kira etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kira etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2016 Cuma

Kanuni Süresi Geçtikten Sonra Kira Beyanı Vermek İsteyenler Ne Yapmalı?

Gvk.70.md. Gayrimenkulünü  (mesken, iş yeri vs.) kiraya verenler, takip eden yılın 1-25 Mart arası Gayrimenkul Sermaye İradı beyanı verirler. Gayrimenkul Sermaye İradı beyanı vermesi için ilgili yılın istisna tutarı aşması gerekmektedir. Beyannamesini 1-25 Mart arasında vermeyenler hakkında VUK.341.ve 344.md. istinaden cezai hükümler uygulanmış olup istisna indiriminden faydalandırılmamaktadır.

Ancak kanuni süresinde GMSİ beyannamesini vermeyenler kendilerine en yakın vergi dairesine başvurarak VUK 371.md. istinaden pişmanlık (ıslah) hükümlerinden faydalanmak istediğini yazılı olarak bildirilmesi halinde VUK.341.ve 344.md. istinaden vergi ziyaı cezası kesilmemektedir. Ancak bu hükümden faydalanması için mükellef hakkında herhangi bir ihbar bulunmaması,  ilgili veri dairesi tarafından herhangi bir tespit veya taktir komisyonuna sevk edilmemiş olması gerekir. Pişmanlıkla verilen beyannamede çıkacak olan verginin ilk taksitini 15 gün içinde ödemek şartıyla faydalanabilirler. Bu şartları sağlayan mükelleflerimiz istisna indiriminden faydalanma hakkı bulunmaktadır.(Gvk.1992/2 İç Genelgesi)

Örneğin; 2015 yılında K.Maraş’ta iki meskenden 9.600.00-TL kira geliri elde eden Mehmet Bey, 1-25 Mart beyanname vermemiştir.(Mükellef VUK.371md.faydalanmış olup Götürü Gider yöntemini seçmiştir)

         Kira Geliri            9.600,00
         İstisna Tutarı      -3.600,00 (2015 yılı)
         Götürü Gider     - 6.000,00 * %75 = 4.500,00 TL
         Safi İrad              4.500,00 * %15 = 675,00 TL ödenecek vergi

Tolga Aktepe

Devamını Oku…

2 Mart 2016 Çarşamba

Hazır Beyan Sistemi

Geliri gerçek usulde tespit edilen vergi mükelleflerinin beyan dönemi 1
Mart 2015 tarihi itibariyle başladı. Buna göre; Mart ayı, mükelleflerin bir yıllık; ticari, zirai, ücret, serbest meslek, kira, faiz, repo vb. kazançlarının beyan edilip birinci taksitlerinin ödeneceği ay.
Gelir İdaresi Başkanlığı her yıl olduğundan farklı olarak bu yıl sadece kira geliri elde edenler için değil, bunlar haricinde menkul sermaye iradı, ücret ve diğer iratlardan oluşan kazançları olanlarında beyanname verilebileceği; “Hazır Beyan Sistemi”ni 1 Mart 2016 tarihinde hayata geçirmiştir.
Hazır Beyan Sistemi; gelirleri sadece gayrimenkul sermaye iradı (kira geliri), ücret, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlardan ya da bunların bir kaçından oluşan mükelleflere ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde bulunan ve üçüncü taraf kurumlardan elde edilen bilgiler kullanılmak suretiyle Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak internet ortamında mükelleflerin onayına sunulduğu bir sistemdir.
Mükellefler; kimlik bilgilerini girip özel güvenlik sorularını cevaplayarak ya da önceden almış oldukları internet vergi dairesi şifrelerini kullanarak (şifre yoksa herhangi bir vergi dairesine kimlikle başvurarak ücretsiz alınabilir) sisteme giriş yapabilirler.
Kira geliri yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar da bu sistemden yararlanabilmektedir. Bu bakımdan, vergi dairesinde mükellefiyet kaydı bulunmadığında, internet vergi dairesinde hazırlanan kira beyannamesi elektronik ortamda onaylandığı anda, şahıs adına vergi dairesinde mükellefiyet tesisi ve vergi tahakkuku işlemleri otomatik olarak gerçekleştirilmektedir.
Onaylanan kira beyanına ilişkin ödemeler;
● Başkanlığın internet sitesi üzerinden anlaşmalı bankaların kredi kartları ile
● Anlaşmalı bankaların internet bankacılığını kullanarak
● Anlaşmalı bankalardan
● Tüm vergi dairelerinden yapılabilir.
Sistemi kullanma zorunluluğu bulunmamaktadır. Beyannameler vergi dairesine gidilerek elden veya internet ortamında (E-Beyanname Düzenleme Programı) da verilebilir.
Beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.
Neden kira beyannamesi vermeliyiz?
Gayrimenkulünüze ilişkin tüm bilgiler Maliye Bakanlığı ile paylaşılmakta ve bilgisayar programları ile analiz edilmektedir.
Kira gelirinizi her yılın Mart ayında beyan etmeniz gerekir. Önceki yıllara ait beyannamelerinizi de gönüllü uyum kapsamında her zaman verebilirsiniz. Unutmadan söylemek gerekir ki kira beyannamesi vermeyen ya da eksik beyanda bulunan mükelleflerimizden ödemeleri gereken vergiler cezalı olarak tahsil edilmekte ve 3.600 TL’lik istisnadan yararlanma hakkı kaybedilmektedir.
Engin Malay

Devamını Oku…

10 Kasım 2015 Salı

Kira Süresinin Uzaması ve Damga Vergisi

Konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmeleri genellikle belirli bir süre için yapılırlar. Sözleşmelere de genellikle, süre bitiminden belli süre önce tarafların fesih bildiriminde bulunmadıkça sözleşmenin süresinin uzayacağına ilişkin hükümler konulmaktadır. Zaten Borçlar Kanunu'muzun 347/1 maddesine göre de “konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş (15) gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır”.

Buradaki onbeş günlük süre emredici niteliktedir, sözleşmenin taraflarınca kısaltılamaz ve uzatılamaz. Buradaki fesih bildiriminin yazılı şekilde yapılması gerekmektedir. Borçlar Kanunu'nun 348. maddesi burada yazılı şekli bir geçerlilik şartı olarak kabul etmiştir. 

Öte yandan iş yeri kira sözleşmeleri damga vergisine tabidir. Damga vergisi ödenmiş belirli süreli bir kira sözleşmesinin, kiracının pasif davranması, bir başka deyişle fesih bildiriminde bulunmaması durumunda süresinin uzaması halinde, ilave bir yıllık süreli yeni bir durumun ve kira ilişkisinin meydana geldiğinden bahisle tekrar damga vergisinin doğup doğmayacağı bir süredir tereddüt konusudur. Bu hukuksal işlemin de 

Nitekim uygulamada, “fesih veya yenilememe ihbarı bulunmaması sebebiyle izleyen yılda sözleşme süresinin kendiliğinden uzadığı, bu durum vergiyi doğuran olay açısından değerlendirildiğinde, damga vergisine konu yeni bir kağıdın, daha doğrusu kağıdın ihtiva ettiği hukuksal işlemin ortaya çıktığı, bu hukuksal işlemin de hükümlerinden yararlanılmaya devam olunan her hangi bir durumu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıt niteliğinde olduğundan damga vergisine tabi tutulması gerektiği sonucuna varıldığı” şeklinde özetlediğimiz gerekçeye dayanan inceleme raporlarına, hatta yerel mahkeme kararlarına da rastlamaktayız. 

Oysa damga vergisinin doğabilmesi için öncelikle kanunda belirlenmiş bir kağıt, elektronik ortamda düzenlenmiş bir belge ya da veri olması, bu kağıt, belge ya da verinin imzalanmış olması ya da imza yerine geçecek bir işaret konmuş olması gerekmektedir. Burada kira sözleşmesi, tarafların pasif tutumundan kaynaklanmakta, imzalanan veya imza yerine geçen bir işaret konulan –süre uzatımını sağlayan- her hangi bir kağıt da söz konusu olmamaktadır. 

Damga Vergisi Kanunu'nda, vergiye tabi kâğıtların hükümlerinin yenilenmesi durumunda ise, sadece bu kâğıtların yenilenmesine ilişkin mektup şerhlerin damga vergisine tabi olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Ancak Kanunda mektup ve/veya şerhin yasal tanımı yapılmamıştır. Şerh bir anlatım veya yorumlama, bir şeyi açıklamak amacıyla bir kâğıda yazılmış olan ifade şeklinde değerlendirilebilir. Şerh, yazılı olan, önceden düzenlenmiş bir kâğıdın, herhangi bir yerine veya boşluğuna konulabilir, hatta arkasına da yazılabilir. Kâğıdın, hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin olarak konulan şerhler, damga vergisi açısından vergiyi doğuran olayı oluşturur. Oysa burada süreyi uzatan bir yazışma veya mektup yahut şerh de yoktur. 

Bu nedenle, kiracının usulünce gönderilmiş fesih beyanının yokluğu sebebiyle süresi kendiliğinden uzayan çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde, süre uzatımının damga vergisi açısından vergiyi doğuran olay olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki aynı sözleşmeyi, süre uzadı diyerekten, yeni bir sözleşme yapılmamasına veya bu konuda bir kâğıt düzenlenmemesine rağmen her yıl yeniden vergilendirmek de bir başka haksızlığı oluşturmaktadır. 

Nitekim Danıştay 9. Dairesi E. 2013/451 K. 2014/7252 sayılı ve 7.11.2014 tarihli Kararında “Olayda, davacı şirketin imzalamış olduğu alan tahsis sözleşmelerinde yer alan "yeni dönem için yenilememe ihbarında bulunulmadığı takdirde tahsis süresi, tahsis bedeli hariç olmak üzere aynı hüküm ve koşullarla (bir) yıl daha uzayacaktır" şeklindeki maddenin, mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar karşısında damga vergisine konu kâğıdın hükümlerinin yenilenmesine ilişkin kâğıda konulmuş bir şerh olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu nedenle, sözleşmede bulunan bu hüküm gereğince süresi kendiliğinden uzayan sözleşmenin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun aradığı anlamda damga vergisine tabi bir sözleşme olarak kabul edilemeyeceği, aksi düşüncenin, verginin kanuniliği ilkesine aykırı olarak kanunda yazılı olmayan bir durumun yorum yoluyla genişletilerek vergi alınmasına yol açacağına karar vermiş ve bu gerekçeyle tarhiyatı onayan yerel mahkeme kararını bozmuştur.

Bümin Doğrusöz

Kaynak: http://www.dunya.com/kira-suresinin-uzamasi-ve-damga-vergisi-162015yy.htm

Devamını Oku…