reklam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
reklam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2016 Salı

Bina ve Apartmanların Duvarlarına Verilen Reklamlarda KDV İle İlgili Yapılan Yanlış Yorumlar

Son zamanlarda bazı basılı ve yazılı kaynaklar ile konuyla ilgili yazılan çeşitli yazılarda bina ve apartmanların duvarlarının reklam amaçlı kiraya verilmesi işleminin söz konusu bina ve apartmanların iktisadi işletmeye dahil olmaması durumunda katma değer vergisinden istisna olduğu belirtilmektedir. Günümüzde yaygın olarak tercih edilen uygulamalardan biri olan bina ve apartman duvarlarının reklam amaçlı kiraya verilmesi işleminde vergi kaybının oluşmaması için vergi mevzuatımızın özellikle katma değer vergisi açısından doğru yorumlanması gerekir. 

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde, KDV’nin konusuna giren işler açıklanmış olup, aynı maddenin 3’üncü bendinin f alt bendinde ise, Gelir Vergisi Kanunu’nun 70’inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayrıca söz konusu kiralama işleminin ticari, sınai, zirai veya mesleki faaliyet çerçevesinde yapılıp yapılmadığı vergilendirmeyi etkilemeyecektir.

GVK’nın 70’inci maddesinde ise 8 bent halinde sayılan mal ve hakların; sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu hüküm altına alınmıştır.

GVK’nın 70’inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemi, KDV Kanunu’nun 1/3-f maddesine göre KDV’nin konusuna girmekle birlikte, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri 17/4-d maddesi ile KDV'den istisna edilmiş olup, konuyla ilgili detaylı açıklamalar Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliği’nde yapılmıştır. Bahsi geçen Tebliğe göre, bu istisna uygulamasının kapsamına yalnızca taşınmazlar girmekte olup, GVK’nın 70’inci maddesinde sayılan diğer mal ve hakların kiralanması işlemleri genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabidir. Tebliğin devamında istisna kapsamında değerlendirilecek taşınmazların neler olduğu belirtilmiş olup, bunlar; 

GVK-70/1 bendindeki Arazi, bina ve bunlarla birlikte kiralanan mütemmim cüzü ve teferruatı,
GVK-70/2 bendindeki Voli mahalleri ve dalyanlar,
GVK-70/4 bendindeki Gayrimenkul olarak tescil edilen haklardır.

Bu bağlamda iktisadi işletmelere dâhil olmayan yukarıda belirtilen gayrimenkullerin kiralanması işlemleri KDV’den istisna olacak; sadece iktisadi işletmeye dâhil söz konusu gayrimenkullerin kiralanması işlemi KDV’ye tabi tutulacaktır. Bu gayrimenkuller dışında kalan ve GVK’nın 70’inci maddesinde belirtilen diğer mal ve hakların kiralanması işlemleri ise iktisadi işletmeye dâhil olup olmadıklarına bakılmaksızın KDV’ye tabi tutulacaklardır.

Dolayısıyla KDV Uygulama Genel Tebliği’nin yukarıda açıklanan ilgili bölümünden anlaşılacağı üzere, GVK’nın 70/3’üncü bendinde belirtilen gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen mütemmim cüzileri ve teferruatının kiraya verilmesinde KDV açısından ilgili gayrimenkullerin iktisadi işletmeye dahil olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla bina ve apartmanların mütemmim cüzü olan dış cephelerinin reklam amaçlı kiraya verilmesi işlemi 17/4-d maddesi kapsamında KDV’den istisna değildir.

Bir diğer konu, bina ve apartmanların dış cephelerinin reklam amaçlı kiraya verilmesi işleminde hesaplanan KDV’nin kim tarafından beyan edileceğidir. Binaların dış cepheleri apartman yöneticiliğine ait olmayıp kat maliklerine aittir. Dolayısıyla, apartmanın dış cephelerinin reklam amaçlı kiraya verilmesi karşılığı alınan bedel apartman yöneticiliğine değil kat maliklerine ait olacaktır. 

Bu durumda taşınmazı kiraya verenlerin (kat malikleri) gerçek usulde KDV mükellefiyetlerinin bulunmaması halinde kiralama işlemine ait KDV, sorumlu sıfatıyla reklam hizmeti alanlar yani kiracılar tarafından beyan edilecektir.

Nitekim KDV Uygulama Genel Tebliği’nin “Tam Tevkifat Uygulaması” başlıklı bölümünde, KDV mükellefi olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından KDV mükellefiyeti olmayan kişilerden GVK’nın 70’inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması halinde söz konusu işleme ait KDV’nin, kiracılar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi gerektiği belirtilmiştir. 

Buna göre, bina ve apartmanların dış cephelerinin reklam ve tanıtım amaçlı haftalık, on günlük veya aylık olarak kiraya verilmesi işlemi genel oranda (%18) KDV’ye tabi olup, taşınmazı kiraya verenlerin (kat malikleri) gerçek usulde KDV mükellefiyetlerinin bulunmaması halinde kiralama işlemine ait KDV, sorumlu sıfatıyla reklam hizmeti alanlar yani kiracılar tarafından beyan edilecektir. Kat maliklerinin gerçek usulde KDV mükellefi olmaları halinde ise sorumluluk uygulanmayacak olup, elde edilen kira bedeline ait KDV, kat maliklerinin kendileri tarafından beyan edilecektir. Ayrıca bu gibi durumlarda, KDV’nin gelir vergisi tevkifatı dahil kira bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği de unutulmamalıdır.

Son olarak bu açıklamalarımızı destekleyen İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 04/07/2013 tarih ve 39044742-KDV.9-985 sayılı özelgesi aşağıdaki gibidir:

“117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin “Reklam Verme İşlemleri” başlıklı (2.4) bölümünde;…….

Buna göre, apartman dış cephesinin reklam ve tanıtım amaçlı kiraya verilmesi işlemi KDV Kanunu’nun (1/3-f) maddesi gereğince genel oranda (%18) KDV’ye tabi olacaktır. Ayrıca, apartman dış cephesini reklam nedeniyle kiraya verenlerin KDV mükellefiyetinin bulunmaması ve reklam hizmetini alan gerçek veya tüzel kişilerin KDV mükellefi olması durumunda söz konusu işleme ait KDV’nin reklam hizmeti alanlar (reklam veren) tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi gerekmektedir.”

Mehmet Diri

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/mehmetdiri/006/

Devamını Oku…

Sosyal Medya Fenomenlerine Vergi

Geçen haftanın basında yer alan en önemli! konularından biri idi sosyal medya hesaplarında reklam yapanların vergilendirilmesi. Bu açıklamayı maliye bakanı yapıyor. Hatta ve hatta 2013 yılı arşivlerine bakarsanız neredeyse kelimesi kelimesine aynı şeyleri o dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de söylemişti. Demek ki 3 yılda bir olduğuna göre 2019'daki Maliye Bakanı da aynı şeyi söyleyecek öngörüsü, kuşkusuz hiç de kaçınılmaz değil.

Bir anlamda iyi sonuçta herkesin bir şeyin farkına varması sağlanıyor. O da; Türkiye'de, her şeyde olduğu gibi sosyal medya gelirlerinde de, kayıt dışılık had safhada. Ama olayı bilenler açısından olay biraz daha karışık görünüyor.

Sanki; Türkiye'de bırakın bu tür reklam gelirlerini E-Ticaret konusunda ciddi bir çalışma yapılmış, yapılan araştırmalar değerlendirilmiş, bürokratlar bu konuda yıllardır OECD ile yapılan çalışmaların veya tavsiye kararlarının üzerinden sular seller gibi çalışmış, hadi onu bir kenara bırakalım dünya elektronik ticaret konusunda bir uzlaşmaya varmış da bizim haberimiz yok!
Sadece işyeri tanımını değiştirerek vergilendirme yapabileceğini sananlar var. E o zaman demezler mi adama bu kadar kolaydı da ne diye yıllar boyu bu internet üzerinden, hatta televizyonlarda yayınlanan reklamlardan elde edilen gelirler vergilendirilemedi?

Sorun öyle sadece işyeri sorunu değil. Elbette işyeri elektronik ticaretin vergilendirilmesi sorunun en büyük kaynağı. Daha doğrusu işyeri tarifi. Hoş bizim Vergi Usul Kanunumuz işyeri tanımını neredeyse sınırsız tarif etmiş. Buna rağmen işyeri hala sorun diyorsak demek ki bizim vergi kanunlarına göre değil uluslararası mecrada çözülmesi gereken veya üzerinde anlaşmaya varılması gereken şeyler var.

Uluslararası vergilendirme prosedüründe sadece sizin iç kaynaklı hukuk yeterli değil. Özellikle bu gibi durumlarda yani iki farklı devletin vatandaşı veya şirketi vergisel anlamda birbirleri ile karşı karşıya geliyorsa, devletlerin birbirleri ile yaptıkları anlaşmalar ile (Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları) çözüm yolları aranmaktadır.

Genellikle birbirine çok yakın olan bu anlaşmalarda da elektronik ticareti vergilendirmeye yönelik çok açık hükümler bulunmuyor maalesef. Hatta bu anlaşmalarda mukimlik ve işyeri tanımları işi iyice çıkmaza sokuyor.

E-Ticaretin günümüz bilişim teknolojilerinin sunduğu imkânlarla geldiği nokta doğal olarak bu platformlarda işlem yapanlarının kimler olduğu, hangi ülke veya bölgede yerleşik oldukları, hizmeti nerede sundukları, bilgi güvenliğinin ne derece karşılandığı, elektronik fon transferlerinde veya sanal kredi mekanizmalarına yaptıkları katkı/olumsuzluklar anlamında da birtakım soruları gündeme taşımaktadır.
OECD nin elektronik ticaretin vergilendirilmesine model anlaşma metinleri mevcut. 

Konu burada anlatılması sayfalar sürecek kadar zor bir konu. Ancak çok değerli insanlar bu konuda araştırma yapmış, tezler hazırlamış ve kitaplar yazmıştır. Hala da tartışılmakta olan ve zaman ve teknolojinin hızla değişiyor olması sebebiyle günden güne boyut değiştiren elektronik ticaretin vergilendirilmesi sadece Türkiye'nin değil tüm dünyanın ortak bir sorunudur.

Ayrıca E-Ticaretin getirdiği vergisel sorunlar oldukça ağır ekonomik sonuçlar doğurabilmektedir. Örneğin çeşitli ülkelerdeki vergi oranları ile vergi matrahlarındaki farklılıkların üretim ya da ticaret kalıplarında sapmalara neden olmasıdır. Diğer taraftan, uluslararası hukuk açısından belirli somut bir olayda vergilendirme yetkisinin hangi ülke tarafından kullanılacağını belirlemenin giderek güçleşmesidir. 
İdari uygulamalara ilişkin sorunların gün geçtikçe ağırlaşmakta ve bu alanda yasal düzenlemelerin yetersiz kalmaktadır. Yine E ticaret ile birlikte sanal şirketlerin ortaya çıkması, şirket ve müşterilerin farklı ülkelerde olması ve farklı vergi düzenlemelerine tabi kılınması da ayrı birer sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yani konu uluslararası düzeyde tartışılan ve çözüm yolları için görüşmeler yapılan bir konudur. Sadece sosyal medya reklamlarından ibaret olmadığı gibi sadece bir kanunda yer alan (ki bize göre zaten kanun sınırsız yetki vermiş olduğu halde) madde değişikliği ile çözümlenecek bir konu değildir.


Ali Rıza Akbulut

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/alirizaakbulut/0110/

Devamını Oku…

21 Mayıs 2016 Cumartesi

Sosyal Medya Reklamlarına Vergi Geliyor (Mu?)

Maliye Bakanı Naci AĞBAL’ın sosyal medya araçları üzerinden tanıtım ve ürün reklamı yapan kişilerin vergi mükellefi olacağı açıklamaları ile birlikte sosyal medya paylaşımcılarını telaş sardı. Ünlü isimler başta olmak üzere, sosyal medya fenomenleri yaptıkları paylaşımlar ile binlerce lira kazanabiliyor. Twitter, Instagram ve Snapchat uygulamaları ile yapılan ürün tanıtımları, saniyeler içinde binlerce kişiye ulaşabiliyor, en fazla ücreti de en fazla görüntülenme sayısına ulaşan paylaşımcılar kazanıyor.  Öncelikle konunun vergilendirilmesini mevcut vergisel uygulamalar açısından özetle açıklamaya çalışalım.

Vergi kanunlarımıza göre ticari faaliyet bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup bir gerçek kişinin ticari kazanç açısından gelir vergisi mükellefi olması için faaliyetin ticari bir organizasyona bağlı olarak yürütülmesi ve devamlılık arz etmesi gerekmektedir.
Sahip oldukları sosyal medya hesaplarına ait sayfalarda ticari bir organizasyon içerisinde, devamlı olarak reklam hizmeti veren gerçek kişilerin ticari kazanç açısından gelir vergisi mükellefi olmaları gerekmektedir. Gelir Vergisi mükellefi olan paylaşımcıların fatura düzenlemeleri gerekmektedir.

Şayet sosyal paylaşımcıları gelir vergisi mükellefi değil ise; reklam veren kurumlarca gider pusulası düzenlenmesi gerekiyor. Yapılan reklam ödemeleri ise şirketler için gider niteliğindedir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. Maddesi’ne göre sosyal medya reklamları için yapılan ödemeler üzerinden herhangi bir vergi kesintisi yapılması söz konusu değildir.[1]
KDV açısından konuya baktığımızda ise; KDV Genel Uygulama Tebliği’nin I-C/2.1.2.4. bölümünde konuya net bir şekilde açıklık getirilmiştir. Buna göre; internet üzerinden yapılan sözleşme kapsamında sosyal ağlar üzerinden reklam hizmetleri yapanların bu faaliyetlerinin, Gelir Vergisi Kanunu yönünden ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesi ve mükellefiyet tesis ettirilmesi halinde KDV’ye tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir. Mükellefiyet tesis ettirilmemesi durumunda ise reklam veren kurumlarca  KDV hesaplanıp sorumlu sıfatı ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Peki Maliye Bakanlığı nasıl bir düzenleme yapacak? Yeni Vergi Usul Kanunu taslağının 130. Maddesinde Elektronik Ortamda İşyeri tanımı yapılmıştır. İlgili maddede ”İnternet, ekstranet, intranet ya da benzeri bir telekomünikasyon ortam veya aracının ticari, sınai veya mesleki faaliyete tahsis edilmesi veya bu faaliyetlerde kullanılması durumunda elektronik ortamda iş yeri oluşur.” ifadeleri yer almaktadır.

Maddenin devamında ise; elektronik ortamda oluşan iş yerlerinin kapsamını ve mükellefiyetle ilgili ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin hususları belirlemeye, bu alanda vergisel düzenlemeler yapmaya, uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı’nın yetkili olduğunu belirtilerek bu konuda sazın Maliye Bakanlığı’nın elinde olduğunu belirtmiştir.

Taslak halinde olan Vergi Usul Kanunu’nun henüz yayınlanmadığını belirtmekte fayda var. Maliye Bakanlığı’nın eline aldığı sazla nasıl bir türkü yazacağını da hep beraber bekleyip, göreceğiz. Mevcut uygulamada çok fazla değişiklikliğe gidilmemesi beklenmektedir.

Mustafa Çanakçıoğlu



[1] 16.03.2016 tarih ve 11395140-105[229-2012/VUK-1- . . .]-23474 GİB Özelgesi

Devamını Oku…

26 Nisan 2016 Salı

Binaların Dış Yüzeyine Reklam Alınması Vergiye Tabi Midir?

Günümüzde binaların özellikle cadde ve otoyollara bakan yüzeylerinin reklam amacıyla kiraya verildiği görülmektedir. Binaların dış yüzeyleri binaların bütünleyici parçaları (mütemmim cüzi) olup bütünleyici parça; Medeni Kanun’un 684’üncü maddesi hükmü uyarınca yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır. Örneğin asansör, sığınak, yürüyen merdiven, kalorifer,çatı gibi tesisler binaların bütünleyici parçası sayılırlar.

Binaların iktisadi işletmeye dahil olup olmamasına göre vergileme farklı şekilde olmaktadır!

Binaların İktisadi işletmeye dahil olmaması halinde
; kat maliklerinin binaların dış yüzeyini kiraya vermesi sebebiyle elde ettikleri kazanç gayrimenkul sermaye iradıdır. Reklam verenler kat maliklerine yapacakları ödemeler sırasında 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/5-a hükmü gereğince %20 oranında tevkifat yapacak olup kat malikleri de gelirleri dolayısıyla yıllık beyanname vermesi halinde yapılan bu tevkifatı ödenecek vergiden mahsup edebilecektir. İktisadi işletmeye dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemi 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-d hükmü gereğince KDV’den istisna olduğu için Katma Değer Vergisi hesaplanmayacaktır.

Örnek: Huzur Apartmanının dış yüzeyi X A.Ş. tarafından ürünlerinin tanıtılması amacıyla kiralanmış olup dış yüzey boyanmak suretiyle ürünler resmedilmiştir. Söz konusu reklam verme işleminin bedeli 100.000,00-TL olup reklam verilen gayrimenkul iktisadi işletmeye dahil değildir.  Söz konusu gayrimenkulün iktisadi işletmeye dahil olmaması nedeniyle kat maliklerine yapılan ödemede %20 oranında gelir vergisi stopajı yapılacak ve yapılan bu tevkifat muhtasar beyanname ile bildirilecektir.

*Reklam Bedeli: 100.000,00 TL
*Gelir Vergisi Stopajı : 20.000,00 TL (100.000,00*0,20)
*Katma Değer Vergisi: Vergiden İstisnadır.

Binaların iktisadi işletmeye dahil olması halinde ise; kurumun elde ettiği kazanç kurum kazancı olup reklam verenlere fatura düzenlenecek ve söz konusu reklam verme işlemi KDV’den istisna olmadığı için ayrıca Katma Değer Vergisi hesaplanacaktır.

Örnek: Huzur Apartmanının dış yüzeyi X A.Ş. tarafından ürünlerinin tanıtılması amacıyla kiralanmış olup dış yüzey boyanmak suretiyle ürünler resmedilmiştir. Söz konusu reklam verme işleminin bedeli 100.000,00-TL olup reklam verilen gayrimenkul iktisadi işletmeye dahildir. Söz konusu gayrimenkulün iktisadi işletmeye dahil olması nedeniyle  gayrimenkul sahibi işletmenin X A.Ş.’ye fatura düzenlemesi ve söz konusu faturada  %18 oranında KDV hesaplaması gerekmektedir.

*Reklam Bedeli: 100.000,00 TL
*Katma Değer Vergisi: 18.000,00 TL (100.000,00*0,18)

Sonuç olarak binaların dış yüzeyinin reklam panosu olarak kullanılması karşılığında alınan bedel gelir vergisi mükellefleri için gayrimenkul sermaye iradı kurumlar vergisi mükellefleri için kurum kazancıdır. Gayrimenkulün iktisadi işletmeye dahil olması halinde; gayrimenkul sahibi tarafından reklam veren firmaya fatura düzenlenecek ve ilgili faturada %18 oranında KDV hesaplanacaktır. Gayrimenkulün iktisadi işletmeye dahil olmaması durumunda ise;  gayrimenkul sahibine yapılacak ödemede %20 oranında gelir vergisi stopajı yapılıp söz konusu stopaj muhtasar beyanname ile bildirilecektir.

Devamını Oku…

29 Ocak 2016 Cuma

İlan ve Reklam Vergisi

Her yıl Ocak ayında olduğu gibi bu yıl yine; ”İlan ve Reklam Vergisi” konusunu siz değerli “Yenigün Gazetesi” okurları ile paylaşacağız.
Bilindiği gibi, belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklam, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince İlan ve Reklam Vergisi'ne tabidir. (Md.12)
Söz konusu verginin, bu yıl, 1 Şubat 2016 tarihine kadar (bu tarih dahil) beyan edilip, en geç aynı tarihte ödenmesi gerekir.
Başka bir anlatımla; belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde ışıklı, ışıksız tabela ve reklam panosu, bez afiş asanlar, el ilanı dağıtanlar ve ticari taşıtlarında reklam panosu olanlar, 1 Şubat 2016 (bu tarih dahil) tarihine kadar bağlı bulundukları belediyelere, ilan ve reklam beyannamelerini verip aynı günün mesai bitimine kadar tahakkuk eden ilan ve reklam vergilerini ödemekle mükelleftirler.
Büyükşehir belediyesi sınırları içinde bulunan meydan, bulvar, cadde ve anayollar ile bu alanlara cephesi bulunan binalar üzerindeki her türlü ilan reklamların vergileri büyükşehir belediyeleri tarafından alınmaktadır. (5216 sayılı Büyük Şehir Belediyesi K. Md. 23).
Belediye Gelirleri Kanunu’na göre; İlan ve Reklam Vergisi'nin mükellefi, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişilerdir. (Bel. Gel K. Md. 13).
İlan ve reklam vergileri belli bir tarife üzerinden tahsil edilmektedir.
Vergi tarifesinin uygulanmasında aşağıdaki esaslara uyulur:
a) Metrekare üzerinden yapılan hesaplamalarda, yarım metrekareye kadar olan kesirler yarım metrekareye, yarım metrekareyi aşanlar ise tam metrekareye tamamlanır.
b) Herhangi bir yüzeye yazılmak, takılmak veya çizilmek suretiyle yapılan ilan ve reklamlarda yazı ve resimlerin kapladığı alanın yüzölçümü esas alınır.
c) Çok cepheli ilan ve reklamlarda metrekare hesabı her cephe için ayrı ayrı nazara alınır.
d) Vergi tarifesinin 1, 2 ve 4′üncü bentlerinde belirtilen ilan ve reklamların süresi 6 aydan; 3′üncü bendinde belirtilen ilan ve reklamın süresi 1 haftadan az olursa vergi miktarının yarısı alınır. 6 ayı geçen süreler 1 yıl, hafta kesirleri de tam hafta sayılır.
e) Vergi tarifesinin 5 ve 6′ncı bentlerinde yer alan ve çok nüsha olarak basılan ilan ve reklamlar üzerinde basımevinin ticari unvanı, adresi ve kaç nüsha olarak basıldığı ayrıca belirtilir.
Gerçek veya tüzel kişilerden;
Herhangi bir ilan ve reklam yapmayan, herhangi bir levha, tabela vb. asmamış olanlar ile,
İşyerlerinin içine veya dışına yarım metrekareyi aşmayan ve iş sahibinin kimliği ile işin mahiyetini gösteren ışıksız levhaları asanların İlan ve Reklam Vergisi mükellefiyeti bulunmadığından, bu kişilerin İlan ve Reklam Vergisi beyannamesi vermesine gerek bulunmamakta olup bu kişiler adına herhangi bir ilan ve reklam vergisi tarhiyatı yapılmaması gerekmektedir.
Engin Malay

Devamını Oku…