kasa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kasa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2016 Pazartesi

Yeni Vergi Affı İle Kasa Hesabı ve Ortaklardan Fiktif Alacaklara Af Geliyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilen yeni vergi affı kanun teklifi ile gerçek ve tüzel kişilere ait işletme kayıtlarının düzeltilmesi imkanı getirilmektedir. Buna göre; tasarının mad. 6 hükmünde kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanmaktadır.

Buna göre;
Maddenin birinci fıkrasıyla, kayıt dışı faaliyetlerin kayıt altına alınabilmesi için, işletmelerde mevcut olmasına rağmen kayıtlara yansıtılmamış emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kayıtlara intikal ettirilebilmesini sağlayacak düzenleme yapılmaktadır. Buna göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil) işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşlarınca tespit edilecek rayiç bedeliyle, Kanunda öngörülen süre içinde vergi dairelerine bir envanter listesi ile bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebileceklerdir. Bu suretle gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yasal kayıtlarının gerçek durumu yansıtır bir hale getirilmesi hedeflenmektedir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler aktiflerine kaydettikleri emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için iki ayrı karşılık hesabı açacaklardır. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiyesi halinde sermayenin bir unsuru olarak sayılmakta ve dolayısıyla vergilendirilmemektedir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrılan karşılıklar ise birikmiş amortisman olarak kabul edilmektedir. Envantere dâhil edilen bu kıymetler üzerinden ayrıca amortisman ayrılmayacaktır. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise emtianın rayiç bedelini defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak, makine, teçhizat ve demirbaşların rayiç bedelini ise envantere kaydedeceklerdir.

Mükelleflerin ellerinde bulunan belgesiz malların kayıt altına alınması, kayıt dışı ekonominin daraltılması ve bundan böyle yaratılacak katma değer vergisinin kavranması amacıyla, bildirim konusu mallar için katma değer vergisi hesaplatılmakta ve bu verginin, sorumlu sıfatıyla beyanı sağlanmaktadır. Bu madde çerçevesinde beyan edilerek makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tâbi faaliyetleri üzerinden hesaplanan vergiden indirilmesi mümkün değildir. Ancak emtia üzerinden ödenen katma değer vergisi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilebilecektir.

Ayrıca özel tüketim vergisine tabi mallan öngörülen düzenleme kapsamında beyan eden ve bu mallara ilişkin alış belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin, beyan tarihindeki miktar ve emsal bedel üzerinden hesaplanan özel tüketim vergilerini de katma değer vergisine ilişkin beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek ödemesi amaçlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kayıtlarının daha sağlıklı hale getirilebilmesi için kayıtlarında yer aldığı halde gerçekte mevcut olmayan mallarını fatura düzenlemek ye her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilmelerine imkân sağlanmaktadır. Diğer bir anlatımla,: faturalı olarak alınıp kayıtlara geçen ancak belge düzenlenmeksizin satılan malların halen stokta j gözükmesi nedeniyle oluşan gerçek dişilik, fatura düzenlenerek kayıt ve beyanlara hasılat olarak intikal ettirilmesi sağlanmak suretiyle düzeltilmektedir. Faturalama işlemi kayıtlarda yer alan rivaliyete, bu maliyete aynı neviden mallara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayri safi kâr oranının uygulanması suretiyle bulunan tutarın eklenmesi suretiyle yapılacaktır. Gayri safi kâr olanının, cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek: odasının belirleyeceği oran esas alınacaktır. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin, bu Kanunda belirtilen süre içinde faturalama işlemini yapmaları ve bu faturaları yasal! kayıtlarına intikal ettirmeleri gerekmektedir. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe

yönelik ceza ve faiz uygulanmayacaktır. Yasal kayıtlara intikal ettirilen tutarlar, cari yıl gelir vergisi veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınacaktır. Ayrıca, bu tutarlar ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesinde beyan edilecektir. Maddenin üçüncü fıkrasıyla, bilanço esasına göre defler tutan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 31/12/2015 tarihi itibarıyla bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ile ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aynı sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarım düzeltebilmelerine imkân sağlanmaktadır. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında vergi hesaplanarak beyanname verme süresi içinde ödenmesi öngörülmektedir.
Sonuç olarak, bu kapsamda bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefi şirketlerin 31.12.2015 tarihi itibari ile düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin ana faaliyet konusu dışındaki işlemler nedeni ile ortaklarından alacaklı bulundukları tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını belirlenen sürede vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkanı getirilmektedir.

Öte yandan, ayrıca işletmenin ana faaliyet konusu işlemleri nedeni ile ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarının tespitinde (131) ortaklardan alacaklar ve (231) ortaklardan alacaklar toplamından (331) ortaklara borçlar ve (431) ortaklara borçlar toplamının çıkartılması neticesinde kalan net tutarlar dikkate alınacaktır.

Bu kapsamda %3 vergi ödenmek suretiyle 31.12.2015 tarihi itibari ile defter kayıtlarında ve bilançolarda yer alan ama gerçekte olmayan nakit para veya yine gerçekte olmayan ortaklardan alacaklar %3 vergi ödenerek düzeltilecektir.

Bu konuda vergi dairesine elektronik ortamda beyanname verilerek, aftan yararlanılacaktır. Konuyla ilgili Yasa’nın yürürlüğe girmesiyle beraber Maliye bakanlığı tarafından ayrıntılı genel tebliğler ile duyurular yapılacak olup, muhasebe kayıtları da söz konusu tebliğde yer verilen ilkeler doğrultusunda muhasebeleştirilecektir.

Mustafa Alpaslan

Devamını Oku…

16 Haziran 2016 Perşembe

İncelemelerde En Çok Eleştirilen Husus

KASA VE ORTAK CARİ HESABINA ADAT UYGULAMASI
Daha önceleri şirketlerde eleştirilecek çok fazla konu çıkardı. Ancak gerek yeminli mali müşavirlik gerekse mali müşavirlik mesleğinde meslektaşların mesleki bilgilerini sürekli geliştiriyor olması, bu konularda yapılan yayın ve konferansların artması, bilgiye olan ulaşımın kolaylaşması gibi birçok nedenle eleştirilecek bu konular azalmıştır. Eleştiri hususları ya yorum farklılıklarından kaynaklanmakta ya da ülkenin kronik sorunları nedeniyle oluşmaktadır. 
Kasa ve ortak cari hesap şişkinliği bu kronik hastalığın sonucu doğan ve müfettişlerin özellikle son 10 yıldır neredeyse her yüz raporun ellisinde yaptığı eleştiridir. Dediğim gibi esasen eleştirilecek konuların azalmışlığından da artış gösteren bu eleştiri konusu hususun, şirketlerde oluşmasında maalesef bazı katılaşmış ekonomik gerçeklikler yatmaktadır. 
Öncelikle kayıt dışının fazla olduğu bir ekonomi olmamız nedeniyle şirketle ilgili tüm giderler kayıt altına alınamamaktadır. Örneğin bir fabrika binası yapan şirketin çalıştırdığı amele, kalfa vs. işçiler için belge düzeni yeterince sağlanamamaktadır. Buna benzer birçok gider çeşidi için belge alınması kolay olmamaktadır.
Diğer yandan işletmelerin aldığı mal ve hizmetler için faturasız satış teklifleri bazen işletmeler için cazip olabilmektedir. Bu takdirde de belge girişi olmamakta ancak açıktan ödeme yapılmaktadır. 
Bir diğer sorun maalesef özellikle yüksek ücretle çalışanların maaşının biraz düşük gösterilmesi ve bu dönemler için yapılan açıktan maaş ödemelerinin kayıtlarda yer alamamasıdır.
Diğer yandan bir diğer büyük problem şirket sahiplerinin şirketi kendileri ile eş görüp şahsi harcamaları için kayıtlı veya kayıtsız şirketten para çekmeleridir.
Esasen bu konuda yeni Türk Ticaret Kanununda çok geniş ve ağır cezalar içeren düzenlemeler yapılmıştı. Fakat düzenlemelerin şirket kaynaklarını ortaklardan koruma yaparken ortağı tümden gözden çıkardığı için Kanunda değişikliğe gidildi.
Bizce bu konuda yapılması gereken şey; kar dağıtımında stopajı %10 ve nihai vergileme olarak düzenlemek olmalıdır. Zira şirket ortakları çektikleri paralar için %15 stopaj ödeyip gelecek yılda da bunu gelir vergisi beyanı olarak beyan etmek istememektedirler. %10 stopaj ve nihai vergilendirme bu hastalığın çözümünde ciddi çare olacaktır. Firmalar için de kasa ve ortak cari hesaplarının daha gerçeğe yakın olmasını sağlayacaktır. 
Özellikle uluslararası kredi kuruluşlarından kredi talep ederken veya ulusal bankalardan, yüksek oranlı şişmiş kasa ve ortak cari hesapları her zaman sorun yaratmaktadır. Çünkü nakit yönünden varlıklı görünen bir firmanın kredi talebinde bulunması gibi garip bir durumla karşılaşılmaktadır. Halbuki esasen böyle bir para yoktur.
İşte bu ve buna benzer durumların sonrasında muhasebe bölümünün karnını ağrıtan kasa veya ortak cari hesaplarında şişkinlik oluşmaktadır.  
Denetim elemanları da incelemelerini yaparken ortağın üzerinde bulunan paraya ve işletmenin kasasının günlük ihtiyacının dışında var olan tutarlara bankacılık sektörünün hesaplama tarzı ile adat hesaplamaktadır. Hesaplanan bu aidatlara yine ilgili dönemler için belirlenen faiz oranı uygulanarak bir faiz hesabı yapılmaktadır. Ayrıca hesaplanan bu faiz tutarı üzerinden bir KDV raporu düzenlenmektedir. Bununla da yetinilmeyip hesaplanan faiz işletmeye ödenmediği için işletmeden çekilmiştir diye kar dağıtımı stopajı raporu düzenlenmektedir. Esasen fiilen şirkette olmayan paralar için faiz, KDV ve  stopaj raporları ile karşı karşıya kalınacaktır. İşin tatsız tarafı bu tutarlarda raporlar düzenlendikten sonra problem ortadan kalkmamakta ve aynı hastalıklar devam ettiği için kar dağıtımı veya başka bir çözüm bulunmadığı sürece sonsuz sürede bu raporun yeni yıllar için de düzenlenmesine devam edilebilecektir.
Eğer işletme bu kronik sorunlarını çözemiyorsa ve de denetimlerde vergi, ceza ve faizle karşılaşmak istemiyorsa dönem sonlarında kasa ve ortak cari hesaplarına adat uygulaması gereklidir.
Bir önceki vergi affı kapsamında kasa ve ortak cari hesaplarında biriken bu paralar için af gelmişti. %3 bir vergi ödeyerek bu hesapları sıfırlama şansı tanınmıştı. Ancak mükelleflerin önemli kısmı bu maddenin kıymetini bilemediler. Aslında madde bir nevi geçmiş yıl karlarının fiilen dağıtımını sağlıyordu. Dediğim gibi bu tür yapısal hastalıkları çözen bir madde olmasına rağmen kıymeti anlaşılamadı. Aslında 2-3 ay sonra çıkacağı söylenen yeni pakete eklemekte fayda vardır.
Hayrullah Doğan


Devamını Oku…