vergi incelemeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vergi incelemeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2017 Perşembe

Serbest Meslek Kazancı Elde Edenlere Mahkemeden Güzel Haber


Son zamanlarda Doktor, Avukat, Mali Müşavir gibi serbest meslek kazancı elde edenlere Vergi Müfettişleri odaların belirlediği tarifenin altında kazanç elde edemeyeceklerine yönelik vergi inceleme raporları düzenlemekte, vergi tarhiyatı yapmakta ve ceza kesmektedir. Bu tür meslekleri yapıp serbest meslek kazançları elde edenler her zaman odaların belirlediği tarifeden hizmet verememekte, tarifenin altında makbuz kesebilmektedir. 

06.03.3017 tarihli İstanbul 8. Vergi Mahkemesi'nin 2016/480 Esas ve 2017/457 Karar numaralı Kararında, Vergi Mahkemesi, Serbest Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik (SMMM) hizmeti karşılığında müşterilerinden asgari ücret tarifesinin altında ücret alarak serbest meslek makbuzu düzenlediği tespit edilen ve düzenlenen serbest meslek makbuzları toplam tutarı ile asgari ücret tarifesine göre alınması gereken ücret tutarları toplamı arasındaki farktan hareketle adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden dava açan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirin (SMMM) davasını aşağıda ele alacağımız gerekçe ile kabul etmiş ve tarhiyatlar ile kesilen cezaları kaldırmıştır. 

KDV Kanunu'nun 27/5 Maddesi uyarınca da, serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedeli, bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamaz.

Bilindiği gibi, VUK’un 3/B Maddesine göre, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.  

Serbest meslek kazancı elde eden serbest meslek erbabının kazanç miktarı konusunda normal ve mutad olan durum, serbest meslek erbabının düzenlemiş olduğu ve defterlerine kaydettiği serbest meslek makbuzlarında yazılı olan miktarda kazanç elde etmesidir. Düzenlenen serbest meslek makbuzlarında yazılı olan tutarın haricinde kazanç elde edilmiş olduğunun kabul edilebilmesi için, idarenin vergi inceleme yetkisini kullanarak, gerektiğinde ilgili kişilerin de ifadeleri alınmak suretiyle davacının defter ve belgelerine göre daha fazla kazanç elde ettiğini somut ve inandırıcı delillere dayandırılmak suretiyle tereddüte mahal bırakmayacak biçimde ortaya koymak suretiyle ispat etmesi gerekmektedir. Dolayısı ile mükelleflerin defter ve belgelerine göre daha fazla kazanç elde ettiği konusunda ispat yükü idareye aittir. 

VUK 134’üncü maddesi uyarınca vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, tespit edilmesi ve sağlamasıdır. Bu halde, serbest meslek erbabının verdiği muhasebe hizmeti karşılığında almış olduğuücrete ilişkin eksik tutarda serbest meslek makbuzu düzenlemek suretiyle kayıt ve beyan dışı bıraktığı bir hasılatının bulunup bulunmadığının hukuki, somut ve inandırıcı delillere dayanılarak açık ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekirken, davacının hizmet verdiği müşterilerden serbest muhasebeci ve mali müşavirler için belirlenen asgari ücret tarifesinde yer alan tutarlar kadar ücret aldığı halde, asgari ücretin altında belge düzenlediği varsayımına dayalı olarak tespit edilen hasılat üzerinden davacı adına salınan dava konusu vergi ziyaı cezalı KDV’de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. 

Serbest meslek erbabının, serbest muhasebeci ve mali müşavirler için belirlenen asgari ücret tarifesinin altında belge düzenlenmiş olması bağlı olduğu meslek kuruluşu ile kendisi arasındaki hukuki durumu ( disiplin cezası verme vs.) etkilemekte olup, vergi kanunları karşısındaki hukuki durumu etkilememektedir.  

Vergi Mahkemesi kararı sadece bu davanın sonucu bakımından değil, emsal bedele/tarifeye atıfta bulunmadan önce vergi incelemesinin tam olarak eksiksiz bir biçimde ve gerçeği yansıtacak şekilde somut delillerin ortaya konularak yapılması gerektiğini söylemesi bakımından da önemlidir. 

Burada tarifeye atıfta bulunarak vergi inceleme raporu düzenlenmesi olayın kolayına kaçmak gibi bir sonuç doğurmaktadır, ancak Vergi Mahkemesi bunu kabul etmemektedir. Vergi Mahkemesi kararı piyasa gerçeğini dikkate alan bir karar olmuştur. Maalesef uygulamada odaların belirlediği ücretler her zaman alınamamaktadır. Şüphesiz ki, Doktor, Avukat, SMMM gibi bütün meslek erbapları daha fazla kazanmak ister. Fakat, her zaman bu mümkün olmayabiliyor. Mahkeme de kararında bunu ifade etmiştir ve çok yerinde bir karar olmuştur. 


Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/ekremoncu/0325/

Devamını Oku…

30 Haziran 2016 Perşembe

Vergi İncelemesine Başlamadan Önce Vergide Düzeltici Beyan

AÇIKLAMALAR

Bilindiği gibi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri ve ayrıca Vergi Dairesi İşlem Yönergesi hükümlerine göre düzeltici mahiyette gelir, Kurum, Geçici, KDV ve diğer vergi beyanları verilebilmektedir. Düzeltici vergi beyanları asıl beyanname önceki aşamalarda müddeti içerisinde vergi dairesine verildikten sonra kayıtların incelemesi sonucunda mükelleflerce sonradan elektronik ortamda vergi dairesine yollanmaktadır.

Vergi hukukunda ayrıca yaygın olarak pişmanlıkla beyanname verilmesi de mümkündür. (VUK mad. 371 ) Koşulların uygun bulunması halinde yasal süresinden sonra pişmanlık talepli beyannamelerin verilmesi mümkündür.

Burada vergi incelemesine başlamadan önce veya daha sonra düzeltici mahiyette nasıl beyanname verilebileceği hususları üzerinde durmak istiyoruz. (Bkz: 213 sayılı VUK Genel Tebliği Seri No:368)

1) Yasal süresinden sonra pişmanlık istemli düzeltici beyanname verilmesi:

213 sayılı VUK mad. 371 hükümlerine göre vergi incelemesine başlamadan veya idare takdire gitmeden önce pişmanlıkla beyan verilmesi mümkündür. İdare, incelemeye başlamışsa veya takdire dosyaya sevk etmişse bu aşamada pişmanlık istemli beyanname verilmesi mümkün değildir.

2) Yasal süresinden sonra pişmanlık talepsiz normal düzeltici beyanname verilmesi:

İdare, incelemeye başlamamışsa veya takdire dosyayı sevk etmemişse pişmanlık talepsiz beyanname verilir. Bu beyanname düzeltme istemli olacaktır. Beyannamedeki vergi miktarı tahakkuk ettirilir, tahakkuk fişi düzenlenir, 30 gün vade verilir, verginin ½’ si kadar vergi zıyaı kesilir. (VUK mad. 344) Burada aynı vergi türünde ise vergi zıyaı cezası 1 kat, farklı vergi türünde ise ½ oranında vergi zıyaı cezası kesilir.

3) Pişmanlıkla beyanda yasal koşullar nelerdir?

a) İdare durumu fark etmeden mükellef tarafından beyanname veya pişmanlık dilekçesi vergi dairesine verilmelidir.
b) Dilekçe verilmeden önce beyanname verilmeme hali bir muhbir veya başka bir kurum tarafından idareye ihbarda bulunmamış olması gerekir.
c) Pişmanlık dilekçesi verildiği tarihte olay ile ilgili herhangi bir vergi incelemesi veya dosyanın takdir komisyonuna sevk edilmemiş olması gerekir.
d) Düzeltme beyannamesinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde verilmesi gerekir.
e) Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi gerekir.

4) KDV beyannamelerinde yasal süresinden sonra matrahı arttırıcı veya azaltıcı düzeltme beyannamesi verilmesi:

a) Yasal süresinden sonra matrah arttırıcı beyannamelerde düzeltme beyannamesi verilebilir. Ödeme pişmanlık talepsiz ise 30 gün içinde vergi, Gecikme faizi ve ayrıca VZC tahakkuk ettirilir. Olay, duruma göre incelemeye sevk edilmeyebilir.
b) Yasal süresinden sonra (Vergi incelmesine başlanmadan ve incelemeye başlama tutanağı düzenlenmeden önce) matrah azaltıcı şekilde verilen düzeltme beyannameleri vergi dairesi tarafından veya vergi inceleme elemanları tarafından indirilecek KDV’ler bağlamında mükellefin defter ve belgeleri üzerinde incelemeye konu edilecektir.

5) Ba-Bs bildirimlerinin düzeltilmesi:

a) Yasal süresi içerisinde verilmiş form ba-bs formları hakkında düzeltme gerekli ise daha sonra bu beyanlar ve bildirimler formun üzerine gerekçesi yazılarak, sisteme girilip düzeltme yapılabilir.
b) Yasal süresinden sonra düzeltici mahiyette verilen form ba-bs lere 1.560,00 TL ÖUCZ kesilebilir.
c) Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerde bu ceza 560,00 TL ÖUCZ kesilir.

ÖZET VE SONUÇ:

Vergi mükellefleri tarafından tarh zamanaşımı içerisinde yani 5 yıllık tarh zamanaşımı dâhilinde düzeltici mahiyette verilmesi gereken beyannamelerde ÖUCZ ve ayrıca Vergi Zıyaı cezasının hangi nispette tarh edileceği, vergi incelemesine başlanılıp/başlanmaması veya takdir komisyonuna sevk edilip edilmediğine göre değişmektedir. Mükellefler nezdinde herhangi bir vergi incelemesine başlanıldıktan veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapıldıktan sonra pişmanlık talepli olarak düzeltme beyannamesi verilemez. Ancak vergi incelemesi veya takdir komisyonuna sevk işleminin esasını oluşturan vergi türünün sonradan verilen düzeltme beyannamesinin içeriğini oluşturan vergi türü ile aynı olması halinde kesilecek vergi zıyaı cezası bir kat; farklı olması halinde ise %50 oranında uygulanacaktır.

Mustafa Alpaslan

Devamını Oku…

16 Haziran 2016 Perşembe

İncelemelerde En Çok Eleştirilen Husus

KASA VE ORTAK CARİ HESABINA ADAT UYGULAMASI
Daha önceleri şirketlerde eleştirilecek çok fazla konu çıkardı. Ancak gerek yeminli mali müşavirlik gerekse mali müşavirlik mesleğinde meslektaşların mesleki bilgilerini sürekli geliştiriyor olması, bu konularda yapılan yayın ve konferansların artması, bilgiye olan ulaşımın kolaylaşması gibi birçok nedenle eleştirilecek bu konular azalmıştır. Eleştiri hususları ya yorum farklılıklarından kaynaklanmakta ya da ülkenin kronik sorunları nedeniyle oluşmaktadır. 
Kasa ve ortak cari hesap şişkinliği bu kronik hastalığın sonucu doğan ve müfettişlerin özellikle son 10 yıldır neredeyse her yüz raporun ellisinde yaptığı eleştiridir. Dediğim gibi esasen eleştirilecek konuların azalmışlığından da artış gösteren bu eleştiri konusu hususun, şirketlerde oluşmasında maalesef bazı katılaşmış ekonomik gerçeklikler yatmaktadır. 
Öncelikle kayıt dışının fazla olduğu bir ekonomi olmamız nedeniyle şirketle ilgili tüm giderler kayıt altına alınamamaktadır. Örneğin bir fabrika binası yapan şirketin çalıştırdığı amele, kalfa vs. işçiler için belge düzeni yeterince sağlanamamaktadır. Buna benzer birçok gider çeşidi için belge alınması kolay olmamaktadır.
Diğer yandan işletmelerin aldığı mal ve hizmetler için faturasız satış teklifleri bazen işletmeler için cazip olabilmektedir. Bu takdirde de belge girişi olmamakta ancak açıktan ödeme yapılmaktadır. 
Bir diğer sorun maalesef özellikle yüksek ücretle çalışanların maaşının biraz düşük gösterilmesi ve bu dönemler için yapılan açıktan maaş ödemelerinin kayıtlarda yer alamamasıdır.
Diğer yandan bir diğer büyük problem şirket sahiplerinin şirketi kendileri ile eş görüp şahsi harcamaları için kayıtlı veya kayıtsız şirketten para çekmeleridir.
Esasen bu konuda yeni Türk Ticaret Kanununda çok geniş ve ağır cezalar içeren düzenlemeler yapılmıştı. Fakat düzenlemelerin şirket kaynaklarını ortaklardan koruma yaparken ortağı tümden gözden çıkardığı için Kanunda değişikliğe gidildi.
Bizce bu konuda yapılması gereken şey; kar dağıtımında stopajı %10 ve nihai vergileme olarak düzenlemek olmalıdır. Zira şirket ortakları çektikleri paralar için %15 stopaj ödeyip gelecek yılda da bunu gelir vergisi beyanı olarak beyan etmek istememektedirler. %10 stopaj ve nihai vergilendirme bu hastalığın çözümünde ciddi çare olacaktır. Firmalar için de kasa ve ortak cari hesaplarının daha gerçeğe yakın olmasını sağlayacaktır. 
Özellikle uluslararası kredi kuruluşlarından kredi talep ederken veya ulusal bankalardan, yüksek oranlı şişmiş kasa ve ortak cari hesapları her zaman sorun yaratmaktadır. Çünkü nakit yönünden varlıklı görünen bir firmanın kredi talebinde bulunması gibi garip bir durumla karşılaşılmaktadır. Halbuki esasen böyle bir para yoktur.
İşte bu ve buna benzer durumların sonrasında muhasebe bölümünün karnını ağrıtan kasa veya ortak cari hesaplarında şişkinlik oluşmaktadır.  
Denetim elemanları da incelemelerini yaparken ortağın üzerinde bulunan paraya ve işletmenin kasasının günlük ihtiyacının dışında var olan tutarlara bankacılık sektörünün hesaplama tarzı ile adat hesaplamaktadır. Hesaplanan bu aidatlara yine ilgili dönemler için belirlenen faiz oranı uygulanarak bir faiz hesabı yapılmaktadır. Ayrıca hesaplanan bu faiz tutarı üzerinden bir KDV raporu düzenlenmektedir. Bununla da yetinilmeyip hesaplanan faiz işletmeye ödenmediği için işletmeden çekilmiştir diye kar dağıtımı stopajı raporu düzenlenmektedir. Esasen fiilen şirkette olmayan paralar için faiz, KDV ve  stopaj raporları ile karşı karşıya kalınacaktır. İşin tatsız tarafı bu tutarlarda raporlar düzenlendikten sonra problem ortadan kalkmamakta ve aynı hastalıklar devam ettiği için kar dağıtımı veya başka bir çözüm bulunmadığı sürece sonsuz sürede bu raporun yeni yıllar için de düzenlenmesine devam edilebilecektir.
Eğer işletme bu kronik sorunlarını çözemiyorsa ve de denetimlerde vergi, ceza ve faizle karşılaşmak istemiyorsa dönem sonlarında kasa ve ortak cari hesaplarına adat uygulaması gereklidir.
Bir önceki vergi affı kapsamında kasa ve ortak cari hesaplarında biriken bu paralar için af gelmişti. %3 bir vergi ödeyerek bu hesapları sıfırlama şansı tanınmıştı. Ancak mükelleflerin önemli kısmı bu maddenin kıymetini bilemediler. Aslında madde bir nevi geçmiş yıl karlarının fiilen dağıtımını sağlıyordu. Dediğim gibi bu tür yapısal hastalıkları çözen bir madde olmasına rağmen kıymeti anlaşılamadı. Aslında 2-3 ay sonra çıkacağı söylenen yeni pakete eklemekte fayda vardır.
Hayrullah Doğan


Devamını Oku…

2 Aralık 2015 Çarşamba

Vergi İncelemesinde Defter ve Belge Teslim Tutanağı

Bilindiği gibi, Vergi Denetim Kurulunun faaliyete geçmesiyle beraber, Vergi inceleme işlemlerinde bazı düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerin sonucunda, vergi incelemelerinin olması gereken ideal şekle gelmesi amaçlanmaktadır. Bunun sonucunda,  31.10.2011 tarihinde Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslarla İlgili Yönetmelik, Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği, Rapor Değ. Kom. Ol. İle Çalışma Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, VDK Performans Değ. Sis. Yönetmeliği, Görev Yerleri İtibariyle Vergi Müfettişleri Yer Değiştirme Yönetmeliği, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği, Mükelleflerin İzahat Taleplerinin Cevaplandırılması Hakkında Yönetmelik yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.(1)[1]

Bu çalışmamızda yeni yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olan "defter ve belge teslim tutanağı" hakkında açıklamalara yer verilecektir. Buna göre;

1-    Defter ve belge teslim tutanağı bir sayfadan ibaret olup, ön sayfa da mükellef ile ilgili, unvan, adres, vergi no, vergi dairesi, faaliyet konusu, telefon ve diğer iletişim araçları bilgileri bulunmaktadır.
2-    Teslim edilen yasal defterler hakkında bilgiler.
3-    Teslime edilen yevmiye, kebir, envanter defterlerinin yıllar itibari ile tasdik makamı ve tasdik tarihi ve nosu bilgilerine yer verilmiştir.
4-    Teslim edilen belgelerin türleri, başlangıç ve bitiş seri noları ve adetleri,
5-    Teslim edilen alış-satış belgelerinin yıllar itibari ile detaylı dökümleri.
6-    Son olarak, belgeleri ilgili müfettişe teslim eden kişinin imzası ve bu belgeleri kabul eden vergi müfettişine ait tesellüm bilgileri.

Vergi incelemelerin de uyulacak usul ve esaslar hakkında yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen 2 nüsha tutanak karşılıklı imzalanıp, mühürlenerek tarihlendirilmektedir. Defter ve belge teslim tutanağı esasen 213 sayılı VUK kanununa göre önemli bir belge olup, bu tutanağın ekinde ayrıca yine 4 nüsha “ İncelemeye Başlama Tutanağı “ düzenlenmektedir. Bu tutanakta özetle mükellefe ait yukarıda yer verilen bilgiler, incelemenin konusu, gerekçeleri, dönemi, incelemeye başlama tarihi, incelenen vergilendirme dönemi,  tarafların karşılıklı imzaları. 

Vergi incelemesi bilindiği gibi 213 sayılı VUK 134,135 maddelerinde yer verilen madde hükümlerine göre yürütülmektedir. Aynı yasanın 140. Maddesinde inceleme sırasında uyulacak esas ve usuller belirlenmiştir. Bu açıdan incelemeye başlama tutanağı önemli bir belge olarak karşımıza çıkmaktadır.(2)[2] Eski uygulamalarda incelmeye başlama tarihi konusunda eski yönetmelikte çeşitli belirsizlikler bulunmasına karşın yeni yönetmelikler bu belirsizlikler tamamı ile ortadan kaldırılmıştır.


[1] 30.12.2011 gün ve 28158 sayılı 1,2,3 Resmi Gazete, ve ayrıca Bkz: Rega

[2] Soydan Başar, Türk Vergi Hukukunda Vergi İncelemesi, 12 Levha Yayını, 1. Baskı Eylül 2015, İstanbul, s:401,407

Mustafa Alpaslan

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/mustafaalpaslan/0242/

Devamını Oku…

25 Kasım 2015 Çarşamba

Vergi İncelemelerinde Mükellef Hakları

Geçen hafta, Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneğinin toplantısında transfer fiyatlandırması, matrah aşındırması gibi konular gündeme gelmişti. Sunumları İstanbul Örtülü Sermaye, Transfer Fiyatlandırması ve Yurtdışı Kazançlar Grup Başkanı Sayın Mehmet Ali Kaya yaptı. Özetle, hele G-20 toplantısından sonra transfer fiyatlandırması ve yurtdışı kazançlar ile ilgili denetimlerin yoğunlaşabileceğinden bahsetti. Bu arada karşılıklı konuşmalarda, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının vergi incelemelerinde mükellef hak ve yükümlülükleri konusunda bir broşürü söz konusu oldu. Broşürü buldum. Broşür Eylül 2015 tarihinde yayımlanmış, çok taze bilgiler içeriyor.

Her mükellefin veya vergi idaresi tarafından denetlemeye alınanların bilmesi gerekenleri Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı çok iyi niyetle düzenlemiş. Buna benzer düzenlemeleri Adalet Bakanlığında da görmüştüm. Bana göre çok güzel bir hareket. Her mükellefin vergi dairelerinden toplam 10 sayfa olan bu broşürü edinmesini ve herhangi bir inceleme halinde yanında bulundurulmasını tavsiye ediyorum.
Herhangi bir inceleme halinde, bir çok mükellef, broşürde yazan haklarını kullanma konusunda çekingen davranmaktadır. Yine de herkesin bu bilgileri öğrenip haklarından yararlanması gerektiğini düşünüyorum. Broşürdeki bilgiler ve mükellef hakları:

1. Her mükellef vergi inceleme elemanının kimliğini görme hakkına sahiptir. İşe başlamadan önce inceleme elemanının kimliğini görmek isteyebilirsiniz.
2. İnceleme konusu ve kapsamını öğrenme hakkı: Mükellef, inceleme elemanından incelemeye başlanmadan önce incelemenin konusu hakkında açıklama isteyebilir.
3. Defter ve belgeleri ibraz etmek için ek süre isteme hakkı: Mükellef zor durumda kalması nedeniyle defter ve belgelerini istenen sürede ibraz edemeyecek durumda ise ek süre verilmesini isteme hakkına sahiptir.
4. İncelemenin her safhasında bilgi alabilme hakkı:
Mükellef, incelemenin her safhasında inceleme süreci hakkında inceleme elemanından bilgi isteyebilir.
5. İnceleme sırasında müşavir ve avukat bulundurma hakkı: Vergi incelemesi sırasındaki görüşmelerde mükellef SMMM, YMM veya avukatların kendisi ile birlikte incelemeye katılmasını isteyebilir. Yahut, yasal yetkili bir temsilcisini inceleme elemanına gönderebilir. Yasal yetkili temsilci inceleme konusunda bilgi vermeye yetkilendirilmiş olmalıdır.
6. Vergi inceleme tutanaklarına itiraz ve görüşlerinin yazılmasını isteme hakkı: Mükellefler diledikleri itiraz ve mülahazaların vergi inceleme tutanaklarına yazılması ve kaydedilmesini isteyebilir.
7. Kayıtların işlenmesi için ek süre isteme hakkı:
Mükellef VUK 146 maddeye göre arama sonucunda el konulan defter ve belgelere zamanında yapılamayan kayıtlarını, defter ve belgelerin geri verilmesinden sonra 1 (bir) aydan az olmamak üzere verilecek uygun bir süre içinde yapabilir.
8. İlgililerin tutanağın içerdiği hususlardan haberdar olma hakkı: Mükellef veya ilgililer, tutanağı okuma, içerdiği hususların doğruluğu, defter kayıtlarına ve belge ile ifadelere uygunluğunu anladıktan sonra vergi incelemesini yapan yetkili ile imzalama ve tutanağın içeriğinden haberdar olma hakkına sahiptir.
9. Tutanaktan bir nüsha alma hakkı:
Mükellef, tutanaktan bir nüsha almaya ve varsa itirazlarının bu tutanağa işlenmesini isteme hakkına sahiptir.
10. Mükellefin rapor değerlendirme komisyonunca dinlenmesini isteme hakkı: Mükellefler raporla ilgili olarak rapor değerlendirme komisyonları tarafından dinlenmek üzere vergi inceleme tutanaklarına kaydettirebilirler, yahut daha sonra bu taleplerini içeren bir dilekçe ile rapor değerlendirme işlemi bitmeden önce Grup Başkanlıklarına başvurabilirler.
11. Müracaat ve şikayet hakkı:
Mükellef veya başkaları, vergi incelemeleri hakkındaki yönetmeliğin 41. Maddesine göre, inceleme elemanının (mesleğin saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak davranışlarda bulunduğu) takdirde:
1. Bimer (Başbakanlık İletişim Merkezine telefon, mektup, internet veya şahsen başvurabilirler.
2. Posta yoluyla Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına müracaat edebilirler.
3. www.vdk.gov.tr adresindeki ihbar ve şikayet bölümüne bildirebilirler
4. VİMER (Vergi İletişim Merkezi) t444 0 189 no.lu telefona müracaat edebilirler.
12. Mükellef, tarhiyat öncesi veya tarhiyat sonrası uzlaşma hakkına sahiptir.
13. Mükellef, dava açma hakkına sahiptir. Görüldüğü gibi devlet, incelemeler konusunda da mükellefin haklarını şeffaf bir şekilde düzenlemiş ve bunları bildirmek üzere güzel bir broşür hazırlamış. Bize ve inceleme elemanlarına mükellef haklarına saygı göstermek kalıyor. 

Cevdet Akçakoca


Devamını Oku…