kurumlar vergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurumlar vergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Şubat 2016 Pazartesi

Gayrimenkul Satış Kazancı İstisnası (KVK 5/1-E)

I-GİRİŞ

Şirket açısında sermaye kavramı büyük öneme sahiptir. Kurumların mali yapılarının güçlendirilmesinin teşvik edilmesi amacıyla 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 5. Maddesinde istisna hükümlerine yer verilmiştir. Yazımızda bu hükümlerden “Taşınmaz” satışından doğran satış kazanç istisnasında yer alan başlıca noktalara değinilmiştir.

II-YASAL MEVZUATTA YER ALAN İSTİSNA HÜKÜMLERİ

KVK 5/1-e maddesine göre;
Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75'lik kısmı  kurumlar vergisinden müstesnadır.
1 Seri No’lu KVKGT’de ise “Taşınmaz” kavramını Türk Medeni Kanunun 704. Maddesine atıfta bulunarak istisnaya konu taşınmazları; 

     -Arazi,

     -Tapu siciline ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar,
     -Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler
olarak sıralamıştır.
İstisna;
-Satışın yapıldığı dönemde kullanılır.
-İstisnadan yararlanılan kısım satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilmesi durumunda istisna nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) halinde de bu hüküm uygulanır.

*16.10.2011 tarihinde satışı yapılan taşınmaza ait satış kazancının %75’i fon hesabında tutulması durumunda 31.12.2016 tarihinden önce fon hesabından çekilmemesi gerekmektedir. Bu tarihten önce fon hesabından sermayeye ilave hariç çekilmesi durumunda ve firmanın tasfiyeye girmesi durumunda istisna nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Aynı zamanda 31.12.2016 tarihinden sonrada işletmeden çekilmesi kar dağıtımı sayılacaktır.
-Satış bedeli satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci yılın sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Aksi takdirde istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
-Taşınmaz iki tam yıl aktif de bulunmalıdır. 

*25.02.2014 yılında aktifleştirilen taşınmaz 24.02.2016 yılında satışı yapılırsa 2 tam yıl (730 gün) dolmadığından istisnadan yararlanamayacaktır.
-Menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır. Ancak, taşınmaz ticareti ile uğraşan mükelleflerin faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis ettikleri taşınmazların satışından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanabilecek; taşınmaz ticaretine konu edilen veya kiralama ya da başka surette değerlendirilen taşınmazların satış kazancı ise istisnaya konu edilmeyecektir.
Burada dikkat edilmesi gereken fiilen yapılmasa da ana sözleşmede taşınmaz ticareti alım satımı kiralanması yazması durumunda istisna hükümlerinden yararlanılabilir mi ? 

05.09.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.38.15.01-KV-20-185-102  sayılı özelge; 


“Bu açıklamalar çerçevesinde, şirketiniz her ne kadar taşınmaz ticaretini fiilen yapmasa da, şirketin ana sözleşmesinde iştigal konuları arasında taşınmaz ticareti bulunması dolayısıyla, bilançoda duran varlıklar arasında kayıtlı olan ve 13.09.2004 tarihinde tescil edilen taşınmazın satışından elde edilen kazancın 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan istisnadan faydalanması mümkün bulunmamaktadır.”


25.02.2015 tarih ve 39044742-KDV.17.4-329 sayılı özelge;


“Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketinizin esas faaliyet konusu her ne kadar taşınmaz ticaretinden ziyade başka şirketlere iştirak etmek olsa da, şirketinizin çok sayıda gayrimenkul alım ve satımı faaliyetiyle uğraşması nedeniyle taşınmaz satışından doğan kazancınız için Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-(e) bendindeki istisnadan yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.”
 
Tebliğde istisna uygulaması için taşınmazın tapuya tescil edilmiş olmasının gerektiği, tapuya tescili yapılmamış bir binanın satışından doğan kazanca istisna uygulanmayacağı açıklanmıştır. Ancak tapuya tescil işlemlerinin gecikmeler olması sebebiyle istisna şartlarından olan iki tam yıl süresinin hesaplamasında söz konusu taşınmazın fiilen kullanıldığının yapı inşaatı ruhsatı, vergi dairesi tespiti veya resmi kurum kayıtlarından birisi ile tevsik edilebilmesi mümkün olabilecektir.

09.01.2014 tarih ve 39044742-KDV.17.4-44 sayılı özelge;


“Bu hüküm ve açıklamalara göre, 2007 yılında satın alınan arsa üzerine inşa edilerek 2011 takvim yılında tamamlanan binanın satılması halinde satıştan elde edilecek kazancın %75'nin kurumlar vergisinden istisna olabilmesi için, satışı yapılan binanın kurum adına tapuya tescil edilmiş olması ve en az iki yıl şirket aktifine kayıtlı olması gerekmekte olup aktife kayıtlı bulundurma süresinin başlangıç tarihi olarak; binanın kurum adına tapuya tescil tarihinin değil inşaatın tamamlandığı ve bina olarak kullanılmaya başlandığı tarihin esas alınması gerekmektedir.”


07.08.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.17.01-130[2011-1-17-51]-817 sayılı özelge;
  

“Bu hüküm ve açıklamalara göre, arsa üzerinde inşa edilen ve aktife kaydedilen yeni binanın, en az iki tam yıl süreyle aktifinizde bulunduktan sonra satılması halinde maddede belirtilen şartlarla söz konusu istisnadan faydalanılabilecektir. Ancak, inşa edilen binanın cins tashihinin çeşitli nedenlerle şirketiniz adına tapuya tescilinin geç yapılmış olması durumunda ise yapı inşaatı ruhsatı, vergi dairesi tespiti veya resmi kurum kayıtlarından birisi ile tevsik edilmek şartıyla, satılan binanın iki yıllık aktifte bulundurulma süresinin başlangıç tarihi olarak, inşaatın tamamlandığı ve bina olarak kullanılmaya başlandığı tarih esas alınabilecektir.

Öte yandan, yeni inşa edilen binanın aktifte iki yıl bulunma süresinin tespitinde, arsa üzerinde daha önce bulunan ve yeni bina inşaatı için yıktırılan kargir apartmanın aktifinizde bulunduğu sürenin dikkate alınamayacağı ise tabiidir.”
28.03.2014 tarih ve 13334133-KVK-02-6 sayılı özelge de sehven şirket aktifine kaydedilmeyen gayrimenkulun satışından elde edilen bedelin istisna hükümlerinden yararlanılamayacağı belirtilmiştir.  

“Fiilen kullanılmakta olunsa bile aktife alınmamış gayrimenkullerin satışından doğan kazancın, kurumlar vergisinden müstesna tutulması mümkün değildir
Aktife alınma koşulu anılan Kanun maddesinin uygulamasında şekli bir şart olmayıp, asli bir şart olarak aranılmaktadır.”
Söz konusu istisnadan yararlanılması durumunda taşınmazların satışı ile ilgili ödenen komisyon, tapu harcı v.b. gibi giderlerin istisnaya isabet eden tutarın yani yapılan masrafların %75’inin mali karın tespitinde Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olarak beyan edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.  Bu hüküm Kurumlar Vergisi Kanunun 5/3 maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; 

“İştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez.”

Örnek 1

Hizmet sektöründe faaliyet gösteren ABC A.Ş. 16.10.2012 yılında 1.000.000,00 TL maliyet bedeli ile aktifine almış olduğu bir binayı 31.12.2015 tarihinde 2.500.000,00 TL’ye satmıştır. Söz konusu bina için ayrılan birikmiş amortisman tutarı 80.000,00 TL olup, satış ile ilgili 125.000,00 TL tapu harcı, komisyon v.b. masraf yapılmıştır. Bu durumda;
Aktif Değer
        1.000.000,00  
Birikmiş Amortisman
              80.000,00  
Net Aktif Değer
           920.000,00  
Satış Fiyatı
        2.500.000,00  
Kar
        1.580.000,00  
İstisna Kazancı (%75)
        1.185.000,00  
Beyan Edilecek Kazanç (%25)
           395.000,00  

Yapılan Masraf
125.000,00
İstisna Nedeniyle KKEG Olarak Beyan Edilecek Tutar
93.750,00
Mali Karın Tespitinde Gider Olarak Dikkate Alınacak Tutar
31.250,00

Örnek 2

Tekstil sektöründe faaliyet gösteren Z A.Ş. 2010 yılında 400.000,00 TL maliyet bedeli ile aktifine almış olduğu bir taşınmazı 2013 yılında 800.000,00 TL’ye satmış olup, bu satıştan elde edilen kar tutarı olan 400.000,00 TL’nin 300.000,00 TL’si için istisna hükümlerinden yararlanılmıştır. Satış tutarının 600.000,00 TL’si 31.12.2015 tarihine kadar geri kalan 200.000,00 TL ise 2016 yılında tahsil edilmiştir. Bu durumda 2016 yılında tahsil edilen 200.000,00 TL’ye isabet eden tutar için istisnadan yaralanılması mümkün değildir.
(200.000 x %50) x %75 = 75.000,00 TL kazanç kısmı için istisnadan yararlanılması mümkün değildir. Dolayısıyla 75.000,00 TL için 2013 yılında tahakkuk ettirilmeyen kurumlar vergisi (geçici vergi dahil) vergi ziyaına uğramış olacağından vergi aslı, vergi ziyaı cezacı ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

III-SONUÇ

Şirketlerin mali yapıların güçlendirmesine teşvik etmek amacıyla yapılan istisna uygulamasından yararlanmak için kısaca aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.

-Taşınmazın aktifte 2 tam yıl (730 gün) bulunması.
-Taşınmaz ticareti ile uğraşılmaması. ( Bu işlerle uğraşanların faaliyetlerini sürdürmek için tahsis edilen taşınmazlar hariç)
-Satış tutarının satış yapılan yılı izleyen 2 yıl içinde tahsil edilmesi.
-Kazanca ilişkin istisna tutarının sermayeye ilave hariç işletmeden çekilmemesi.

Mustafa Akarslan

Devamını Oku…

16 Şubat 2016 Salı

Şirketlerde, Kurumlar Vergisi İstisna İle İlgili YMM Tasdik Raporları

Bilindiği üzere, KVK’ nın 5/1-A mad. Hükmüne göre; Kurumların iştirak kazançları istisnası düzenlenmiş bulunmaktadır. Madde hükmüne 3 bent halinde istisnanın koşulları sıralanmıştır. Konuyla ilgili ayrıntılı açıklamalar ise KVK 1 seri nolu Genel Tebliğ de ayrıntılı izahatlara yer verilmiştir. Bu çalışmada kurumların taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnası konularına yer verilecektir.

1-
İstisnaya konu taşınmazlar ve iştirak hisselerinin en az 2 tam yıl şirket bilançosunun aktifinde 2 yıl ( 730 gün ) kalması ve kurucu senetlerine, intifa senetlerine ve rüçhan haklarına asgari 2 tam yıl süre ile sahip olması zorunludur.

2-
İnşa halindeki binalarda 2 yıllık sürenin tespiti: arsa üzerinde inşa edilen ve aktife kaydedilen binanın kurum adına tapuya tescil edilerek satılması durumunda, satılan binanın aktifte 2 yıl bulundurma koşulu süresinin başlangıç tarihi olarak, inşaatın tamamlandığı ve bina olarak kullanılmaya başlandığı tarih baz alınır.  

3-
Gayrimenkul satışı dolayısıyla elde edilen hasılat  bir bankada muhafaza edilmelidir. 

4-
Fon hesabında tutulan kazançların işletmeden çekilmemesi zorunludur. Satışın yapıldığı yılı izleyen 5. Yılın sonuna kadar şirket bilançosunun pasifinde özel bir fon hesabında tutulması gerekli kazançların, 5 yıl içinde fon hesabından başka bir hesaba çekilmemesi, nakledilmemesi ( sermaye ilave hariç ), dar mükellef kurumlar tarafından yurtdışına transfer edilmemesi veya bu süre içinde işletmenin tasfiyesi halinde, bu işlemlere tabi tutulan kazanç kısmı için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler 213 sayılı VUK hükümlerine göre vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte alınacaktır. 

5-
Gayrimenkul satış kazancı şirket ortaklarının  parası değildir.  Dolayısıyla  şirket ortakları bu   paraya el sürmemesi gerekir.  Şirketler gayrimenkul satışı nedeni ile oluşan istisna kazançları bilançolarının pasifinde “ Özel Fonlar Hesabında “ 5 yıl bekletmek zorundadırlar. Ancak, bu kazanç sermayeye her zaman ilave edilebilir. Bu konuda da SMMM veya YMM tasdik raporu ile sermayeye ilave işlemi tescil ve ilan ettirilecektir. 

6-
Alış-satış sonucu  oluşan   karın  miktarı ……. TL’yi geçmesi halinde  bu durum  bir YMM raporuna bağlanması zorunludur.   (Bu tutar 2015 yılı  için 233.000 TL’dir. 2014 yılı  ,için ise 212.000 TL’dir) 3568 sayılı yasaya göre, unvan almış meslek mensuplarının ( YMM’lerin) bu konuda düzenlenen raporlar nedeni ile şirket ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Yapılan işlemlerin hukuka aykırı olması nedeni ile muhtemel tarhiyatlardan Yeminli Mali Müşavir ile birlikte ilgili şirket sorumlu olacaktır.  YMM raporu, kurumlar vergisi beyanname ekinde vergi dairesine Nisan 2016 veya Haziran 2016 ya kadar ibraz edilmelidir. 

7-
Yatırım indirimi istisnası ile ilgili olarak YMM tasdik raporu yazma limiti 2015 yılı için 531.000,00 TL’dir. Beyanname üzerinden yapılacak indirim nedeni ile kullanılan miktarın 531.000,00 TL yi aşması halinde yatırım indirimi tasdik raporu istenecektir. Şirketin kullandığı tutar 531.000,00 TL altında ise YMM tasdik raporu istenmez. Şirketin zararları dolayısıyla kullanamadığı yatırım indirimleri ertesi yıla devredebilir. 

8-
İstisna ve indirimlerle ilgili olarak; YMM tasdik raporu vergi dairesine süresi içerisinde verilmediği takdirde, yapılan işlemler gecikme zammı ve vergi ziyaı cezalı olarak vergiler geri istenir. İstisna ve indirim ile ilgili YMM tasdik raporları Nisan 2016 ayında verilmediği takdirde; vergi dairesine dilekçe verilmek kaydıyla 30 Haziran 2016 tarihine kadar verilmesi mümkündür. 

9-
Şirketin amaç ve konularında inşaat ibaresi bulunsa da gayrimenkul satışları nedeniyle  istisnadan  faydalanması  gerekir.  (KVK md. 5/1-e) (KDVK md.17/4-r) 

10-
Kurumlar vergisi  istisnasından  faydalanılması  KDV’den  faydalanılmasını  mutlak kılmaz.  Koşulların  uygun olması halinde herhangi birinden  faydalanılabilir. 

11-
Gayrimenkul satış istisnası dolayısıyla   harç istisnası  söz konusu  değildir.  

12-
Satış hasılatı ve karı  muhasebe kurallarına göre  o yıl içerisinde kayıtlara alınmalıdır.  %75 istisna meselesi   satışın  yapıldığı  yıl muhasebe kayıtlarında gösterilir.  Geçici vergi  beyannamesinde müsait ise geçici vergiden indirilir.  Ve ayrıca, müteakip yıl  kurumlar vergisi  beyannamesi  üzerinde de ilgili  satırlarda %75’lik  kısım düşülecektir.   Bu konuda düzenlenecek  YMM raporu  30 Hazirana kadar verilebilir.   Neticede bu  alım-satımdan dolayı  oluşan karın   %25’i vergiye tabi olacaktır.


Mustafa Alpaslan

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/mustafaalpaslan/0255/

Devamını Oku…

2 Kasım 2015 Pazartesi

Kurumlar Vergisi Beyannamelerine İlişkin Değerlendirmeler

Ülkemizde kayıtlı bulunan 647 bin 186 (*) kurumun kazancının vergilendirmesinde beyan usulü kullanılmaktadır. Bu çerçevede yıllık kurumlar vergisi beyannameleri, 1950’lerden beri nisan ayı (**) içerisinde Gelir İdaresi’ne verilmektedir. Diğer taraftan beyannameler yaklaşık 10 yıldır, e-beyanname programı kullanılarak internet ortamında verilmektedir. Aradan 10 yıl süre geçmesine rağmen, hâlâ e-beyanname programının kullanılmasında ve kurumlar vergisi beyannamenin hazırlanmasına ciddi aksaklıklar bulunmaktadır. Kurumlar Vergisi beyannamesi özelinde gözlemlediğimiz aksaklıklar ile sistemi iyileştirebilecek önerilerimiz aşağıda açıklanmıştır.

Sistemdeki aksaklıklar ve öneriler:

• Bilanço, gelir tablosunun şekli gözden geçirilmelidir. Toplamlar ve detaylar cetvel kullanılmadan sağlıklı bir şekilde okunamamaktadır. Mevcut görünümü düzeltmek için toplamların koyu ve / veya büyük harflerle yazılması veya tablolara çizgiler vb. eklenmesi uygun olacaktır.

• Bilanço ve gelir tablosundaki dipnotların giriş yöntemi değiştirilmelidir. Metin olarak girilen bu alan son derece karışık bir görüntü arz etmektedir. Üstelik dipnotların böylesine karışık bir şekilde girilmesi, girilen bilgilerin idare tarafından etkin bir şekilde kullanılmasına da engel olmaktadır. Bu nedenle metin girişi yerine dipnotlar “boşluk doldurma” veya seçmeli şekilde girilmelidir.

• Bazı bilgiler hem dipnotlarda, hem de eklerde mükerrer olarak girilmektedir. Örneğin yabancı para pozisyon bilgisi hem dipnotlarda hem de ek formda mevcuttur. Bunun gibi olan mükerrer olarak girilen bilgiler elimine edilmeli, bilgi girişi tek bir aşamada yapılmalıdır.

• Beyanname ve eklerinin çıktıları kağıt israfını artıcı niteliktedir. Beyannameden çıktı alınmak istendiğinde, beyanname hacmi 10-20 sayfa arasında olmaktadır. Kâğıt israfını azaltmak amacıyla, beyannamenin kısaltılmasına ilişkin çalışmalar yapılmalıdır. Ayrıca dileyen kişilerin beyannamenin ana kısmı ile bilanço, gelir tablosu, transfer fiyatlandırması gibi ekleri ayrıca döktürebilmesi de sağlanmalıdır.

• Beyannamelerin çıktılarının görünümü iyi değildir. Beyanname çıktısında bir dağınıklık dikkat çekmektedir. Beyanname çıktısının iyileştirmesine dönük olarak uzman grafikerlere çalışma yaptırılabilir.

• Beyannamelerde manuel girişlerin azaltılması gerekir. Beyannamelerde, önceki yıl verileri de dahil olmak üzere, bütün veriler manuel olarak girilmektedir. Önceki yıl bilanço ve gelir tablosu verileri, esasen Gelir İdaresi sisteminde mevcuttur. Bu nedenle beyanname girilirken sistemde mevcut bilgilerin otomatik olarak cari beyannameye taşınması sağlanmalı, ancak bu bilgilerde bir değişikli bulunması halinde, buna ilişkin değişiklikler girilebilmelidir.

• Nisan başında versiyon güncellemesi uygulaması son bulmalıdır. Her yıl nisan ayı başında, 1 Nisan sürprizi yapılarak kurumlar vergisi e-beyanname versiyonu güncellenmektedir. Versiyon güncellendiği zaman, önceden girilmiş fakat İnternet vergi dairesine gönderilmemiş beyannamelerin gelir idaresine gönderilmesi mümkün olmamaktadır. Bu nedenle “Nisan başında kurumlar vergisi beyannamesinin güncellenmesi” uygulamasının daha erken dönemlerde yapılması uygun olacaktır.

• Beyannamenin giriş süresi kısaltılmalıdır. Beyannamenin girilmesi ortalama bir mükellefte asgari 3- 4 saat arasında bir zaman almaktadır. Üstelik bu süreye bilgilerin temin edilmesine dönük ön hazırlık çalışmaları da dahil değildir. Beyanname hazırlanma süresinin azaltılması gerekir.

• Kullanıcıların girişte ara vermesine imkân sağlanmalıdır. Kurumlar vergisi beyannamesinin girilmesine başlandığında, asgari bazı bilgileri girmeden sistem kayıt yapmaya ve çıkmaya izin vermemektedir. Bu uygulamanın gözden geçirilmesinde yarar bulunmaktadır.

• Anlamsız detaylar kaldırılmalıdır. Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler (KKEG), kâr dağıtım tablosu, döviz pozisyonu bilgisi gibi bilgilerin girişinde, TL’den sonra 4 hane yazılmaktadır. Başka bir ifade ile Türk Lirasında en küçük birim kuruş olmasına rağmen, buradaki bilgi girişinde kuruşun yüzde 1’ini içerir detay bilgi istenmektedir. Anlamsız olan bu gösterim görüntü kirliliği yaratmaktadır.

• Değişiklikler önceden bildirilmelidir. Beyannamelerde yapılacak değişikliklerin önceden kamuoyunun bilgisine sunulması uygun olacaktır. Böylece, meslek mensupları ve bilgisayar yazılımcıları muhasebe sisteminin uyumlaştırmasına dönük çalışmaları yapılabilecektir.

• Dövizli bilanço ve gelir tablosu verileri de beyannameye girilebilmelidir. Mevzuatla bazı mükellefl erin dövizli defter tutması mümkündür. Mevcut uygulamada dövizli defter tutanlar bilanço eklerini Türk para birimine göre hazırlamaktadırlar. Bu durumda, İdareye sunulan rakamlarla, resmi defterlerde yazan rakamlar birbirinden farklı olmaktadır. Bu nedenle dövizli defter tutanların, bilanço ve gelir tablolarının orijinal para birimi ile gösterilmesine de imkan verilmelidir.

Sonuç:

Kurumlar vergisi beyannamesinin içeriği Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenmektedir. Yapılan değişikliklerle, Maliye Bakanlığı daha fazla bilgiyi kurumlar vergisi beyannamesi yoluyla almaktadır. Öte yandan bu beyannamelerin hazırlanması da ciddi emek harcanmasına ve strese yol açmaktadır.

Yazımızda belirtilen iyileştirmelerin yapılması, e-beyanname programının kullanılmasının etkinliğini artıracak, kullanıcılar daha az zaman harcayarak beyannameleri daha sağlıklı bir şekilde hazırlayabilecek, datalar daha etkin kullanabilecektir.

Sayıları yüzbinlerle ifade edilen meslek mensubu ve diğer kişiler tarafından kullanılan bu yazılımda ortaya çıkan aksaklıklar hiç şüphesiz bu yazıda belirtilenlerle sınırlı değildir. İdarenin ve programcıların, kullanıcıların görüşlerini dikkate alarak yazılımı güncellemesi, hataları, problemleri ve gereksiz emek israfını asgariye indirecektir. Böylece beyannamelerin hazırlanmasında ve vergilerin toplanmasında gereksiz emek kullanımının önüne geçilecek ve “vergilendirmede basitlik” ilkesine uygun bir şekilde hareket edilmiş olacaktır.

(*) Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 26/06/2015 tarihli basın açıklaması.
(**) Özel hesap dönemini kullananlar, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın 25’ine kadar verirler.

Dr. Celal Çelik

Kaynak: http://www.dunya.com/yorum-inceleme/kurumlar-vergisi-beyannamesine-iliskin-degerlendirmeler-279438h.htm

Devamını Oku…