ödeme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ödeme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2016 Pazartesi

Ey Girişimci “İyi Mali Müşavir Az Vergi Ödetendir” Diyorsan Bir Daha Düşün !!!

Uzun süredir yaptığım mali müşavirlik mesleğimde yüzlerce firma kurdum; yüzlerce girişimciye danışmanlık verdim. Ve bu konuda gördüğüm girişimcilerin muhasebe konusunu önemsemedikleri sadece işlerine odaklandıkları bu yüzden de sonradan ciddi sorunlar yaşadıklarıdır. Bir girişimcinin temel hatları ile muhasebe ve vergi ile alakalı konulara hakim olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü girişimcinin işinin gereklerinden biride oluşabilecek riskleri minimize etmek ve işletmesine hakim olmaktır. Girişimci ancak bu riskleri bilir ise bunları kontrol edip; planlayabilir. Muhasebe geniş bir çalışma alanı ama girişimcinin muhasebe hakkında her şeyi bilmesine de gerek yok. Sadece genel mantığını,  işlerin yapılış süreçleri ve  nelere dikkat etmeli gibi hususları bilmeli zaten her girişimcinin devletle olan işlemlerinde ona yardımcı olan ona danışmanlık yapan bir mali müşaviri var. Burada girişimcinin üzerine düşen görev işini doğru yapıp işine hakim olduğu gibi işletmesine de hakim olacak bilgiye sahip olup, mali müşavirinin de desteği ile  işletmesine vergisel ve muhasebesel açıdan yukarıdan bakabilecek özelliğe sahip olabilmesidir. Katılımcı olarak katıldığım bir eğitimde katılımcılardan biri ile yaptığımız ara sohbetlerde katılımcı bana şöyle demişti: “hocam bizim mali müşavir çok iyi bize hiç vergi çıkartmıyor. Biz ne istersek bize o kadar vergi çıkarıyor!” Bu düşünce beni gerçekten çok rahatsız etmişti. İyi mali müşavir az vergi ödeten müşterisinin isteğine göre vergi oluşmasını sağlayan bunu da aslında muhasebe hata ve hileleri ile yapan mıdır?
Yoksa;
-Devletin koymuş olduğu kurallara uygun muhasebenizin yapılmasını sağlayıp sizi denetim risklerinden koruyan,
-Kanunlardaki avantajları, teşvikleri doğru öğrenip sizin bunlardan istifade etmenizi sağlayan,
-İşletmedeki verileri doğru analiz ederek işletmenin karlılığını artırma, kaynaklarını verimli kullandırma ve maliyetlerin azaltılması konularında bilgi üreterek girişimciye yardımcı olan,
-Ticari faaliyetinizden dolayı oluşan vergi risklerini önceden görüp gerekli tedbirleri alarak sizi koruyan mıdır.
Bu sorunun cevabını her girişimci kendisi vermelidir. Muhasebe hata ve hileleri ile az vergi ödemek ilk bakışta işletmeye kaynak üretmek adına kar etmek gibi gelebilir. Fakat girişimcinin görevlerinden biri faaliyetlerini doğru raporlayarak gelirleri üzerinden devlete vergi vermektir. Bunu yapmaması halinde devlet yaptırımları ile karşı karşıya geleceğini bilmelidir. Mali müşavirini az vergi ödemek yolunda sıkıştırmak yerine ondan avantajları, vergi planlamasını, maliyet kontrolü gibi yasal ve işletmesine faydalı olacak bilgileri alma ve uygulama yoluna gitmelidir.
Ey Girişimci Dikkat Et Her an İncelene bilirsin?
Vergi Usul Kanunu‘na göre vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının mükelleflere önceden haber verilmesi zorunlu değildir. Vergi incelemesi henüz sonuçlanmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere zaman aşımı süresi olan 5. yılın sonuna kadar her zaman yapılabilir. Mükellefin vergi incelemesine alınmış ve rapor düzenlenmiş herhangi bir yıl hesaplarının tekrar vergi incelemesine alınmasına engel herhangi bir hukuki düzenleme bulunmamaktadır. Daha önceden yapılan vergi incelemesinin tam veya sınırlı olmasının bir önemi yoktur. Muhasebe, vergi usul ve esaslarına uygun işleriniz yapılıyorsa o zaman denetimlerden korkmanıza gerek yok. Fakat vergi kaçırarak kar etme mantığında iseniz unutmayın ki incelemede az ödediğiniz verginin çok daha fazlasını ceza olarak ödeyebilirsiniz. Vergi Riskleri Nelerdir? İşletmelerin vergiyle ilişkisi son derece karmaşık bir seyir izliyor.  Vergi incelemeleri, vergi davaları, matrah hesaplamaları, riskli işlemler, grup içi işlemler, vergi dairesi ilişkileri, personelden kaynaklanan hatalar, iş süreçleri-muhasebe ilişkisi ve vergi süreç denetimi gibi bir dizi olgu nedeniyle vergi konusu eğer iyi yönetilemezse şirketler için ciddi bir sorun olabiliyor. İşletmelerde karşılaşılan başlıca vergi riskleri aşağıdaki ana başlıklar halinde şöyle gruplanabilir:
  1. Transfer fiyatlaması ve örtülü sermaye yoluyla kazanç aktarımı
  2. Muafiyet ve istisnaların uygulamasında karşılaşılan farklı görüşler
    1. Satışlarda ve ücretlerde açıktan işlemler
    2. Yanıltıcı belgeler ve işle ilgili olmayan giderler yoluyla maliyet artırımı
    3. KDV ve ÖTV planlaması amacıyla ilişkili şirketler arasında yapılanma ve faturalaşma
    4. Sözleşmeler üzerinden hesaplanması gereken damga vergisinin ödenmemesi
      1. Gelir ve gider tahakkuklarında kaymalar
      2. Maliyet, amortisman ve değerlemelerde hatalar
      3. Stopaj uygulamalarında yanlışlıklar
      4. Vergi oranlarında, matrah hesaplamalarında, indirim ve ilavelerde hatalar
“Bu risklerin bir kısmı hatalardan, diğer bir kısmı vergileme konusunda tartışmalı uygulamalardan ve önemli bir kısmı da kanuna aykırı kasıtlı yanlışlardan kaynaklanmaktadır. Girişimciler her ne kadar bazı riskleri bilseler dahi rakamsal olarak yaratabileceği olumsuz etkilerin boyutları konusunda yeterli bilgiye sahip değiller. Hatta bu risklerin bir kısmı hakkında hiçbir bilginin olmadığı durumlarla da karşılaşılmaktadır. Dolayısıyla, girişimciler mali müşavirlerinden sadece bir danışman gibi değil aynı zamanda bir öğretmen gibi faydalanmalı ve işbirliği içinde işletmelerindeki riskleri kontrol altına alma ve doğru vergi ödeme mantığı ile hem işlerini hem de işletmelerini koruyabilirler.
Unutmayınız ;“İyi Mali Müşavir az vergi ödeten değil kanunlardaki tüm avantajları kullandırandır.”
Nevzat Erdağ

Devamını Oku…

21 Aralık 2015 Pazartesi

Veraset Yoluyla İntikal Eden Araçlarda ÖTV İstisnası Var Mıdır ?

Soru: Veraset yoluyla intikal eden araçlarda ÖTV istisnası uygulaması var mıdır?

Cevap:  4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun (15/2-a) maddesinde, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, veraset yoluyla intikaller hariç ilk iktisabında istisna uygulananların istisnadan yararlananlar dışındakilerce iktisabında, ilk iktisabındaki matrah esas alınarak adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan, kayıt ve tescili tarihinde geçerli olan oran üzerinden, bu tarihte ÖTV alınacağı, ancak Kanunun (7/2) maddesi çerçevesinde istisnadan yararlananların bu istisnadan yararlanarak iktisap ettikleri kayıt ve tescile tabi malları 5 yıldan fazla kullanarak elden çıkarmaları durumunda bu hükmün uygulanmayacağı hüküm altına alınmış olup, söz konusu düzenlemenin uygulama usul ve esasları 18/4/2015 tarihli ve 29330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 1/5/2015 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (IV/G) bölümünde belirlenmiştir.

Mezkur Genel Tebliğin (IV/G/2) bölümüne göre, ilk iktisabında istisna uygulanan kayıt ve tescile tabi bir taşıtın veraset yoluyla intikale bağlı olarak müştereken bütün mirasçılar adına kayıt ve tescil edilmesi halinde, mezkûr Kanunun (15/2-a) maddesi hükmü gereğince bu intikal işlemi nedeniyle ÖTV aranmamaktadır.

Ayrıca, muristen mirasçılara intikal etmiş olan terekede söz konusu taşıtın yanı sıra başkaca mal ve/veya hakkın bulunması halinde diğer mirasçıların lehine taşıt üzerindeki mülkiyet hakkından ivazsız olarak feragatini gösteren belgenin ibrazı şartıyla istisnadan yararlanılmış olan taşıtın lehine feragat edilen mirasçıya intikali de esas itibarıyla "veraset yoluyla intikal" olarak değerlendirilmekle birlikte, Kanunun (15/2-a) maddesi kapsamında ÖTV aranmaması için terekede yer alan diğer mal ve/veya hakların değerinin taşıtın değeri ile mütenasip olması gerekmektedir.

Bunun yanı sıra, söz konusu uygulamada, ÖTV'den müstesna olarak ilk iktisabı yapılan taşıt dışında herhangi bir mal ve/veya hakkın "birden fazla mal ve hak" kapsamında değerlendirilebilmesi için söz konusu mal ve/veya hakkın Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesine dahil edilmiş olması gerekmekte olup, mezkûr beyannameye dahil edilmeyenler "birden fazla mal ve/veya hak" kapsamında değerlendirilmemektedir. Öte yandan, Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesiyle beyan edilen tapu veya tapular ile banka veya bankalardaki paralar, hisse senedi, tahvil, telefon, araba gibi menkul malların değerinin belgelerle tevsik edilmesinin gerektiği tabiidir.

Bu çerçevede, muristen mirasçılara intikal etmiş olan terekede söz konusu taşıtın yanı sıra başkaca mal ve/veya hakkın bulunması ve mirasçıların taşıt üzerindeki mülkiyet haklarından (miras paylarından) ivazsız olarak tek bir mirasçı lehine feragat etmeleri halinde, lehine feragat edilen mirasçının aracı kendi adına tescil işleminde ÖTV aranmaması için, taşıt dışında mirasçılara intikal eden mal ve/veya hakkın Veraset ve İntikal Beyannamesine dâhil edilmiş olması ve bunların söz konusu beyannamede beyan edilen değerinin taşıtın değeri ile mütenasip olması şartlarının birlikte sağlanması gerekmektedir. Aksi takdirde, diğer mirasçıların vereceği feragatnameye istinaden taşıtı devralan mirasçı tarafından, taşıt üzerindeki kendi mülkiyet hakkına (miras payına) karşılık gelen kısım hariç olmak üzere, Kanunun (15/2-a) maddesi çerçevesinde hesaplanan ÖTV'nin beyan edilip ödenmesi aranmaktadır.

Buna göre, örneğin bir kişinin  vefatı nedeniyle söz konusu taşıt ile birlikte mirasçılarına intikal eden ve Veraset ve İntikal Beyannamesine dahil edilmiş olan gayrimenkullerin değerinin taşıtın değeri ile mütenasip olması halinde, bunların varlığına ilişkin belgelerin ibrazına bağlı olarak, diğer mirasçıların taşıt üzerindeki mülkiyet haklarından (miras paylarından) feragat etmeleri üzerine taşıtın ilgili kişi adına tescil edilmesi aşamasında, Kanunun (15/2-a) maddesi kapsamında ÖTV yükümlülüğü olmayacaktır.

Son olarak, söz konusu aracı, vefat eden kişinin istisnadan yararlandığı tarihten itibaren 5 yıllık sürenin bitiminden önce, istisnadan yararlanamayan bir kişi veya kuruma devredilmesi halinde, Kanunun (15/2-a) maddesi gereğince, bu devir dolayısıyla adına kayıt ve tescil işlemi yapılandan (istisnadan yararlanamayan kişi veya kurumdan), vefat edenin ilk iktisabındaki matrah üzerinden, alıcı adına kayıt ve tescil tarihindeki orana göre hesaplanacak ÖTV tahsil edilecektir.

Koray ATEŞ

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/sorucevap/haber_oku.php?haber_id=1845

Devamını Oku…

23 Ekim 2015 Cuma

Köprü ve Otoyollardan 685 Milyon Lira Gelir Elde Edildi

Türkiye'de köprü ve otoyollardan bu yılın 9 ayında 658 milyon 161 bin 259 lira gelir elde edildi.

Karayolları Genel Müdürlüğü verilerine göre, eylülde köprü ve otoyollardan 35 milyon 551 bin 911 araç geçişi oldu. Söz konusu geçişlerden elde edilen gelir 67 milyon 210 bin 218 lirayı buldu. Araçların 24 milyon 724 bin 185'i otoyolları kullandı ve bu araçlardan 51 milyon 475 bin 275 lira gelir sağlandı.

Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden söz konusu ayda geçen 10 milyon 827 bin 726 araçtan da 15 milyon 734 bin 943 lira ücret alındı. 

Bu yılın 9 ayında köprü ve otoyollardan geçen 309 milyon 804 bin 62 araçtan 658 milyon 161 bin 259 lira gelir elde edildi. Bu gelirin, 494 milyon 993 bin 856 lirası otoyollardan, 163 milyon 167 bin 403 lirası ise köprülerden geçen araçlardan geldi.

Otoyolları kullanan 204 milyon 414 bin 905, köprülerden geçen 105 milyon 389 bin 157 araçtan gelir sağlandı.


Devamını Oku…