sigorta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sigorta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2015 Çarşamba

Deneme Süresinde İşçiye Sigorta Yapmayana Ceza

İş sözleşmesine konulabilecek deneme süresi 2 ayı geçemez. Bu süre içerisinde işverenin işçinin sigortasını başlatması gerekmektedir. Aksi halde hem idari para cezası öder hem de faydalandığı teşvikler iptal edilir.

İş hukukunda işçi ve işverene iş sözleşmesine deneme süresi koyma hakkı tanınmıştıri. Ancak işçinin veya işverenin böyle bir talebi bulunmuyorsa deneme süresi konulmayabilir. Eğer sözleşmeye deneme süresi kaydı konulmamışsa bu süre içerisindeki tazminatsız fesih hakkı işçi ve işveren için geçerli olmayacaktır. İş sözleşmesine konulabilecek deneme süresi 2 ayı geçemez. Ancak toplu iş sözleşmesiyle 4 aya kadar uzatılabilir.

2 AYI AŞAN TAZMİNAT ÖDER

İş sözleşmesinde kanuna aykırı olarak 2 aydan daha uzun bir deneme süresi belirlenmiş olması halinde iş sözleşmesi geçersiz sayılmayacak, yalnızca deneme süresinin süreye ilişkin hükmü geçersiz sayılarak 2 aylık süre dikkate alınacaktır. Dolayısıyla deneme süresini 2 aydan daha uzun belirleyen bir işveren 2 aylık süre sonrasında gerçekleştirdiği bir fesihte tazminat ödemek durumunda kalabilir.

ÜCRET DE ÖDEMEK ZORUNDA

İşçi iş sözleşmesindeki çalışma koşullarına uymak zorunda olduğu gibi işveren de işçisinin sigortasını yapmak ve ücretini ödemek zorundadır. Genellikle işverenler bu süre içerisinde işçilerine sigorta yapmamaktadırlar. Hâlbuki deneme süresinde işverenin sigortayı başlatması gerekmektedir. Aksi takdirde işveren kayıtdışı istihdam nedeniyle hem idari para cezası ödemek zorunda kalacak, hem de faydalandığı teşvikler iptal edilecektir. Ayrıca işçiye ücret de ödemek durumundadır.

Tehlikeli işlerde durum farklı

ÇOK tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan ve mesleki yeterlilik belgesi bulunmadan çalışılamayan mesleklerde deneme süreli iş sözleşmesi imzalanması halinde işçinin mesleki yeterliliğinin deneme süresinin başından itibaren bulunması gerekmektedir. Konuyla ilgili tebliğin yürürlük tarihi 25 Mayıs 2016 olduğu için bu tarihten sonra örneğin kaynak operatörü olarak işe başlatılacak bir işçiye 2 aylık deneme süresi konulmuş olsa bile işbaşı yaptırıldığı tarihte mesleki yeterliliğin bulunması zorunlu olacaktır.

Gazeteciye 3 denizciye 1 ay

ÇALIŞTIĞI işyerinden ayrılarak bir müddet sonra yeniden aynı iş işçin işe alınan işçiye yeniden bir deneme süresi uygulanamaz. 4857 sayılı İş Kanunu’nda en çok 2 ay olarak uygulanabilen deneme süresi, Deniz İş Kanunu’nda en çok 1 ay, Basın İş Kanunu’nda ise en çok 3 ay olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla gemi adamları için deneme süresi 1 ayla, gazeteciler için ise 3 ayla sınırlıdır.

Yıllık izin hakkı da başlar

İŞÇİNİN çalışmaya başlamasıyla yıllık izin ve kıdem hesabında deneme süresi de dikkate alınır. Örneğin 3 Kasım 2014'te 2 aylık deneme süresi kayıtlı iş sözleşmesi imzalayarak işe başlayan bir işçi, 3 Kasım 2015'ten itibaren yıllık izin hakkına kavuşur.

Okan Güray Bülbül

Kaynak: http://www.aksam.com.tr/yazarlar/deneme-suresinde-isciye-sigorta-yapmayana-ceza/haber-458174

Devamını Oku…

19 Ekim 2015 Pazartesi

Gençler, Sosyal Güvenlikten Habersiz ve Ümitsiz

Gençlerimiz sosyal güvenlik algısında alarm veriyor. Hem temel bilgileri yetersiz hem de kurallara uymama eğilimleri fazla. Çözüm ise sosyal güvenliğin daha iyi anlatılmasında.

Geçen hafta uzun süredir üzerinde çalıştığım bir bilimsel araştırmayı Turgut Özal Üniversitesi bünyesinde ekip arkadaşlarım ile birlikte tamamladık ve rapor haline getirdik. Araştırmanın konusu ‘Türkiye'de Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Güvenlik Algı Düzeyleri'. Yani üniversiteli gençler sosyal güvenliğe nasıl bakıyorlar, bilgileri ve memnuniyetleri ne düzeyde, sosyal güvenlik yükümlülüklerine ilişkin ahlak düzeyleri ne durumda, bunu belirlemeye çalıştık. Bugün siz okuyucularımla bu araştırmanın çarpıcı sonuçlarını paylaşacağım.
Türkiye'de bu konuda şimdiye kadar yapılan en kapsamlı çalışma özelliği taşıyan araştırma 12 şehirde bulunan, 17 devlet ve 6 vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 23 üniversitede 1000 üniversite öğrencisinin katılımı ile gerçekleştirildi.

Gençler sosyal güvenlikten bihaber

Yapılan araştırmada en dikkat çekici sonuçlardan birisi, üniversite gençliğinin sosyal güvenlik olgusundan ve haklarından haberdar olmaması.
Öyle ki en fazla üniversite öğrencilerini ilgilendirmesine karşın gelir testi uygulamasından bilgi sahibi olanların oranı sadece %21,7 seviyesinde kaldı. Üniversiteli gençlerin %78,3'ü ise gelir testi hususunda bilgi sahibi değil.
Bu duruma benzer şekilde üniversite gençliğinin sadece %26'sı kendisinin ne zaman emekli olacağını biliyor. Buna benzer şekilde üniversite gençleri hastaneye gittiklerinde ceplerinden para çıkıp çıkmayacağı konusunda da bilgi sahibi değiller. Araştırmaya katılan gençlerin sadece %26'sı bu konuda bilgi sahibi iken %74'ünün herhangi bir bilgisi yok.

Gençler için emeklilik hayal gibi

Araştırmada üniversite gençliğinin sosyal güvenlik algılarına yönelik yöneltilen en önemli sorulardan birisi sosyal güvenlik dendiği zaman akıllarına ilk olarak ne geldiğiydi. Bu soruda gençler en fazla cevabı %67,8 ile hastane/sağlık olarak verdiler. Bunu ise %15,8 ile iş kazaları izledi. Emeklilik ise sadece %12,2'de kaldı.
Bu sonuç gösteriyor ki gençler sosyal güvenliğin daha çok kısa vadeli yönünü önemsiyor. Buna karşın sosyal güvenliğin uzun vadeli unsuru olan emeklilik gençler açısından fazla göz önünde bulundurulmadı. Yani; gençler ya uzun vadeli düşünmek istemiyorlar ya da emeklilik, şartlar itibariyle kendileri için bir hayal gibi görünüyor.
Ayrıca üniversite gençliğinin sadece %27'si emekli olacağı zaman geçim sıkıntısı çekmeyeceğini düşünmekte iken %73'ü geçim sıkıntısı çekeceğini veya emin olmadığını ifade etti. Bu durum da gençlerin gelecek endişesini ve ümitsizliğini ortaya koymakta.

‘Sigortasız çalışmam!’ diyorlar

Araştırmada üniversiteli gençlerin sigortasız çalışıp çalışmama eğilimi de ölçülmeye çalışıldı ve bu amaçla da işverenleri sigortasız çalışmalarını isterse kabul edip etmeyecekleri soruldu. Bu soruya gençlerin %80,6'sı sigortasız çalışmayı kabul etmeyecekleri şeklinde cevap verirken %19,4'ü kabul edeceklerini ya da emin olmadıklarını ifade ettiler.

Buna karşın sosyal güvenlik ahlak düzeyinin ölçülmesine yönelik sorulan tuzak sorularda gençlerin bu eğiliminin kırıldığı görüldü. Örneğin, işverenin daha fazla ücret vereceğini söylemesi halinde sigortasız çalışmayacağını söyleyenlerin oranı %69 oranında çıktı. Yani sigortasız çalışmama eğilimi maddi çıkar durumunda %80.6'dan %69'a geriledi.

Sahte sigortalı olabilirim! Primimi süresinde yatırmam!

Araştırmada üniversiteli gençlerin sadece %47.5'i bir işyerinden sahte sigortalı gösterilmeyi kabul etmeyeceğini ifade etti. Dolayısıyla gençler arasında sahte sigortalılık eğiliminin yüksek olduğu ve sosyal güvenlik ahlakı açısından olumsuz bir tablonun bulunduğu görüldü.

Bunun yanı sıra gençlerin %37'si hak etmemesine karşın birilerine para vererek (yani rüşvetle) emekli olabileceğini ifade etti. Yine gençlerin %35'i daha az prim ve vergi ödemek için muhasebecisine talimat verebileceğini, daha fazla ücret verse de işçisini asgari ücretten SGK'ya bildireceğini ve aylığının kesilmemesi için yalan beyanda bulunabileceğini belirtti.
Gençlerin %43'lük bir kesimi ise sürekli çıkan af yasaları nedeniyle vergi ve primlerini süresinde ödemeyi düşünmediklerini ifade ettiler. 

Kimse sosyal güvenlik sisteminden memnun değil

Araştırma, üniversite gençliğinin sosyal güvenlik sisteminden memnun olmadığını da ortaya koydu. Nitekim katılımcıların sadece %20'si sosyal güvenlik sisteminin iyi işlediğini düşünmekte iken %80'i sistemin kötü işlediğini ya da emin olmadığını belirtti.
Aynı şekilde üniversite gençliğinin %29'u sağlık sisteminden memnun olduğunu belirtirken, sadece %8.6'sı emekli aylıklarının yeterli seviyede olduğunu düşünmekte. Bunun yanı sıra ülkemizde toplanan primlerin doğru harcandığına inanan gençlerin oranı ise sadece %10.

Sosyal güvenlik gençlere daha iyi anlatılmalı

Üniversiteli gençlerin sosyal güvenlik ahlak düzeylerini tespite yönelik sorulan sorulara verilen olumlu cevap oranlarının ortalaması alındığında ortalama ahlaklı eğilim oranı % 65.6 olarak çıkmakta. Dolayısıyla gençlerin ortalama %34.4'ü sosyal güvenlik yükümlülükleri karşısında ahlaklı bir eğilim göstermiyor. Bu tablo orta ve uzun vadede kayıtdışılık ile sosyal güvenlik suiistimallerine yönelik ülkemizdeki olumsuz tablonun değişmeyeceği varsayımını da kuvvetlendiriyor.


İş ahlakını es geçmeyin

Üniversite gençliğinin uzun vadeli düşünceden uzak durması ve bunun da dolaylı olarak kayıtdışı çalışmaya yönelmelerine neden olması hususu göz önünde bulundurularak sosyal güvenliğin uzun vadeli faydalarından, gerekliliğinden ve sağladığı haklardan yola çıkarak gençlerin bilinçlendirilmesi gerekli. Bunun yanı sıra sosyal güvenlik suiistimallerinin gerek bireysel gerekse de toplumsal zararları gençlere anlatılmalı. Çünkü sadece haklar ve faydalar açısından bilinçlendirmenin ahlaki davranışlar üzerindeki etkisi çok kısıtlı. Bu sebeple eğitimler her iki yönüyle ele alınarak verilmeli.


Devamını Oku…