limited şirket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
limited şirket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2016 Pazartesi

Anonim ve Limited Şirket Ortakları ve Yöneticilerinin Şirketle İlgili Bireysel Sorumlulukları

1 - Limited şirket ortak ve müdürlerinin  SGK prim borçları  ve idari para cezalarda sorumlulukları nedir?

5510 sayılı yasaya göre Limited şirketlerde SGK prim borçları, gecikme zamları ve idari para cezaları  konusunda  öncelikle şirket tüzel kişiliği  SGK kurumuna karşı sorumludur. Eğer, şirket  tüzel kişiliği bu  prim borçları ve  gecikme zamlarını  ve ayrıca İPC’leri ödemeyecek durumda ise; başka bir ifade ile şirket borca batık ise bu durumda  şirketi temsil ve ilzama yetkili kanuni temsilci yani müdür sorumludur. Bütün bunlara rağmen  prim aslı  ve gecikme zamları  tahsil edilemediği takdirde şirket ortakları  koydukları sermaye  payı kadar toplam borçtan sorumludurlar.  Aynı uygulama  vergi ve vergi cezaları için de geçerlidir. (Bkz.  6183 sayılı kanun mük. md. 35) Diğer yandan, yetkinin yönetim kurulu üyelerinden  veya  şirket müdürü olarak  ortak dışı bir kişi görevlendirilmiş ise bu durumda  TTK md.317, 319 hükmü gereği kendisine yetki verilen kişi sorumlu olacaktır.  Hatta bu kişi  temsil yetkisinin, şirkette pay sahibi bulunmayan müdürlere de bırakılması olanaklıdır. (Bkz. TTK md.540).  

2 - Limited şirketten ayrılan ortağın  vergi ve sigorta borcundan dolayı sorumluluğu nedir?

Limited şirketten pay devri yaparak ayrılan ortak müdür değilse  birinci planda amme borçlarından dolayı sorumluluğu bulunmamaktadır.  Şirkette  müdür olarak geçen süreler varsa  bu dönem için sorumluluk devam eder.  Pay devrinin  noterden yapılması, deftere işlenmesi ve tescil-ilanı  zorunludur.  Aksi  takdirde bu  pay devri hüküm ifade etmez.  Aynı kural anonim şirketler için de geçerlidir.   
   
3 - Limited şirket ortakları şirketin ödenmemiş amme borçlarından sorumlumudur?

Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. (6183 sayılı yasa md.35 ve mük md.35).

4 - Başkasının fiilleri  dolayısıyla  sorumluluk:

Kimi zaman  satın aldığınız bir malın  fatura bedelini KDV dahil mal  bedeli ile beraber  ödemiş olabilirsiniz. Ancak,  ödenen bu   toplam tutar  bazen  karşı taraf tarafından faturanın KDV’si maliyeye beyan edilmemiş ise, siz  bu KDV’yi tekrar ödemek zorunda kalabilirsiniz.  Bu  konuda mali idarenin yaklaşımı çok farklıdır.  Yargı aşamasında  bunu  ispat ederseniz KDV ödemekten kurtulabilirsiniz.  Ancak mali  idare  vergi yargısı  gibi düşünmemekte, müteselsil sorumluluk  çerçevesinde aynı  KDV’yi  bir de sizden talep  etmektedir.

5 - Vergide zamanaşımı 5 yıldır:

Vergide tarh zamanaşımı 5 yıldır.  Vergide yine tahsil zamanaşımı ise, 5 yıldır. Tarh zamanaşımı vergi alacağının miktar olarak tespiti ile ilgili süredir. Tahsil zamanaşımı ise, vergi alacağının doğduğu yıldan sonra başlayan 5 yıllık  süreçtir.  Fakat uygulamada vergi idaresi  bu  zamanaşımını  hiçbir şekilde  dikkate almadan   işlem yapmaktadır.

6 - Borçlu olduğunuz firmaya  ödeyeceğiniz paralar bazen  bu  şirketin vergi dairesine ödenmesi sizden  talep edilebilir:

6183 sayılı yasanın  79. maddesine göre herhangi bir firmaya ödeyeceğiniz borcu  bu  firmanın bağlı olduğu  vergi dairesi sizden  talep edebilir. Bu  uygulama: amme alacağının 3. şahıslardan tahsili anlamını taşır. Size,  İHB2 adı  altında bir haciz bildirimi tebliğ edilir. Sizin ödeyeceğiniz parayı alacaklı firmanın  vergi dairesine ödemeniz istenir. Bu gibi durumlarda mutlak surette 7 gün içerisinde bu  haciz bildirimine cevap vermenizi öneririz. Aksi takdirde borç sizde kalmış olur.

7 - Limited şirket ortakları hisse devri yaptığında amme alacağından kim sorumludur?

Ortağın şirketteki sermaye hissesini devretmesi halinde, hisseyi devreden ve devralan şahıslar, devir öncesine ait ve vadesi devir tarihi itibarıyla geçmiş olan amme alacaklarının ödenmesinden,  müteselsilen sorumlu tutulur. Ancak  bu hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.  Vergi idaresi pay devri yapan  ortağı  ve devir alan  yeni ortağı  aynı anda sorumlu  tutmaktadır.  Ancak bu uygulama yargı kararları ile  iptal edilmektedir. 
Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden,  müteselsilen sorumlu tutulur.

8 - Limited  şirket ortaklarının hisselerini devrettiği nasıl  kanıtlanır?

Limited şirket ortaklarının hisselerinin devri için bu işlemin ticaret sicilinde tescil ve ilanı esas olmakla birlikte, tescil ve ilanın yapılmaması halinde, hisse devrine ilişkin noter devir sözleşmesinin ve bu hisse devrinin ortaklar kurulu kararıyla uygun bulunduğunun pay defterine kaydedilmiş olması halinde de hisse devredilebilmektedir. Hisse devirleri, ya ticaret sicili gazetesi ile ya da noter satış sözleşmesi ve ortaklar kurulu kararının ibrazı ile belgelendirilir.

9 - Limited şirketlerde kanuni temsilci kimdir ve şirketin ödenmemiş borçlarından sorumluluğu nedir?

Limited şirketlerde aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile yetkili ve mecburdurlar. Böyle bir durumda ortakların hepsi kanuni temsilci sıfatına haiz olacaklarından, amme alacağının tamamından müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulurlar. Ancak şirket işlerini idare ve şirketi temsile yetki verilmiş bir kişi (ortak) bulunması halinde, kanuni temsilci olan bu ortak amme alacağının tamamından sorumlu olacaktır.

10 - Anonim şirketlerde kanuni temsilciler kimlerdir?

Anonim şirketin kanuni temsilcisi idare meclisi, diğer bir ifade ile yönetim kuruludur. Yönetim kuruluna ait olan şirketi temsil ve idare yetkisi, esas sözleşme ile yönetim kurulu üyelerinden en az biri veya birden fazlasına veya esas sözleşmede genel kurula veya yönetim kuruluna verilecek yetki ile yönetim kurulu üyesi olmaları şartıyla murahhas üyelere veya şirkette pay sahibi olmasalar bile sorumlu müdürlere devredilebilir.

11 - Anonim şirketlerin kanuni temsilcileri için ticaret sicilinde tescil gerekli mi?

İdare meclisinin şirketi temsile yetkili kimseleri tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirmesi, temsil yetkisine ilişkin kararın noterlikçe tasdik edilmiş suretinin de sicil memuruna verilmesi şarttır.
Buna göre;
a) Temsil yetkisine ilişkin noter tasdikli yetkili organ (yönetim kurulu veya genel kurul) kararı,
b) Şirketi temsil yetkisi verilen kişilerin kimler olduğu, hususlarının ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmiş olması gerekmektedir. Bu tescil, ilan tarihinden itibaren hüküm ifade eder.

12 - Anonim şirketlerde kanuni temsilcilerin yetkileri sınırlandırılabilir mi?

Şirketi temsile yetkili olanların şirketin maksat ve mevzuuna dahil olan tüm işleri ve tüm hukuki işlemleri şirket adına yapmaları gerekir. Bu yetki kapsam olarak sınırlandırılamaz.

13 - Anonim şirketlerin ödenmemiş amme borcundan kim sorumludur?

Amme alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde; kanuni temsilciler şirketin ödenmemiş borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Şirketi temsil yetkisi murahhas üye veya üyeler ile şirkette pay sahibi olmayan sorumlu müdürlere bırakılmış ise, amme alacağının bunlardan takip ve tahsiline gidilir.
Temsil yetkisi murahhas üyelere veya pay sahibi olmayan müdürlere bırakılmamış ise, yönetim kurulu üyeleri kanuni temsilci sıfatını taşımaktadırlar ve amme alacağının ödenmesinden yönetim kurulu üyeleri şahsi mal varlıklarıyla sorumludurlar.

14 - Anonim şirketlerin ortakları şirketin amme borçlarından sorumlu mudur?

Anonim şirketlerin ortaklarının, anonim şirketlerin ödenmemiş amme borçlarından sorumlu tutulacağına ilişkin herhangi bir kanuni düzenleme bulunmadığından, bu ortakların şirketlerin ödenmemiş amme borçlarından sorumluluğu bulunmamaktadır.

15 - Hangi hallerde, limited şirketlerin ortakları ve kanuni temsilcileri ile anonim şirketlerin kanuni temsilcilerinden şirkete ait amme alacakları takip edilir?

a) Şirketin haczedilen mal varlığının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan değerlemesi sonucu, tespit edilen değerlerinin amme alacağını karşılamaması veya bu malların  satışının yapılmasına rağmen amme alacağının tamamen tahsil edilememiş olması,
b)  Şirketin haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması,
c) Şirketin iflasının istenmiş veya iflasının açılmış olması hallerinde amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması,
d) Borçlu şirketin yapılan araştırmalara rağmen bulunamaması, hallerinde amme alacağının limited şirket ortakları ve kanuni temsilcileri ile anonim şirketlerin kanuni temsilcilerinin şahsi mal varlığından takip ve tahsiline gidilir.

16 - Şirket yöneticileri zaman-ı idare hesabı ile sorumludur:

Şirketlerde yönetim kurulu  başkanları, üyeler, Limited şirketlerde ise kanuni temsilciler kural olarak  ortak  veya yönetici ortak veya yöneticilik  sıfatının   devam ettiği dönemle  sınırlı olarak  sorumludurlar.  Başka bir ifade ile,  yalnızca kendi zaman-ı  idaresinde ortaya çıkan  veya  kendi zaman-ı idaresi ile ilgili  daha sonra ortaya çıkan   vergi ve cezalar  nedeniyle sorumlu  tutulabilecektir.  Ortaklığa giriş ve çıkışları mutlak surette ticaret  sicil gazetesinde tescil ve ilanı  zorunludur.

17 - SMMM’ler veya YMM’lerin  mükelleflerle beraber sorumluluğu:

3568 sayılı  yasaya göre SMMM’ler imzaladıkları  vergi  beyannameleri kapsamında veya  müşterilerinin  defterlerini tuttukları dönemlerle ilgili vergi dairesine karşı sorumludurlar. Aynı biçimde YMM’lerde  tasdik yaptıkları konularla ilgili ortaya çıkabilecek vergi ziyaından  dolayı maliye idaresine karşı müteselsilen sorumludurlar.  Müteselsil  sorumluluk kapsamında vergi idaresine, vergi veya ceza ödeyen YMM veya SMMM haksız ödediğini düşündüğü  kısım için mükelleften talepte bulunabilir.  Biz buna SMMM veya YMM’nin rücu olanağı  diyoruz.

18 - Ortakların,  ortağı oldukları  şirkete olan borçları nedeniyle sorumlulukları nedir?

Şirket  yönetici  veya ortaklarının, şirkete borçları  varsa, alacaklı vergi dairesi  bu yöneticiler ve ortaklar nezdinde de takibe geçebilir.  Böyle  bir takip için kusur, kanuni ödevlerini yerine getirmiş olma veya  alacağın şirket  mal varlığından  tahsil edilememiş olması  vs. şartlar  aranmayacak, doğrudan doğruya takibata geçilebilecektir.   

19 - Tasfiye sürecinde sorumluluk:

Şirketlerin tasfiye ediliyor veya edilmiş olması kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş  tarihinden önceki dönemlere ait sorumluluklarını  ortadan  kaldırmaz.  Tasfiye memurları  tasfiye döneminde doğan  vergi ve benzeri mükellefiyetlerden ilk  planda sorumludur.   Vergi yükümlülüklerini yerine getirmeden alacaklara ödeme veya ortaklara  paylaştırma yapamazlar.  

20 - Kanuni defterlerin 5 yıl  saklanması:

Şirkete ait  lüzumlu kanuni  defterler zamanaşımı  süresi içerisinde yani 5 yıl  saklanması  zorunludur.  Bazı hallerde bu  defterler kaybolabilir. Bu gibi durumlarda mutlak surette mahkemeden “zayi kararı” alınması  zorunludur.  Zarar mahsubu, KDV devri, yatırım indirimi vs. durumlar varsa devreden yılların ilişkili olduğu defter ve belgelerin de 5 yıl geçse bile saklanması  şarttır.  Bu  gibi hallerde iddia ettiğiniz durumu ispat için kanuni defterlerinizi 5 yıldan daha fazla saklamanız gereklidir. Kanuni  defterlerin denil vasfı kazanabilmesi  için her sene o  seneyi izleyen yılın mart  ayı  sonuna kadar ara vize tasdiki zorunludur.  

21 - SGK  teftiş ve incelemelerinde zamanaşımı 10 yıl:

SGK müfettişleri veya denetmenleri tarafından defter ibrazında süre vergi dairesinde olduğu gibi 5 yıl değil, 10 yıldır. Bu nedenle şirketinizde çalıştırdığınız personel ile ilgili yasal defterleri ait olduğu yılı izleyen yıldan itibaren başlayarak 10 yıl saklamanız gerekir.

22 - 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle ilgili Yasa Yürürlüğe Girmiş olup, bu Yasa’nın 5’inci maddesi çok önemlidir:

Buna göre; şirketinizin 2011 ila 2015 yılları için matrah ve vergi artırımı yaparak bu yıllar ile ilgili vergi incelemesinden kurtulmak mümkün olabilecektir. Bu nedenle söz konusu yıllarla ilgili matrah veya vergi artırımı yapmak suretiyle, bu yıllarla ilgili incelemeden kurtulabilirsiniz. Bu konuda müracaat süresi oldukça sınırlı olup, 25.11.2016 tarihine kadar bu Yasadan faydalanmak mümkündür.

Devamını Oku…

8 Şubat 2016 Pazartesi

Kolektif Şirketin Limited Şirkete Devrinde Vergilendirme

Soru: Kolektif şirketin limited şirkete devrinde vergilendirme nasıldır ?

Cevap: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 80 inci maddesinin son fıkrasında, faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerle birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların ticari kazanç sayılacağı ve bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş, bu maddede geçen "elden çıkarma" deyiminin mal ve hakların satılmasını, bir ivaz karşılığında devir ve temlikini, trampa edilmesini, takasını, kamulaştırılmasını, devletleştirilmesini, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade ettiği yine aynı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.

            Diğer taraftan, aynı Kanunun 81 inci maddesinde, "Aşağıdaki yazılı hallerde değer artışı kazancı hesaplanmaz ve vergilendirilmez:

            ...

            2. Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.).

            3. Kollektif ve adi komandit şirketlerin bu maddenin (2) numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde nev'i değiştirerek sermaye şirketi haline dönüşmesi (Kollektif ve adi komandit şirketlerin şekil değiştirerek anonim şirket haline dönüşmesi halinde şekil değiştiren kollektif ve adi komandit şirketlerin ortaklarının anonim şirketteki ortaklık paylarını gösteren hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.)."

            hükmüne yer verilmiştir.

Bu nedenle,  193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinin 2 nci bendinde belirtilen şartlar dahilinde, kollektif şirketin bilançosunun aktif ve pasifiyle bütün halinde limited şirkete devredilmesi halinde değer artışı kazancı hesaplanmayacak ve vergileme yapılmayacaktır.

Koray Ateş


Devamını Oku…

21 Aralık 2015 Pazartesi

Limited Şirket Ortaklarının Amme Borçlarında Sorumluluğu

Soru: Limited şirket ortakları kamu borçlarından nasıl sorumludurlar?

Cevap: Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve 6183 sayılı Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.

Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur.

Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur.

Koray ATEŞ

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/sorucevap/haber_oku.php?haber_id=1846

Devamını Oku…

2 Aralık 2015 Çarşamba

Limited Şirketin Organları ve Görevleri

Limited şirketler en fazla 50 ortak ve sermayesi en az 10 bin Türk lirası olarak kurulan ticaret şirketleridir. Limited şirketlerle ilgili 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 573 ila 644. maddelerinde düzenlemeler yapılmış olup şirketlerin genel kurulu, müdürleri ve denetimine ilişkin yetki ve görevleri aşağıda açıklanmıştır.

GENEL KURUL VE YETKİLERİ

Genel Kurulun yetki ve sorumlulukları TTK.’nun 616 ila 622. maddelerinde düzenlenmiştir. Burada yapılan düzenlemede genel kurulun yetki alanı üç farklı şekilde belirlenmiştir. 
Genel kurulun devredilemez yetkileri; şirket sözleşmesinin değiştirilmesi, müdürlerin atanması ve görevden alınması, topluluk ve denetçilerin atanmaları ve görevden alınmaları, finansal tabloların ve faaliyet raporunun onaylanması ve kar payı ile kazanç paylarının belirlenmesi, müdür ücretlerinin belirlenmesi ve ibrası, esas sermaye pay devirlerinin onayı, bir ortağın şirketten çıkarılması konusunda mahkemeden istemde bulunulması, müdüre şirketin kendi paylarının alması konusunda yerilmesi ve bu iktisabın onaylanması, şirketin feshi.
Şirket sözleşmesinde öngörüldükleri takdirde genel kurulun devredilemez yetkileri; genel kurul onayı gereken konular ve müdür faaliyetlerinin onayı, önerilmeye muhatap olma geri alım ve alım haklarının kullanılması hakkında karar verilmesi, esas sermaye üzerinden rehin hakkı kurulması konusunda onay verilmesi, yan edim yükümlülükleri konusunda iç yönerge hazırlanması, rekabet yasağı konusunda ortaklarının onayının yeterli görülmemesi durumunda gereken iznin verilmesi, bir ortağın şirket sözleşmesindeki sebeplerle şirketten çıkarılması.
Tek ortaklı limited şirketlerde, bu ortak genel kurulun bütün yetkilerine sahip olup genel kurul sıfatıyla alacağı kararların geçerli olması için yazılı olmaları gerekmektedir.  
TTK.’da yapılan bu düzenlemelerde devredilemeyen yetkiler organsal yapıya ve ortak haklarına ait olup organlar arası işlevler ayrımı bağlamında kanuni düzen niteliğini kazandırmaktadır.

GENEL KURULUN TOPLANTIYA ÇAĞRILMASI VE OY HAKKININ HESAPLANMASI

Her yıl hesap dönemini takip eden 3 ay içinde yapılması gereken Olağan Genel Kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılırlar. Şirket sözleşmesiyle ve gerektikçe toplantı yapılabilir. Çağrılma toplantı gününden en az 15 gün önce yapılmalıdır. Şirket sözleşmesi ile bu süre uzatılabilir yada 10 güne kadar kısaltılabilir. Her ortak toplantıda dilediği kişiyi temsilci olarak belirleyebilir. Toplantıya ilişkin çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler kıyasen uygulanır. Ortaklar sözlü görüşme talep etmediği müddetçe her ortağın önerisinin tüm ortakların yazılı onayına sunulması gereklidir. Yazılı bir öneriye yazılı olarak katılmak sirküler karar olup limited şirket genel kurul kararlarının alınmasına cevap verecek niteliktedirler. Ortakların oyları esas sermaye paylarının itibari değerleri üzerinden hesaplanır ve sözleşmede daha yüksek bir tutar belirlenmemiş ise her 25 TL. bir oy hakkı olarak değerlendirilir.  Yine sözleşme ile birden fazla paya sahip ortakların oy hakkı sınırlandırılabilir. Ortak en az bir oy hakkını taşımalı ve sözleşmede açıkça düzenlenmişse yazılı olarak oy kullanabilmelidir. Şirket sözleşmesi ile oy hakkı her esas sermaye payına bir oy olarak belirlenebilir. Bu belirleme de en küçük esas sermaye payının itibari değeri, diğer esas sermaye paylarının itibari değerleri toplamının onda birinden az olamayacaktır. Bu hüküm, payların itibari değerleri farklılaştırılarak imtiyaz tanınması varsayımını düzenlemektedir.
Oy hakkının yukarıdaki esaslara göre belirlenmesine ilişkin şirket sözleşme hükümleri denetçi seçimi, şirket yönetimi ya da onun bazı bölümlerinin denetimi için özel denetçi seçimi, sorumluluk davası açılması hakkında karar verilmesi durumlarında uygulanamayacaktır. Burada amaçlanan şirketin yönetiminde hakimiyet kurulmasını engellemektir.
TTK.’nun 619. maddesinde oy hakkından yoksunluk konusu da düzenlenmiştir. Buna göre Herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanlar, müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda, şirketin kendi esas sermaye payını iktisabına ilişkin kararlarda, esas sermaye payını devreden ortak, ortağın bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı faaliyetlerde bulunmasını onaylayan kararlarda ilgili ortak oy kullanamaz.
Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi belirlenmedikçe seçimler dahil bütün genel kurul kararları toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır. Ancak şirket hakkında önemli sayılacak işletme konusunun değiştirilmesi, oyda imtiyazlı pay öngörülmesi, esas sermaye payının devrinin sınırlandırılması yasaklanması yada kolaylaştırılması, esas sermayenin artırılması, rüçhan hakkının sınırlandırılması ya da kaldırılması, şirket merkezinin değiştirilmesi, müdürlerin ve ortakların, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunmalarına genel kurul tarafından onay verilmesi, bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması, şirketin feshi konularındaki genel kurul kararları temsil edilen oyların en az 2/3 ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabilir.
Kanunda belirlenen ağırlaştırılmış nisapları daha da ağırlaştıracak şirket sözleşme hükümleri, ancak şirket sözleşmesinde öngörülecek çoğunlukla kabul edilebilir. Ayrıca TTK.’nun 447. maddesinde anonim şirket genel kurul kararlarının butlanı ile ilgili düzenleme kıyasen limited şirketler içinde uygulanmalıdır.

MÜDÜRLER VE YETKİLERİ

TTK.’nun gerekçesinde belirtildiği üzere eski kanunda aynen korunan özden organ ilkesi profesyonel yönetim anlayışı ile terk edilmiştir. Burada "özden" sözcüğü şirketin özünü oluşturan ortakları, yani bünyeyi ifade eder. Bu durum özden/bünyeden yönetim ilkesini yani şirketi "şahıs şirketi" sınıfına sokabileceğinden, limited şirketi kollektif şirkete çok yaklaştırarak "şirketleşme" politikasına uymayacaktır. Yine gerekçede müdürün veya müdürler kurulunun yani bir anlamda yürütmenin, devredilemez görev ve yetkilerini sınırlı sayı olarak (numerus clausus) saymaktadır.
Bu anlayışla müdürlerin yetki ve sorumlulukları TTK.’nun 623 ila 630. maddelerinde düzenlenmiştir. Limited şirketlerin yönetimi ve temsili sözleşmeyle düzenlenerek müdür sıfatını taşıyan bir yada birden çok ortağa, tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. Fakat en az bir ortağın yönetim ve temsil yetkisi olmalıdır. Şayet şirket müdürleri içerisinde tüzel kişi varsa bunun görevini, belirleyeceği gerçek kişi yerine getirmelidir. Müdürler, genel kurula bırakılmayan bütün konularda karar almaya ve bu kararları uygulama yetkisine sahiptirler. Birden fazla müdür olması durumunda biri ortak olup olmamasına bakılmadan müdürler kurulu başkanı olur. Başkan olan müdür yada tek müdür olması halinde bu kişi genel kurul toplantı çalışmalarını yürütür ve ilan eder. Müdürler kurulunda çoğunluğun oyu ile karar alınırken eşitlik durumunda başkanın oyu üstün kabul edilir. Şirket sözleşmesi ile karar alma konularında değişik düzenlemeler yapılabilir. Genel kurulun görev ve yetki almadığı bütün konularda müdürler yetkilidir. Müdürler TTK.’nun 625. maddesinde sayılan görev ve yetkilerini devredemeyeceği gibi vazgeçemezler. Ayrıca şirket sözleşmesinde belirli kararları ve münferit sorunları genel kurul onayına sunma şartı öngörülebilir. Bu durum T. Borçlar Kanununun 51. ve 52. maddeleri saklı kalmak üzere müdürlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, sınırlandırmaz.
Müdürler ve yöneticiler gereken özeni göstererek şirkete bağlılık ve dürüstlük çerçevesinde  görevlerini yerine getirmelidirler. Sözleşmede aksi hüküm yoksa ve diğer ortaklar yazılı izin vermediği durumda müdürler şirketle rekabet oluşturacak faaliyetlerde bulunamadığı gibi ortaklar için kabul edilen bağlılık borcuna da tabidir. Ayrıca şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararlarını öngörebilir. Müdürler şirket ortaklarına eşit davranmakla da mükelleftir.
Müdürlerin yetkili olarak belirlenmesine tescil ve ilanı konularında TTK.’nun anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. Tek ortaklı limited şirketlerde dahi yazılı bir sözleşme ile yetkilendirme yapılmalı ancak sıradan işlemlerde bu zorunluluk aranmamalıdır.
Genel kurul müdür veya müdürlerin görevden alınması ve yönetim hakkı konusunda tasarruf hakkına sahiptir. Her ortak, yöneticilerin özen ve bağlılık yükümü ile şirket sözleşmesinden doğan görevlerini ihlal etmesi durumunda yetkilerin kaldırılması ya da sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Görevden alınma durumunda yöneticilerin tazminat hakları saklıdır.
Şirket, yönetimi temsil eden kişinin şirkete ilişkin olarak yapacağı haksız fiilden sorumludur.
Ek ödeme yükümlülükleri saklı kalmak üzere sermayenin kaybı ve borca batık olma hallerinde, iflasın bildirilmesinde anonim şirketlere ilişkin hükümler kıyasen uygulanır. Kanun gerekçesinde ek ödeme yükümlülüğü, şirket sözleşmesinde öngörülmesi ve kanunda yer alan şartların gerçekleşmesi halinde, ortaklara, sadece şirkete nakdi ödemelerde bulunmaları borcunu yükler. Amaç finansal yönden kötü duruma düşen, bilanço ağı bulunan şirkete ortakların yapacakları ek ödemelerle yardımcı olmalarıdır.

TİCARİ MÜMESSİLLER VE TİCARİ VEKİLLER

TTK.’nun 631. maddesine göre limited şirket sözleşmesinde başka şekilde düzenleme olmadığı takdirde, ticari mümessiller ve ticari vekiller ancak genel kurul kararı ile atanabilirler ve yetkileri genel kurul tarafından sınırlandırılabilir. Müdür veya müdürlerin çoğunluğu, şirket sözleşmesi kapsamına girmeyen ticari mümessili veya ticari vekili her zaman görevden uzaklaştırabilir. Bu kişi genel kurul kararı ile atanmışsa, görevden alma ve yetkilerini sınırlandırmak için genel kurul gecikmeksizin toplantıya çağrılmalıdır.

DENETİM

TTK.’nun 635. maddesinde yer alan “397.  maddenin 5. ve 6.  fıkraları dışında kalan, anonim şirketin denetçiye, denetime ve özel denetime ilişkin hükümleri limited şirkete de uygulanır” hükmüne göre; 397. maddenin 4. fıkrasına göre Bakanlar Kurulunca belirlenen denetim kriterlerinden en az ikisini iki yıl peş peşe sağlayan limited şirketler bu kapsamda bağımsız denetime tabi olmaktadır.

Kaynak:

-Türk Ticaret Kanunu
-Türk Ticaret Kanunu Gerekçesi
- 2012/4213 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı

Vedat Nair

Devamını Oku…