vergi affı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vergi affı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2016 Salı

6736 Sayılı Vergi Af Yasası Gereğince Matrah Arttırımı Yapanlar Özel Esaslardan Genel Esaslara Alınmalıdır

Bilindiği üzere, 6736 sayılı  yasa,  bazı alacakların yeniden yapılandırılasına ilişkin  önemli  hükümler içermektedir.  Söz konusu yasa 19/8/2016 gün ve 29806 sayılı  Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu  yasanın  5.maddesi  matrah ve vergi artırımına ilişkin  hükümleri  içermektedir.  Buna göre 2011 ilâ 2015 takvim yılları için   gerçek  veya tüzel kişiler veya potansiyel  mükellefler  matrah ve vergi artırımından  yararlanabileceklerdir.  Matrah  ve vergi  artırımı kısaca  şu avantajları mükelleflere  sağlamaktadır:

1) 
Vergi incelemesinden  kurtulabilmek,

2) 
Özel esaslardan  çıkıp genel esaslara geçebilmek

3) 
2011 ilâ 2015 yılları için  herhangi bir vergi incelemesine tabi olmamak

4) 
Devam eden  vergi incelemelerinden  kurtulabilmek

31 Ekim 2016 tarihine kadar Yeni vergi affı yasasıyla ilgili müracaatların yapılarak, vergi dairesine ilgili dilekçe ile başvurulması gerekmektedir. Her mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesi baz alınarak buna göre ya elektronik ortamda veya klasik olarak yayınlanacak standart başvuru dilekçeleri ile yasadan faydalanılması gerekmektedir.

6736 sayılı yasanın 5.maddesi hükmüne göre;


1-
Gelir ve Kurumlar vergisi yönünden 2011 ila  2015 yılları için matrah arttırımı yapanlar bu yıllarla ilgili vergi incelemesine tabi olmazlar. Özel esaslar diye tanımladığımız “Kara listeye girenler” kullanım ve düzenleme açısından Özel esaslardan genel esaslara geçebilir.

2-
Matrah ve vergi arttırımı müracaatları gerçek veya tüzel kişiliğin bağlı bulunduğu vergi dairesine yapılacaktır. Müracaatlarda standart dilekçe veya 3568 sayılı yasaya göre meslek mensupları kanalıyla elektronik ortamda VEDOP sistemi üzerinden şifre ve parola ile gerçekleştirilecektir. Gerçekleştirme sonucunda tahakkuk fişleri her vergi türü ve yılı ve dönemi için çıkarılacaktır. 

3-
İşini terk eden  mükellefler veya resen  terk yoluyla  faaliyeti kapalı  gözüken mükellefler elektronik ortamda beyanname verme zorunlulukları yoksa  bu mükellefler kağıt ortamında  matrah  artırımında bulunabilirler.  

4-
Matrah ve vergi  arttırımı yapan mükellefler 2011 ila 2015 arası defter kayıt ve belgelerini 5 yıllık saklama ve ibraz süreleri içerisinde saklayacaklardır. Matrah  ve vergi arttırımı yapılan defter ve belgeler arşivde saklanacaktır. Başka bir ifade ile çöpe yollanmayacaktır. 

5-
Matrah ve vergi arttırımı yapan mükellefler VUK 359 mad. kapsamında bir suça maruz kalmış iseler, kendileri hakkında sahte fatura düzenleme VİR mevcut ise bu durumda yapılan matrah arttırımı vergi dairesince düzeltme fişi ile düzeltilir. Tahakkuk işlemleri terkin edilir. Mükellefin buna karşı vergi mahkemesinde dava açma olanağı mevcuttur. Çünkü mükellefin bilgisi dışında karşıdan vergi tekniği raporuna istinaden bazen bu konuda kamu davası açılmış olabilir. Veya mükellefin tarh ve işlem dosyasında bilgisi dışında düzenleyici VTR olabilir. 

6-
Artırılan matrah  tutarları, yasada yer alan  minimum matrah  tutarlarından  düşük olamayacaktır.  

7-
Defter kayıt  ve belgeleri yok edenler veya defter  sahifelerini yok ederek yerine  başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl  veya suretlerini tamamen veya kısmen  sahte olarak düzenleyenler  matrah/vergi artırım  hükümlerinden  yararlanmayacaklardır.  

8-
Özel esaslardan çıkabilmek için mutlak surette 2011-2015 yılları için KDV matrah arttırımı da yapılmalıdır. Bu örnekte mükellefin hangi yıl için özel esaslarda gözüküyor ise sadece o yıl örneğin; 2015 yılı matrah arttırımı yapılmalıdır.
9-Mükelleflerin matrah arttırımı yaptığı yıllarla ilgili sahte fatura kullanımı veya düzenlenmesi gibi fiilleri mevcut ise idare bu durumu tespit etmeden VİR düzenlemeden matrah arttırımının yapılması halinde vergi suçu ortadan kalkar. Başka bir ifade ile vergi incelemesi henüz yapılmadığı için vergi müfettişi Cumhuriyet Savcılığı nezdinde VUK mad. 359 hükmüne göre suç duyurusunda bulunamayacaktır. Yasanın yürürlüğe girmesinden yani 19/8/2016 tarihinden  önce  devam eden vergi incelemelerinin kısa zamanda sonuçlandırılarak rapora bağlanması zorunludur. Yasaya göre bu gibi incelemelerin 30 gün içinde sonuçlandırılması gerekecektir.(mad. 5/7 ) Yine yasanın yayınlandığı tarihi izleyen ay başından itibaren 30 gün içerisinde neticelendirilemeyen vergi incelemeleri kadük olur. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma istemleri dikkate alınmaz. 

10-
213 sayılı VUK mad. 359/b fıkrasındaki defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sayfalarını yok ederek yerine başka yaprak koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler bu maddenin bir, iki ve üç fıkra hükümlerinden faydalanamazlar. Bu konuda ayrıca idarede vergi inceleme raporu (VİR) mevcut olması zorunludur.

11-
Evvelce sahte fatura kullanımı nedeni ile Asliye Ceza Mahkemesinde hakkında dava açılmış mükellefler açısından bunların önceden yapılmış cezalı tarhiyatları nedeni ile vergi mahkemesindeki devam eden davaları iş bu af yasasının mad. 3 hükmüne göre davalardan vazgeçilip yasada belirtilen süreler içinde ödemeleri yapılmalıdır. Yapılan ödemeler ile yasadan yararlandığına ilişkin mükellefin bütün belge ve bilgileri Asliye Ceza Mahkemesine sunulması ve ödemelerin tümüyle gerçekleştiğini ceza dosyasına ibraz etmesi yararlı olacaktır. Çünkü, Asliye ceza Mahkemesindeki dosyayla Vergi Mahkemesindeki sonuçlanan af yasası kaynaklı ilişkiler irtibatlandırılmalıdır. 

12-
Sonuç olarak, yürürlüğe giren 6736 sayılı af yasasına göre sahte belge kullananlar matrah ve vergi arttırımından faydalanabilecektir. Ancak, vergi yasaları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz zorunluluğu bulunan defter kayıt ve belgeleri yok edenler, defter sayfalarını yok ederek yerine başka yaprak koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak tanzim edenler matrah ve vergi arttırımından yararlanamazlar. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi bu konuda idarenin elinde mutlak surette VTR bulunması zorunludur. 

13-
Mükelleflerin  artırdıkları  tutarlar;

       a. 
İnceleme sonucu ulaşılan  matrah farkından  az ise, aradaki fark üzerinden   mükellef hakkında  vergi tarhiyatı yapılır.  Ancak, mükellefin talep etmesi halinde  bu kanunun inceleme ve tarhiyat  safhasında bulunan  işlemler  başlıklı  4.maddesindeki  hükümlerden  yararlanarak  ödeme yapabilirler.

       b. 
İnceleme sonucu  erişilen matrah  farkından  daha çok  veya eşit ise,  mükellef hakkında ayrıca vergi  tarhiyatı yapılmaz.  Ve ceza uygulanmaz. 

14-
Matrah  ve vergi artırımı 31.10.2016 tarihine kadar  yapılmalıdır.  Bu  sürenin   yaklaşması dolayısıyla ve yasanın   yürürlüğe girdiği  19.8.2016 tarihi  dikkate alındığında ve araya  kurban bayramının  girmesi  nedeniyle  yaklaşık  2 hafta gibi  bir süre  boşa geçmiştir.  Dolayısıyla  Maliye Bakanlığının  bu  durumu  dikkate alıp 6736 sayılı yasanın 2,3,4,5 md hükümlerini 30 KASIM 2016 tarihine kadar  UZATMASINDA yarar görülmektedir.  Çünkü gerek  mali müşavirler, gerekse  vergi mükellefleri  bu  zaman  zarfında işlerini  tam  anlamıyla bitirememiştir.  Diğer yandan  vergi  idaresi  ve özverili çalışan  personeli  yasanın  uygulaması  ile ilgili  süre açısından  sıkışmış  durumdadır.


Mustafa Alpaslan

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/mustafaalpaslan/0281/

Devamını Oku…

1 Ağustos 2016 Pazartesi

Yeni Vergi Affı İle Kasa Hesabı ve Ortaklardan Fiktif Alacaklara Af Geliyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilen yeni vergi affı kanun teklifi ile gerçek ve tüzel kişilere ait işletme kayıtlarının düzeltilmesi imkanı getirilmektedir. Buna göre; tasarının mad. 6 hükmünde kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanmaktadır.

Buna göre;
Maddenin birinci fıkrasıyla, kayıt dışı faaliyetlerin kayıt altına alınabilmesi için, işletmelerde mevcut olmasına rağmen kayıtlara yansıtılmamış emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kayıtlara intikal ettirilebilmesini sağlayacak düzenleme yapılmaktadır. Buna göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil) işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşlarınca tespit edilecek rayiç bedeliyle, Kanunda öngörülen süre içinde vergi dairelerine bir envanter listesi ile bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebileceklerdir. Bu suretle gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yasal kayıtlarının gerçek durumu yansıtır bir hale getirilmesi hedeflenmektedir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler aktiflerine kaydettikleri emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için iki ayrı karşılık hesabı açacaklardır. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiyesi halinde sermayenin bir unsuru olarak sayılmakta ve dolayısıyla vergilendirilmemektedir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrılan karşılıklar ise birikmiş amortisman olarak kabul edilmektedir. Envantere dâhil edilen bu kıymetler üzerinden ayrıca amortisman ayrılmayacaktır. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise emtianın rayiç bedelini defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak, makine, teçhizat ve demirbaşların rayiç bedelini ise envantere kaydedeceklerdir.

Mükelleflerin ellerinde bulunan belgesiz malların kayıt altına alınması, kayıt dışı ekonominin daraltılması ve bundan böyle yaratılacak katma değer vergisinin kavranması amacıyla, bildirim konusu mallar için katma değer vergisi hesaplatılmakta ve bu verginin, sorumlu sıfatıyla beyanı sağlanmaktadır. Bu madde çerçevesinde beyan edilerek makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tâbi faaliyetleri üzerinden hesaplanan vergiden indirilmesi mümkün değildir. Ancak emtia üzerinden ödenen katma değer vergisi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilebilecektir.

Ayrıca özel tüketim vergisine tabi mallan öngörülen düzenleme kapsamında beyan eden ve bu mallara ilişkin alış belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin, beyan tarihindeki miktar ve emsal bedel üzerinden hesaplanan özel tüketim vergilerini de katma değer vergisine ilişkin beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek ödemesi amaçlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kayıtlarının daha sağlıklı hale getirilebilmesi için kayıtlarında yer aldığı halde gerçekte mevcut olmayan mallarını fatura düzenlemek ye her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilmelerine imkân sağlanmaktadır. Diğer bir anlatımla,: faturalı olarak alınıp kayıtlara geçen ancak belge düzenlenmeksizin satılan malların halen stokta j gözükmesi nedeniyle oluşan gerçek dişilik, fatura düzenlenerek kayıt ve beyanlara hasılat olarak intikal ettirilmesi sağlanmak suretiyle düzeltilmektedir. Faturalama işlemi kayıtlarda yer alan rivaliyete, bu maliyete aynı neviden mallara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayri safi kâr oranının uygulanması suretiyle bulunan tutarın eklenmesi suretiyle yapılacaktır. Gayri safi kâr olanının, cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek: odasının belirleyeceği oran esas alınacaktır. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin, bu Kanunda belirtilen süre içinde faturalama işlemini yapmaları ve bu faturaları yasal! kayıtlarına intikal ettirmeleri gerekmektedir. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe

yönelik ceza ve faiz uygulanmayacaktır. Yasal kayıtlara intikal ettirilen tutarlar, cari yıl gelir vergisi veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınacaktır. Ayrıca, bu tutarlar ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesinde beyan edilecektir. Maddenin üçüncü fıkrasıyla, bilanço esasına göre defler tutan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 31/12/2015 tarihi itibarıyla bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ile ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aynı sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarım düzeltebilmelerine imkân sağlanmaktadır. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında vergi hesaplanarak beyanname verme süresi içinde ödenmesi öngörülmektedir.
Sonuç olarak, bu kapsamda bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefi şirketlerin 31.12.2015 tarihi itibari ile düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin ana faaliyet konusu dışındaki işlemler nedeni ile ortaklarından alacaklı bulundukları tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını belirlenen sürede vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkanı getirilmektedir.

Öte yandan, ayrıca işletmenin ana faaliyet konusu işlemleri nedeni ile ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarının tespitinde (131) ortaklardan alacaklar ve (231) ortaklardan alacaklar toplamından (331) ortaklara borçlar ve (431) ortaklara borçlar toplamının çıkartılması neticesinde kalan net tutarlar dikkate alınacaktır.

Bu kapsamda %3 vergi ödenmek suretiyle 31.12.2015 tarihi itibari ile defter kayıtlarında ve bilançolarda yer alan ama gerçekte olmayan nakit para veya yine gerçekte olmayan ortaklardan alacaklar %3 vergi ödenerek düzeltilecektir.

Bu konuda vergi dairesine elektronik ortamda beyanname verilerek, aftan yararlanılacaktır. Konuyla ilgili Yasa’nın yürürlüğe girmesiyle beraber Maliye bakanlığı tarafından ayrıntılı genel tebliğler ile duyurular yapılacak olup, muhasebe kayıtları da söz konusu tebliğde yer verilen ilkeler doğrultusunda muhasebeleştirilecektir.

Mustafa Alpaslan

Devamını Oku…