluğu getirilen taahhütnameler,
-6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında ödeme hizmeti sağlayıcısı ile ödeme hizmeti kullanıcısı arasında düzenlenen tek seferlik ödeme sözleşmeler,
-Binalarda ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik olarak düzenlenen kağıtlar ile 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz sanayi işletmelerince münhasıran imalat sanayinde kullanılmak üzere yeni makine ve teçhizat alımına yönelik düzenlenen kağıtlar,
-Ürünlerin yurt dışında tanıtım ve pazarlamasını sağlamak amacıyla, miktarı ticari teamüllere uygun örnek ürünler, tanıtım malzemeleri veya promosyon amaçlı ürünlerin bedelsiz ihracatına ilişkin düzenlenen kağıtlar ile yurt dışındaki fuarlara katılım amacıyla düzenlenen kağıtlar,
-Ülkemiz tersanelerinde her türlü gemi, yat ve diğer su araçlarının inşası, yenileme ve dönüşümü ile bakım ve onarımına ilişkin düzenlenen kağıtlar,
-Girişim sermayesi yatırım ortaklıkları ve girişim sermayesi yatırım fonlarının münhasıran girişim sermayesi yatırımları ile ilgili düzenlenen sözleşmeler ile bu sözleşmelere ilişkin düzenlenen diğer kağıtlar,
-Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının kredili alımı, açığa satışı ve ödünç alma ve verme işlemleri ile ilgili olarak aracı kurumlar ile yatırımcılar arasında düzenlenecek sözleşmeler,
-İleri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak yurt dışında yerleşik şirketlerin satın alınmasına ilişkin düzenlenen kağıtlar ile bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alımına ilişkin düzenlenen kağıtlar.

İbrahim Ercan



[1] 9/8/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[2] 11/7/1964 tarih ve 11751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[3] 28/9/2016 tarih ve 29482 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Devamını Oku…

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Maliyede Devrim Niteliğinde Yeni Çalışmalar

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NIN 2016 YILI PERFORMANS PROGRAMINDA AÇIKLANAN VE BİR KISMI 2016 YILI SONUNA KADAR GERÇEKLEŞTİRİLECEK HEDEFLER

Maliyede devrim niteliğinde yeni çalışmalar var. Bunların çoğu çok önemli sonuçlar doğuracak çalışmalardır.

1- Yatırım İndirimi yeniden geliyor. Çok geç kalmış ama önemli bir düzenleme olacak ve umarım oranı yüksek olur.

2- Dördüncü dönem geçici vergi kalkıyor, geçici vergi üç dönem ödenecek, sonuncu kurumlar vergisi beyanı ile tamamlanacak.

3- Basit usule tabi gelir vergisi mükellefleri, kayıtlarını mesleki oda bünyesinde kurulan bürolar yerine kendileri tutabilecek.

4- Damga Vergisi Kanununda mükellefleri kayıt dışılığa sevk eden ve mükerrer vergilemeye yol açan düzenlemeler kaldırılıyor.

5- TBMM’ne gönderilen Gelir Ve Kurumlar Vergisi tek kanunda birleştirilerek düzenleniyor.

6- TBMM’ne sevk aşamasında olan Vergi Usul Kanunu Tasarısında mükellef aleyhine olan ve fiktif kazançlar oluşmasına yol açan değerleme hükümleri yeniden düzenleniyor.

7- Maliye, vergisini ödeyen mükellefi incelemek yerine ödemeyen mükellefi incelemeyi ağırlık verecek. Dolayısıyla zararlı şirketler öncelikle inceleniyor.

8- Vergi borçlarından dolayı mükelleflerin gayrimenkullerine haciz konulması işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirilecek.

9- Vergi beyannameleri ile SGK bildirgeleri birleştiriliyor.

10- Belediyelerin almakta olduğu vergiler artırılıyor, ayrıca yeni vergiler geliyor. Belediyelere örneğin otel ve restoranlardan vergi alma hakkı geliyor.

11- Şehir rantları değerlendirilerek, Devletin ve belediyelerin bu rantlardan pay alması sağlanıyor. Bu değerleme sonucu emlak vergisinde artışlar olacak.

12- Kayıt dışı ekonominin GSYH oranı 5 puan düşürülecek. Bu nedenle mükelleflerin çoğu zaten sayısı 4 kat artan vergi müfettişleri ile karşılaşacak.

13- ATM’ lerden vergi ödeme imkânı getiriliyor.

14- TBMM’ne sevk edilen Gelir Vergisi Tasarısı ile parçalanan ve verimsiz kullanılan arazileri tarıma kazandırmak amacıyla tarımda büyük ölçekli işletmelerin kurulması teşvik ediliyor.

15- Yaygın ve yoğun denetimlerde 2015 yılında 837.550 mükellef denetlendi. 2016 yılında 2 milyon mükellefin denetlenmesi hedeflendi.

16- Halen 44.000 olan e-fatura ve 50.000 olan e-defter mükellef sayısının artırılması için hazırlıklar yapıldı. İlgili mevzuat yakında yayınlanacak.

17- Tarımda, çiftçiyi sanayide girdi olarak kullanılan zirai ürünleri ekmesi için teşvik edecek vergisel tedbirler uygulama konulacak.

18- Kadınların ve gençlerin istihdama katılmasına yönelik vergisel teşvikler getiriliyor. Nitekim bunun ilk uygulaması kendi işini kuran gençlere yönelik 3 yıl süreyle uygulanacak 75.000-TL’ye kadar gelir vergisi istisnası uygulaması yürürlüğe girdi.

19- Naylon fatura kullanımının ciddi şekilde üzerine gidilecek.

20- Kamunun kendi arasındaki bilgi paylaşımları artacak.


Hayrullah Doğan

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/hayrullah/042/

Devamını Oku…

26 Nisan 2016 Salı

Tahsilat Genel Tebliğinde Değişiklikler

16.04.2016 tarih ve 29686 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Seri A 7 Sıra No.'lu Tahsilat Genel Tebliği, 1 sayılı genel tebliğin özellikle tahsilat zaman aşımı konusundaki hükümlerine ilave ve değişiklikler getirmiştir. Bunları aşağıda açıklamaya çalışacağız.

1. Vadesi geçmiş borç durumu belgesi:

Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemlerle ve işlemi yapanların sorumluluğu ile ilgili olarak başvurulan vergi dairesi, kapsama giren vergiler ve mükellefin önceki vergi dairelerini de göz önüne alarak bilgi elde edecek ve ondan sonra vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge verebileceklerdir. 

2. Tahsilat zaman aşımı:

Amme alacağı, vadesinin rasltadığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zaman aşımına uğrar. Para cezaları için özel kanunlarındaki zaman aşımı hükümleri mahfuzdur. Zaman aşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
Amme alacağının zaman aşımı, alacağın vadesinin ertesi yılı başlar ve 5 yıl içinde tahsil edilemezse zaman aşımına uğrar. 

3. Zaman aşımı başlangıcı:

Ödeme süresi gösterilmiş olsun, olmasın bütün amme alacaklarının (para cezaları hariç) zaman aşımı, vade tarihinin rastladığı yılı takip eden takvim yılının başı olacaktır. 

4. Zaman aşımının kesilmesi hali:

Zaman aşımının herhangi bir şekilde kesilmesi halinde, süre hesabında, zaman aşımının kesildiği takvim yılını takip eden takvim yılı başı esas alınır. 

5. Zaman aşımının işlememesi halleri:

Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekenin tasfiyesi dolayısıyla zaman aşımının işlememesi halinde, süre sebeplerin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar. Özel kanunlardaki düzenlemeler geçerlidir. 
İflas ertelemesinde Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zaman aşımı ve hak düşüren müddetler işlemez hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen amme alacaklarına ilişkin tahsil zaman aşımı iflas ertelemesi süresince işlemez.

6. Adli para cezaları:

a. Cezalar, adli ve idari para cezalarıdır. Adli para cezalarında zaman aşımı süresi genel olarak on yıldır.
b. Adli para cezalarının başlangıcı, adli para cezası mahkeme kararının kesinleştiği gün başlar.
c. Ceza yasasına göre suç işlendiğinde on iki yaşını doldurmuş, on beş yaşını doldurmamış olanlar için beş yıl, on beş yaşını doldurmuş, on sekiz yaşını doldurmamış olanlar için on yıllık sürenin 2/3'ü geçmiş ise cezalar infaz edilmez.
d. Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez. Adli para cezası zaman aşımı için bu hükümler de dikkate alınır. 
e. Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zaman aşımını keser.
f. Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zaman aşımı kesilir. 
g. Bu hükümlere göre, adli para cezalarının tahsil zamanaşımı süreleri maddede yer alan nedenlerden dolayı kesilebilmektedir.
h. Adli para cezalarının zaman aşımına uğrayıp uğramadığının tespitinde; 6183 sayılı Kanunun 103 ve 104'üncü maddelerinde düzenlenen tahsil zamanaşımını kesen haller ile tahsil zaman aşımının işlememesi hallerinin de dikkate alınması gerekeceği tabiidir.
Adli para cezalarına ilişkin tahsil zaman aşımını kesen bir halin mevcutsa yeniden işleyecek zamanaşımı süresi 5237 sayılı TCK. Kanunu kapsamında belirlenir.

7. İdari para cezaları:

İdari para cezaları ile ilgili olarak zaman aşımına ilişkin özel hükümler 5326 sayılı Kabahatler Kanununda düzenlenmiştir. 

8. Aciz vesikası:

2004 sayılı İcra İflas Kanununa göre borçlunun iflasına hükmedilmesi sonucunda mallarının tasfiyesine rağmen alacaklıların alacaklarını elde edememeleri durumunda aciz vesikası düzenlenmektedir. Bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zaman aşımına uğrar. Tahsil dairelerinin bu süreyi dikkate alarak amme alacağının zaman aşımına uğrayıp uğramadığını tespit etmeleri gerekmektedir.


9. Zaman aşımında terkin:

Zaman aşımına uğramış amme alacaklarının terkin işlemleri alacaklı amme idarelerince, ilgili mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.

10. Görevli devlet dairesi: 

Terkini gereken vergiler ile zaman aşımına uğrayan Hazine alacaklarının terkin edilmesiyle ilgili işlemlerin yerine getirilmesini sağlamak görevi Gelir İdaresi Başkanlığı'nındır. Terkin için terkin cetveli kullanılır. 
Zaman aşımına uğramış olan amme alacaklarının kayıtlardan silinebilmesi, bu konuda yetkili olan makamdan alınacak izne bağlıdır.

11. Diğer alacakların terkini:

6183 sayılı Kanun kapsamında olup Maliye Bakanlığı dışındaki kamu idareleri tarafından tahsil ve takip edilen ancak tahsil zaman aşımına uğramış alacakların terkin edilmesine ilişkin işlemler bu yapılan açıklamalar çerçevesinde gerçekleştirilir.


Cevdet Akçakoca

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/cevdet/0247/

Devamını Oku…

18 Nisan 2016 Pazartesi

Harcırah Uygulamasında Değişiklik

Birkaç yıl evvelki bir yazımda “Harcırah uygulaması birçok firmada anlaşılmayan, anlaşılamayan ve tam olarak tatbik edilemeyen bir konudur. Bu sebeple firmaların yurtiçi ve yurtdışı seyahat giderlerinin muhasebeleşmesinde hatalar yapılmaktadır. “ diye başlamış ve şöyle devam etmiştim.
Bir kere bu hatalarla karşılaşan firma, bu hatalarla uğraşmaktansa harcırah tatbikatından resmi olarak vazgeçmekte, gayriresmi olarak uygulamakta, harcırahları muhasebeleştirmemekte ve bu sebepten kasalarda açıklar doğmakta, seyahatte harcanmış paralar masrafa kaydedilmek yerine kasada görünmekte ve kasalar şişmektedir, demiştim.
Bu arada tatbikat aynen devam etmekte iken 13.04.2016 tarihinde 29683 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 40 sayılı harcırah kanunu genel tebliği önemli bazı değişiklikler getirmiştir.
Bu tebliğin getirdiği yenilik ve değişikliklerin meslek camiasında kesinlikle görüşülmesi, üzerinde çalışılması ve son tebliğe göre uygulamasının yapılması, bu konuda meslek camiasında eğitim verilmesi zorunlu hale gelmiştir.
 
Yazımızı birkaç bölüm halinde sunmak istiyorum.
1.      40 sayılı tebliğin maddeleri, amaç ve kapsamı
2.      6245 sayılı harcırah kanununun 33. Maddesi
3.      193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 24 ve 40/4 maddesi
4.      Konaklama giderleri ve ödeme esasları
5.      Konut Kiralamaları
6.      Şu andaki harcırah uygulaması
7.      Son düzenlemeye göre harcırah kanunu nasıl uygulanmalıdır?
 
1.     ÖNCE 40 SAYILI TEBLİĞİN ÖNEMLİ BAZI MADDELERİNİ YAZIMIZA ALALIM.
 
Amaç ve kapsam
 
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı (H) işaretli cetvelin dipnotunda yer alan “6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre yatacak yer temini için ödenecek ücretlerin hesabında gündeliklerinin %50 artırımlı miktarı, (d) fıkrasına göre yapılacak ödemelerde ise görevlendirmenin ilk 10 günü için gündeliklerinin %50 artırımlı miktarı, takip eden 80 günü için gündeliklerinin %50 si, müteakip 90 günü için ise müstehak oldukları gündeliklerinin % 40’ı esas alınır.” hükmü uyarınca Harcırah Kanunu kapsamında bulunanlara 1/4/2016 tarihinden itibaren ödenecek konaklama bedellerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
 
Tebliğin ilk maddesi Harcırah kanununa atıf yapmakta olup, yapılan değişikliğin kapsadığı personeli anlatmaktadır.
          
26245 SAYILI HARCIRAH KANUNUNUN İLGİLİ 33. MADDESİ NE DİYOR? MADDEYE BAKALIM:
 
Madde 33 –
a.        Bu Kanun gereğince verilecek yurtiçi gündeliklerinin miktarı her yıl bütçe kanunları ile tespit olunur.
b.        Devamlı ikamet ettikleri yerler dikkate alınarak kurumlarınca belirlenen görev merkezi, mıntıka merkezi ve grup merkezi dışına teftiş, denetim, inceleme veya soruşturma görevi ile gönderilen Devlet Denetleme Kurulu Üyeleri ile geçici uzmanları, Sayıştay Denetçi ve Yardımcıları, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkan, Üye, Uzman Müşavir, Uzman ve Uzman Yardımcıları, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Müfettişleri, Silahlı Kuvvetler Denetleme ve Tetkik Kurulları Başkan ve Üyeleri, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine gore atanan İç Denetçiler, Bakanlık, Müsteşarlık ve Bağımsız Genel Müdürlük Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları, Aile ve Sosyal Politikalar Denetçileri ve Aile ve Sosyal Politikalar Denetçi Yardımcıları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Denetçileri ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Denetçi Yardımcıları, Maliye Bakanlığı Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları, Bankalar Yeminli Murakıp ve Murakıp Yardımcıları, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda görevli Bankacılık Uzmanı, Hukuk Uzmanı ve Bilişim Uzmanı ile bunların yardımcıları, Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkanı ve üyeleri, Bakanlıklar Merkez teşkilatına dahil Kontrolör ve Stajyer Kontrolörler, Hazine Müsteşarlığı Sigorta Denetleme Uzman ve Uzman Yardımcıları ile Aktüer ve
Aktüer Yardımcıları, İçişleri Bakanlığı Dernekler Denetçisi ve Dernekler Denetçi Yardımcıları, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığı Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları, Çalışma Bakanlığı İş Müfettişleri ve Yardımcıları ile İş Güvenliği Müfettişleri ve Yardımcıları, Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları, Maarif Müfettişleri ve Maarif Müfettiş Yardımcıları, (15) Akaryakıt İkmal ve NATO POL Tesisleri İşletme Başkanlığı Müfettiş ve Müfettiş Yardımcıları(16) Sosyal Güvenlik Denetmenleri ve Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcıları, Sağlık Denetçileri ve
Sağlık Denetçi Yardımcıları ile Defterdarlık Kontrol Memurlarından;
(1) Türkiye düzeyinde teftiş, denetim ve inceleme yetkisine haiz bulunanlara birinci derece kadrolu memur için tespit olunan gündelik miktarının 1,3 katı,
            
           Bu şekilde gündelik ödenenlerden, yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirenlere, belge bedelini aşmamak üzere, gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı ayrıca ödenir.
           Bu fıkra kapsamında kurumlarına ait teftiş, denetim, inceleme veya soruşturma amacıyla memuriyet mahalli dışına görevlendirilenlere, bu mahaller içindeki görevlerine ilişkin kurumlarınca taşıt sağlanamaması hâlinde yol masrafı; acil ve zorunlu hâllerde taksi, diğer durumlarda ise mutat taşıt üzerinden ödenir. Ancak bu amaçla verilecek yol masrafı her gün için, müstahak oldukları gündelik tutarını aşamaz. Memuriyet mahalli dışında, takip edilmesi gereken yolun dışında bir yoldan veya kullanılması gereken taşıt aracından başka bir araçla yolculuk yapılmasının işin aciliyetine veya gereğine göre zorunlu olması hâlinde ise bu yol ve taşıt aracına ilişkin yol masrafı gerçek masraf üzerinden verilir.
 c) Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlükleri ile Müdürlükleri, Cumhurbaşkanlığı ve Devlet Senfoni Orkestraları, Oda Orkestraları, Devlet Türk Halk Müziği Korosu, Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, Devlet Çoksesli Müzik Korosu ve Devlet Halk Dansları Topluluğu tarafından düzenlenecek yurtiçi sanat faaliyetlerine münferiden ve topluca katılan sanatçılarla diğer görevlilere kanunlara göre kurumlarınca karşılanan seyahat ve ikamet giderlerine ilave olunarak, 2 nci derece kadrolu memur için tespit olunan gündelik miktarlarının 2 katı gündelik olarak verilir. (1)
 d) Bu Kanun hükümlerine göre gündelik ödenenlerden (b) fıkrasına göre gündelik ödenenler hariç) yurt içinde yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirenlere, belge bedelini aşmamak üzere gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı ayrıca ödenir..)
 
                       6245 sayılı Harcırah kanununun 33 maddesi, hangi devlet memurunun ne kadar istisnai olarak fazla harcırah alacağını düzenlemekte ve bütçe kanunlarının H cetveli ile belirlenen gündelik miktarlarına atıf yapmaktadır.
          
                       40 seri no.lu harcırah kanunu genel tebliğinin 2. Maddesi ise istisnai harcırah alan devlet memurlarının dışında kalan devlet memurlarına tatbik edilecek harcırah hükümlerini açıklamıştır.
                       Piyasanın ve özel sektörün tatbik edeceği harcırah hükümleri işte bu maddedeki esaslara göre hesaplanması ve ödenmesi gerekmektedir.
                       Ben, bunu anlıyor ve bu maddelerin yazımda belirteceğim şekilde uygulanması gerektiğini düşünüyorum.
 
                       Bir geri gidelim:
 
3.     193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN 24 VE 40/4 MADDESİ
          
a.Gelir Vergisi Kanununun 24/2 nci maddesi ile "Harcırah Kanunu kapsamı dışında kalan müesseseler tarafından idare meclisi başkanı ve üyeleri ile denetçilerine, tasfiye memurlarına ve hizmet erbabına (Harcırah Kanununa tabi olsun olmasın her türlü sözleşmeli personel dahil) verilen gerçek yol giderlerinin tamamı ile yemek ve yatmak giderlerine karşılık verilen gündelikler (Bu gündelikler aynı aylık seviyesindeki Devlet memurlarına verilen gündeliklerden fazla ise veya Devletçe verilen gündeliklerin en yüksek haddini aşarsa, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur)" denerek gelir vergisinden istisna tutulmuştur.
 
b.193 sayılı gelir vergisi kanununun 40. Maddesinin 4. Numaralı bendi “işle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip seyahat ve ikamet giderleri (seyahat maksadının gerektirdiği süreye maksur olmak şartiyle) safi kazancın tesbit edilmesi için indirilmesi kabul edilen giderlerdendir.
 
Öyle ise özel sektörde de harcırah kanununun 40 seri no.lu tebliğde belirtilen hükümlerinin uygulanması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Tatbikat, bu şekilde olmadığı takdirde, gelir vergisi kanununun 24/2 maddesi anayasaya aykırı olarak ortaya çıkacaktır.
Siz, devlet memuruna ne hak veriyorsanız, özel sektörde çalışana da aynı hakkı vermek zorundasınız. Devlet memurunun yatma giderini vergiden muaf tutuyorsanız, özel sektördeki personelin de konaklama giderinin vergiden muaf olması gerekir.

Harcırah kanunu 40. No.lu tebliğdeki giderlere bakalım:
 
4.     KONAKLAMA GİDERLERİ VE ÖDEME ESASLARI
 
Konaklama giderleri
 
MADDE 3 – (1) 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (d) fıkrasındaki; “Bu Kanun hükümlerine göre gündelik ödenenlerden ( (b) fıkrasına göre gündelik ödenenler hariç) yurt içinde yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirenlere, belge bedelini aşmamak ve her defasında on gün ile sınırlı olmak üzere gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı ayrıca ödenir.” hükmünde yer alan; “…ve her defasında on gün ile sınırlı olmak…” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarihli ve Esas No: 2015/13, Karar No: 2015/108 sayılı Kararı ile Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiş ve söz konusu Karar 15/12/2015 tarihli ve 29563 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
 
(2) 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli (H) işaretli cetvelin I. maddesinin dipnotunda da; “6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre yatacak yer temini için ödenecek ücretlerin hesabında gündeliklerinin %50 artırımlı miktarı, (d) fıkrasına göre yapılacak ödemelerde ise görevlendirmenin ilk 10 günü için gündeliklerinin %50 artırımlı miktarı, takip eden 80 günü için gündeliklerinin %50 si, müteakip 90 günü için ise müstehak oldukları gündeliklerinin % 40’ı esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
 
(3) Anayasa Mahkemesinin söz konusu Kararının yürürlüğe girmesi ve 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli (H) işaretli cetvelin I. maddesinin dipnotunda yapılan düzenleme sonucunda, yurtiçinde memuriyet mahalli dışında bir yere geçici görevle gönderilenlere konaklama giderinin ödenmesi konusunda ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilebilmesi ve uygulamada birliğin sağlanması amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
 
(4) 6245 sayılı Kanunun “Geçici görev gündeliğinin verilebileceği azami süre” başlıklı 42 nci maddesinde;
 
“Geçici bir görev ile başka bir yere gönderilenlere, görev mahalline varış tarihinden itibaren bu Kanuna göre verilen gündelikler:
 
a) Yurtiçinde bir yıllık dönem zarfında aynı yerde, aynı iş için ve aynı şahsa 180 günden fazla verilemez. İlk 90 gün için tam, takibeden 90 gün için 2/3 oranında ödenir.
………………..” hükmüne yer verilerek, yurt içinde geçici bir görevle başka bir yere gönderilenlere, geçici görev gündeliğinin verileceği azami süreler belirlenmiş bulunmaktadır.
 
(5) Aynı Kanunun 33 üncü maddesinin (d) fıkrasında yer alan “Bu Kanun hükümlerine göre gündelik ödenenlerden ………..” ifadesinden de anlaşılacağı üzere, geçici görevle başka bir yere gönderilenlere gündelik ödendiği sürece konaklama giderinin ödenmesi gerekmekte olup, gündelik ödenmeyen günler için konaklama giderinin de ödenmesine imkan bulunmamaktadır. Dolayısıyla, geçici görevle memuriyet mahalli dışına gönderilenlere söz konusu (d) fıkrasına göre konaklama giderinin ödenmesinde, 42 nci maddede belirtilen, yurtiçi gündeliklerin verileceği azami sürelerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
 
(6) Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, 1/4/2016 tarihinden itibaren, yurtiçinde memuriyet mahalli dışına yapılacak geçici görevlendirmelerde;
 
-6245 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre, ilgililerin gündeliklerinin %50 artırımlı miktarı kadar konaklama gideri ödenmesi,
 
-Söz konusu 33 üncü maddenin (d) fıkrasına göre ise, görevlendirmenin ilk 10 günü için gündeliklerinin %50 artırımlı miktarı kadar, takip eden 80 gün için gündeliklerinin %50’si kadar, müteakip 90 gün için de gündeliklerinin 2/3’ünün %40’ı kadar konaklama gideri ödenmesi, 180 günü aşan günler için ise konaklama gideri ödenmemesi,
 
gerekmektedir.

Bu düzenlemelerden sonra da, tebliğde aşağıdaki örnekler verilmiştir.
 
(7) Örneğin, aylık/kadro derecesi 2 olan ve 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli (H) işaretli cetvelde yurtiçi gündeliği 35,24 TL olarak belirlenen bir memurun yurtiçinde memuriyet mahalli dışında bir yere 1/4/2016 tarihinden itibaren 200 gün süre ile geçici görevle gönderilmesi halinde söz konusu personele 6245 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (d) fıkrasına göre ödenecek konaklama gideri aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanacaktır.
 
-Görevlendirmenin ilk 10 günü için gündeliğinin %50 artırımlı miktarı olan 52,86 TL,
 
52,86 x 10 = 528,60 TL
 
-Takip eden 80 gün için gündeliğinin %50’si olan 17,62 TL,
 
17,62 x 80 = 1.409,60 TL
 
-Müteakip 90 gün için de gündeliğinin 2/3’ünün %40’ı olan 9,39 TL,
 
9,39 x 90 = 845,10 TL
 
olmak üzere toplam olarak 2.783,30 TL tutarında konaklama gideri ödenmesi gerekmektedir.
 
 1/4/2016 tarihinden sonraki işlemlerin yukarıda belirtildiği üzere 2016 Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli (H) işaretli cetvelin dipnotundaki yer alan hükme göre yapılması gerekmektedir.
 
Tebliğ, ayrıca geçici görevle görevlendirilen memurların, bu görevle bağlantılı olarak ve görev süresi ile ilgili olarak konut kiralamalarını da aşağıdaki şekilde düzenlemiştir.
 
5.     KONUT KİRALAMALARI
 
MADDE 5 – (1) Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarihli ve Esas No: 2015/13, Karar No: 2015/108 sayılı Kararı ile 6245 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (d) fıkrasında yer alan konaklama giderinin ödenmesine ilişkin 10 günlük süre sınırlamasının kaldırıldığı hususu dikkate alındığında, yurt içinde memuriyet mahalli dışında bir yere geçici görevle gönderilenlerin, geçici görevle gönderildikleri yerlerde yatacak yer sağlamak üzere özel şahıslardan kiraladıkları evler ile pansiyonlara (ticari işletmelere dahil olanlar hariç) ödedikleri ücretler, kira sözleşmesi ile birlikte 31/12/2005 tarihli ve 26040 3 üncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde belirtilen şekil ve esaslara göre düzenlenecek “harcama pusulası” ve ödemeye ilişkin “banka makbuzu” ile belgelendirmeleri halinde, aşağıda belirtilen koşullara da uymak şartıyla, 6245 sayılı Harcırah Kanunu ve 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli (H) işaretli cetvelin I. maddesinin dipnotunda belirtilen esas ve miktar dikkate alınarak ödenecektir.
 
(2) Harcama pusulaları ve banka makbuzları (dekont) aylık dönemler itibarıyla düzenlenecektir.
 
(3) Ortak kiralamalarda harcama pusulaları ve banka makbuzları geçici görevle gönderilenler için ayrı ayrı kendi ödedikleri tutarlar üzerinden düzenlenecektir.
 
(4) Konaklama yerinden yararlanan geçici görevle gönderilenlerin sayısının birden fazla olması halinde tümünün ismi ve unvanı sözleşmede ayrı ayrı yer alacaktır. Kira sözleşmesi konuttan yararlananların sayısı kadar düzenlenebilecek veya düzenlenen kira sözleşmesi geçici olarak görevlendirilen kişi sayısı kadar çoğaltılıp tasdik edilmek suretiyle ibraz edilecektir.
 
(5) Kira sözleşmelerinde kiranın başladığı tarih ile kira bitim tarihinin yanı sıra kiralama süresi gün olarak da belirtilecektir. İlgili kişinin görevlendirilen yerde ikamet ettiği günler dikkate alınarak ödeme yapılacaktır.
 
(6) Kira sözleşmelerinin asılları ilk yolluk bildirimine eklenecektir. Kalınan sürede birden fazla yolluk bildirimi düzenlendiği takdirde sonraki bildirimlere kira sözleşmelerinin tasdik edilmiş fotokopileri eklenecektir.
 
Yürürlük
 
MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ hükümleri 1/4/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
 
Yürütme
 
MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.
    
 6. ŞU ANDAKİ ANLAYIŞ VE UYGULAMAYA GÖRE HARCIRAH
  
*Harcırah uygulaması “yeme ve yatma” giderleri için olup harcırah uygulamasından yararlanmayıp harcama belgelerine göre gider yazma uygulaması da seçilebilmektedir. Her ikisi de aynı anda uygulanırsa yani; “seyahat edene yeme ve yatma” giderlerine karşılık olmak üzere harcırah verilir ve seyahat edenin getirdiği “yeme ve yatma” ile ilgili belgeler gider yazılırsa verilen harcırahın tamamı brütleştirilerek gelir vergisine tabi tutulur.
 
+*Verilen harcırah tutarından aynı aylık seviyesindeki devlet memurlarına verilen gündelikleri veya devletçe verilen en yüksek gündelik miktarını aşan kısım brüte dönüştürülerek vergiye tabi tutulması gerekir.
 
*Seyahat edenin “yeme ve yatma” gideri dışındaki giderleri harcama belgelerine göre gider yazılır.
 
*Seyahat harcamalarının işle ilgili olmasını ve harcırahlardan oranında damga vergisi kesintisi olduğunu da hatırlatmış olalım.
                                  
8.     SON DÜZENLEMELERE GÖRE HARCIRAH KANUNU UYGULAMASI NASIL OLMALIDIR?
 
Yukarıda gerek gelir vergisi kanunu, gerek harcırah kanunu ve gerekse 40 sayılı harcırah kanunu genel tebliğini ele alarak uygulamanın nasıl olması gerektiği konusunda maddeleri gösterdik. Şimdi uygulama nasıl olacak? Kendi düşüncelerimizi açıklayalım.
Son düzenlemeden sonra:
a.      Harcırah uygulamasında
Önce geçici görevle yurt içi veya yurt dışına gönderilecek kimselere verilecek gündelikler tesbit edilecektir.
b.      Geçici görevle başka bir yere gönderilenlere gündelik ödendiği sürece konaklama giderinin ödenmesi gerekmekte olup, gündelik ödenmeyen günler için konaklama giderinin de ödenmesine imkan bulunmamaktadır.
c.       Bana göre, 6245 sayılı harcırah kanununun (b) fıkrasına göre gündelik ödenenler hariç) diğer memurlara, DOLAYISIYLA DA ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞANLARA DA yurt içinde yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirenlere, belge bedelini aşmamak üzere gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı ayrıca ödenir.
d.      2016 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUNUN H CETVELİ her kadro için vergiden istisna tutulan iç ve dış yevmiyeleri belirlemiştir.
 
SONUÇ:
 
193 sayılı Gelir vergisi Kanunu, 6245 sayılı Harcırah Kanunu, 40 sayılı Harcırah kanunu genel tebliği ve anayasa göz önüne alındığında, eşitlik prensibi gereği özel sektördeki personelin harcırahlarının belirlenen gündelik miktarının vergiden muaf olduğu gibi bir o kadar miktardaki konaklama giderlerinin de vergiden muaf olması gerektiği kanaatindeyim.
Bu konuda çalışmaların yapılması ve sorunun çözülmesi dileğiyle 

Cevdet Akçakoca


Devamını Oku…