memur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
memur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2015 Pazartesi

Memur Şirket Ortağı Olabilir Mi?

Memurların görevleri süresince yapmaları yasak olan bazı faaliyetler var. Ceza almamak ve sorun yaşamamak için bu hususlara dikkat etmek çok önemli.

Memurluk, üniversiteden mezun olan birçok genç için hayallerdeki iş kapısı. Mevcut haliyle memurların sahip olduğu iş güvencesi özel sektörde çalışanlara nazaran önemli bir avantaj oluşturuyor.
Mevcut haliyle diyorum, çünkü 2016 yılında 657 sayılı Kanun'da önemli değişiklikler yapılması öngörülüyor. Yapılacak değişikliklerle memurlar için performans esası getirilecek. Aynı zamanda iş güvencesinin esnetilmesi de kulaktan kulağa dolaşmakta. Bakalım önümüzdeki günler memurlar için neler getirecek?


Geçinmek büyük bir sorun
657 sayılı Kanun'un değişmesi, iş güvencesi, performans gibi meselelerin ötesinde memurlar için aslında daha önemli sıkıntılar da var. Bunların başında en önemli olanı ise kuşkusuz maddi sıkıntılar. Memurların aldıkları maaşlar ne yazık ki yoksulluk sınırının çok altında kalıyor. Öğretmenlerin maaşı mesleğin saygınlığı ile bağdaşmayacak derecede düşük.
Örneğin, 3. derece bir memurun maaşı 2016'da 2.560 TL, öğretmenin maaşı ise 2.860 TL olacak. Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 2015 Kasım ayı için 4.530 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda alınan maaşlar ne yazık ki çok düşük seviyede.

Yönetimde ve denetimde görev yok
Memurlar kolektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamıyorlar ama limited şirket ve anonim şirketlere belli şartlarda ortak olmaları mümkün. Memurlar, anonim şirket ortağı olabilirler, ancak bu şirketlerin yönetim ve denetiminde görev almazlar. Öte yandan, şirketin personeli sayılacak bir görev yapamazlar ve şirketin kanuni temsilcisi de olamazlar.
Ayrıca memurlar, limitet şirket ortağı da olabilirler. Ancak, ortak olacakları şirketin ana sözleşmesinde şirketi idare ve temsil edecek olanların belirtilmesi ve memurun bu kişiler arasında yer almaması gerekiyor. Öte yandan, memurlar ortağı oldukları limited şirketin yönetim ve denetiminde görev alamayacakları gibi, şirketin personeli sayılacak bir görev yapamazlar ve şirketin kanuni temsilcisi de olamazlar.

Memurun ek iş imkânı var mı?
Memur maaşlarının düşük seviyelerde olması ister istemez akıllara ek iş yapılması mümkün mü sorusunu getiriyor. Ancak bu noktada memurların dikkatli olması gerekiyor. Çünkü ek iş yapılması durumunda disiplin cezası alabilirler.
657 sayılı Kanun'da memurların yapamayacağı işler tek tek sayılmış. Bunları şöyle sayabiliriz:
1- Memurlar tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz.
2- Memurlar ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya vekil olamaz.
3- Memurlar kolektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamaz.
4- Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz.
5- Memurlar herhangi bir işyerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz.

Eş ve çocuğun faaliyeti bildirilmeli
Memurlara saydığımız yasak olan faaliyetleri yapmaları halinde 657 sayılı Kanun'a göre kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesi söz konusu. Bu sebeple memurların yaptıkları işlere dikkat etmeleri gerekiyor.
Ayrıca memurlar eşlerinin ve çocuklarının yaptığı işleri de takip etmeli. Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlü.  


Mehmet Bulut

Kaynak: http://www.meydangazetesi.com.tr/memur-sirket-ortagi-olabilir-mi-makale,2233.html

Devamını Oku…

13 Kasım 2015 Cuma

Kamuda 657 Devrimi

Çalışma hayatıyla ilgili radikal önlemler paketi hazırlanıyor. Aynı işi yapana aynı haklar verilecek. Personel rejimi tek çatıda toplanacak. Memur-işçi ayrımı bitecekHükümet çalışma yaşamına yönelik dört yıllık bir eylem planı hazırlıyor. Radikal önlem paketi devlette çalışan işçi ve memurların çalışma hayatını kökten değiştirecek. Devlet Personel Başkanlığı, Maliye Bakanlığı ve diğer kamu kurumu temsilcilerinden oluşturulan komisyonun üzerinde çalıştığı düzenlemelerle 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası'nda da değişikliğe gidilecek. İşte kamuda çağ atlatacak düzenlemeler şöyle: 

HARF KARMAŞASINA SON VERİLECEK: Çalışanlar arasında "4a, 4b, 4c" şeklindeki harf karmaşası bitecek. Aynı işi yaptığı halde farklı maddi, sosyal haklara sebep olan bu uygulama kalkacak


ÜCRETLERE İNCE AYAR GELİYOR: Kamuda yaklaşık 50 çeşit ödeme yapılıyor. Bu sayının 10'a düşürülmesi öngörülüyor. Bu da, temel ücret, hizmet farkı, performans, ek ödenek, ders ücreti ve vekalet ücreti şeklinde belli başlıklar halinde olacak.

ÖĞRETMENLERE YAZ PROGRAMI: Öğretmenlerde performans artırılması ön planda olacak. Kamuda uzman kadrosunda çalışan personelin özlük hakları iyileştirilecek, yurtdışı eğitimler artırılacak.

İŞÇİ-MEMUR AYRIMI BİTECEK: Kamuda memur-işçi ayrımı bitecek. Ücret farklılıklarının ortadan kaldırılmasına özen gösterilecek.

TEK ÇATI SİSTEMİ: Personel rejimi de sosyal güvenlikte olduğu gibi tek çatı altında toplanacak. Kamu çalışanlarının hak ve sorumlulukları 657 Sayılı yasa, TSK Personel Kanunu, Hâkim Savcılar Kanunu, YÖK Personel Kanunu, KİT Personel Kanunu ile düzenleniyor. Hepsinin tek yasada toplanması öngörülüyor.

İŞ GARANTİSİ BİTİYOR: Özel sektörde olduğu gibi işini yapmayanın meslek hayatı bitecek. İş garantisi olmayacak.

İŞ TANIMI YAPILACAK: İş tanımı yeniden yapılacak. Başarı ve başarısızlık da karşılık bulacak. AB ülkelerinde olduğu gibi serbest çalışma mekanizmasına ters düşen bütün maddeler ayıklanacak.

KIDEMLİ PERSONELLE KALKINMA: Kıdemli personelin az gelişmiş bölgelerde görev yapması sağlanacak. Bunun için personel teşvik edilecek.

HERKES KAMU ÇALIŞANI OLACAK: Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan sözleşmeli memur, işçi statüsündeki çalışanların hepsi 'kamu çalışanı' adı altında toplanacak.

ÜCRET VE TERFİ: Performans özlük haklarının belirlenmesi ve terfide daha etkili olacak. Daha çok çalışan, daha fazla katkı sağlayan memura yüksek ücret verilecek. Performans notu zam ve ücrette belirleyici olacak.

Devamını Oku…

657'de Büyük Değişiklik Kapıda

657 sayılı Kanun, yani meşhur Devlet Memurları Kanunu…

Ta 1965 yılından kalma, Türkiye’nin en eski kanunlarından biri.

Bu Kanun milyonlarca devlet memurunun iğneden ipliğe tüm özlük haklarını, sorumluluklarını, görevlerini açıklayan bir kanun… Memur olan herkesin adeta başucu kitabı…

Sayısız kez değiştirilmiş, sayısız geçici maddesi ve ek maddesi var. Herkes müdahale etmiş ama kim gelirse gelsin dokunmaya cesaret edememiş.

657 kimine göre kimine göre devlet adına iş gören devlet memurlarının konumu gereği sahip olmaları gereken güvence ve haklarının teminat altına alındığı bir kutsal…

Kimine göre ise 657 ülkenin çağa uymayan köhne kamu personel yapısının kalıntısı, devletin arpalık görüldüğü verimsiz sistemin çatısı, Türkiye’nin “son sosyalist devlet” olduğunun göstergesi…

Yani seveni kadar nefret edeni de bol bir yasa 657!

Köklü Bir Reform Geliyor!

Şimdi seçim sonrası hükümetin ilk gündemlerinden birinin 657 sayılı Kanunda köklü bir reform yapmak olacağı konuşuluyor kamuoyunda.

Cumhurbaşkanı da Başbakan da seçimden sonra bu yönde sinyaller vermişlerdi.

Ama reformun ne kadar köklü olacağı, neyin kalıp neyin gideceği belli değildi.

Son gelen haberlere kadar…

Haberlere göre reformun ayrıntıları Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı koridorlarında yoğrulmaya başladı bile…

Kulis bilgilerine bakılırsa dört yıllık bir eylem planı hazırlanıyor ve bu eylem planı ile 657’de deprem niteliğinde değişiklikler bizi bekliyor. Kamu personel rejiminin baştan sona değiştirilmesine hazırlanılıyor önümüzdeki aylarda yıllarda…

Değişiklikler o kadar köklü ki, hani nerede ise 657 tümüyle kalkacak, bizim alıştığımız anlamıyla “memuriyet” kaldırılıyor desek yeridir…

Baştan Aşağı Tüm Sistem Değişiyor!

Peki, neler var bu kulis bilgilerinde?

İlk bilgi memurluk statülerine dair: 657’deki 4/a (kadrolu memur), 4/b ( kadro karşılığı sözleşmeli), 4/c (sözleşmeli) ve 4/d (işçi) statülerinin kaldırılması, daha doğrusu eşitlenmesi planlanıyor.

Klasik işçi memur ayrımı da böylece kaldırılıyor! Hepsinin tek adı olacak: “Kamu çalışanı”.

Böylece ayni işi yapanların sırf farklı statülerde olmasından ötürü farklı haklara sahip olmasının önüne geçilmesi, hakların ve yükümlülüklerin eşitlenmesi hedeflenmekte.

Yani statüsü ne olursa olsun eşit işe eşit ücret temel ilke olarak sunulmakta…

Maaş Hesaplama Sistemi Değişiyor

Kamuoyuna sızan bilgilere göre memur maaş sisteminin değiştirilerek elliye yakın maaş kaleminin sadeleştirilmesi, on kadara düşürülmesi öngörülüyor. Bun on kalemin ise temel ücret, hizmet farkı, performans, ek ödenek, ders ücreti, vekâlet ücreti gibi objektif ve ölçülebilir ödeme kalemleri olması planlanıyor.

Reformda memurların iş tanımlarının net ve belirgin olarak yapılması ve performans kriterlerinin belirlenmesi de temel bir unsur.

Performans kriterleri özlük haklarının tespitinde, terfi ve tayinlerde etkili kılanacak. Belirlenecek objektif kriterlere göre fazla çalışan memurlar fazla maaş alabilecek… Yani az çalışan az çok çalışan çok maaş alacak!

Kıdemli ve deneyimli personelin kalkınmada öncelikli yörelerde görev yapması için teşvik ödenekleri alması da yeni reformda var…

Keza uzman kadrolarında olanların gerçekten uzmanlaşmasının sağlanması, bu uzmanların haklarının genişletilmesi, memurlar arasında uzmanlaşmanın teşvik edilmesi söz konusu olacak.

Ömür Boyu İş Garantisi Bitiyor!

Mevcut durumdaki askerler için farklı, hâkimler için farklı, üniversite hocaları için farklı, KİT çalışanları için farklı yasaların kaldırılması da reformun hedeflediği bir şey.

Buna göre tüm kamu görevlileri ayni personel rejimine tabi olacak, SGK’da olduğu gibi tek çatıya geçilecek.

Ama işin bir de bam teli var!

O da memuriyetin ömür boyu garantili iş olmaktan çıkartılmasının planlanması...

Yanlış duymadınız, yani artık devlete kapağı atmak döneminin bitirilmesi planlanıyor! Buna göre işini yapmayanın sözleşmesi yılsonunda yenilenmeyecek, kamu görevlilerinin ömür boyu iş garantisi ve güvencesi olmayacak.

Yani memuriyet özel sektörde olduğu gibi her yıl yenilenen bir sözleşme haline gelecek.

Kamuoyuna yansıyan ilk kulis bilgileri bunlar ve yalnızca bunlar dahi depremin boyutlarını açıklamaya yetiyor!

Avrupa’da devlet memurluğu yok!

Şunu açıkça ifade etmek gerek… Bizdeki memurluk sistemi dünyanın epey geresinde, elli yıl önceki dünya düzenine ait bir sistem.

Önümüzdeki Pazar günü liderleri ülkemizde toplanacak olan dünyanın en büyük 20 ekonomik gücü olan G20 ülkelerinin hemen hiçbirinde bizdeki gibi bir katı ve dokunulmaz devlet memurluğu sistemi yok.

Hele ABD, İngiltere, Avustralya gibi gelişmiş ülkelerde ömür boyu garantili, dokunulmaz, yargılanamaz, performans kriter olmayan, asker gibi üniforma giyen, vatandaşa büyüklenen bir memurluk hiç yok.

Oralarda da devletin görevlileri yok mu?

Var olmasına da, devlet aynen özel sektör gibi yıllık sözleşmelerle personel alıyor, performans kriterleri belirliyor, uzmanlık arıyor, üretken iş bekliyor, bürokratik ayrıntılar azaltılıyor, vatandaşa hizmet bekleniyor…

Orada kamu görevlisinin sakal tıraşına değil verimliliğine bakılıyor… Orada devlet gücünü kullanan bürokratik ağalıklar da yok, özel sektör ölçüsünde etkin ve esnek kamu kurumları var.

Kamu Hizmetleri Piyasalaşır mı?

Ama bu işte madalyonun bir de diğer yüzü var.

Devlet memuriyeti tüm köhne yapısına karşın bizim gibi ülkelerde bir adil paylaşım zemini oluşturuyor, tüm toplum katmanlarını içeren bir orta sınıf yaratıyor.

Kimileri bu sistemin değiştirilmesinin memurları siyasi baskılara bağımlı hale getireceğini ve toplumun belkemiği orta sınıfı zedeleyeceğini savunuyor.

Kaygı şu: Acaba önümüzdeki yıl sözleşmesinin yenilenmesi kaygısı olan bir memur her siyasi baskıya “emredersiniz paşam” mı der?

Keza, tüm memurları sözleşmeli yapmak kamu hizmetlerinin piyasalaştırılması, kamusal hizmet nosyonunun kaybolması, devletin şirketleşmesi, vatandaşın müşteriye dönüşmesi riskini taşıyor.

Yani devletin köhne personel yapısından kurtarayım derken “kamusal hizmetleri”n niteliğine ve gereğine zarar verecek şekilde ayarı da kaçırmamak elzem…

Memur Örgütleri Bu İşe Ne Der?

Tabi, bu depreme sendikalar ne diyecek, memur örgütleri ne diyecek belli değil.

Çeşitli kamu çalışanı sendikalarının önemli tepkiler vereceği şimdiden verilen ilk tepkilerden görülebiliyor. Sendikalar, memurların kanununa da haklarına da dokundurtmayız diyor…

657’deki bir değişiklik kapsamlı tepkiler, grevler, iş bırakmaları tetikleyebilecek bir adım…

Zira her ne kadar işçi sendikaları ülkemizde yüzde 5’in altında örgütlü olsa da memur sendikaları yüzde altmışlara yakın oranda örgütlü ve güçlü sendikalar.

Yani bu reform kolay geçirilebilecek bir reform değil…

Mevcut Memurlar İstisna Tutulur mu?

Keza yapılacak değişiklik mevcut memurları da kapsayacak mı, yoksa mevcutların kazanılmış hakları saklı tutularak bundan sonra alınacak kamu görevlileri için mi geçerli olacak? Bu da önemli bir soru.

Aynen 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun kaldırılmasına rağmen devlet memuriyetine daha önce girmiş olan herkes için eski hükümler sanki hiç kaldırılmadan uygulanmaya devam ediyorsa büyük bir ihtimalle 657 değişikliği de mevcut memurların kahir ekseriyetini etkilemeyecek, yeni memur alımlarında geçerli olacak.

Keza reformun ayrıntıları su yüzüne çıktıkça hangi kamu görevlilerinin kadrolarının korunacağını da göreceğiz.

Örneğin mülki idare hizmetleri sınıfı, emniyet hizmetleri sınıfı, denetim hizmetleri sınıfı, adalet hizmetleri sınıfı, silahlı kuvvetler hizmetleri sınıfı gibi yaptıkları iş dolayısıyla özel statülerinin olması gereken bazı memur grupları reformdan istisna mı tutulacak?

Bu soruların cevaplarını reform gündemi netleştikçe, kamuoyunda tartışıldıkça göreceğiz…

Keza 657'de yapılması düşünülen tüm bu reformların Anayasal değişiklik gerektireceği de açık.

Reform Gerekli Ama Nasıl?

Şu bir gerçek: Türkiye’de devlet hantal, köhne, verimsiz, yavaş işliyor, bürokrasiye gömülmüş durumda. Bunun temel nedenlerinden biri de personel rejimi.

Bir devlet adamı bir zamanlar “Türkiye’de devlet her zaman özel sektörün yirmi yıl gerisinden gelir” demişti. Söyleyen zat epey tartışılsa da, bu söz el hak doğru…

Şu da bir gerçek: Türkiye eğer 2023’te dünyanın en büyük on ekonomisinden biri olacak ise devletin bu verimsiz, köhne personel yapısını reforma tabi tutması, ıslah etmesi gerek…

Yani “bırak dağınık kalsın” demek mümkün değil, ıslah ve reform gerekli…

Ama bu işin nasıl yapılacağı pek ama pek çetrefil bir iş…

Ülkemizin Osmanlı’dan beri son iki yüzyılı hep reform gündemleri ile geçti ama bu reformların ne kadar yapılacağı, ayarı önemli… Kantarın topuzunu kaçırmadan, yıkıp dökmeden iş görmek gerek!

Hülasa 657 tartışması daha epey sürer, bu hamur daha çok su götürür...

Bünyamin Esen

Kaynak: http://www.memurhaber.com/657de-buyuk-degisiklik-kapida-a1834.html

Devamını Oku…

11 Kasım 2015 Çarşamba

Memur Ücretsiz İzindeyken Çalışabilir Mi?

Ücretsiz izin, memurlara ve işçilere tanınmış olan önemli bir hak. Peki memurlar ve işçiler ücretsiz izne çıktıklarında veya çıkmak zorunda bırakıldıklarında başka bir yerde çalışabilir mi?

Okurlarımızdan Barış Bey gönderdiği e-postasında, yedi yıldır bir kamu kurumunda memur olarak çalıştığını, eşinin doğum yaptığını ve bu sebeple ücretsiz izne ayrılmak istediğini söylüyor ve bu sürede özel bir şirkette çalışmasının mümkün olup olmadığını soruyor.
Ücretsiz izin ve ücretsiz izinde çalışma ile ilgili siz okurlarımızdan bu şekilde çok miktarda e-posta alıyorum. Çoğunlukla da ücretsiz izin hakkının olup olmadığı, ücretsiz izinde iken çalışıp çalışılamayacağı ve bu sürede sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanılacağı konularında sorular soruluyor.

Doğum halinde ücretsiz izin 24 ay

Barış Bey'in sorusunda belirttiği gibi memurun doğum halinde ücretsiz izin alma hakkı var. Üstelik bu hak sadece doğum yapan memur kadına değil, eşi doğum yapan memur erkeğe de tanınmış. Buna göre, doğum yapan kadın memura, doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine 24 aya kadar ücretsiz izin verilebiliyor.

Söz konusu izin, evlat edinme halinde de alınabiliyor. Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu evlat edinen memurlar, vesayet dairelerinin izin verme tarihinden itibaren, istekleri üzerine 24 aya kadar aylıksız izin alabiliyorlar. Evlat edinen her iki eşin memur olması durumunda bu süre, eşlerin talebi üzerine 24 aylık süreyi geçmeyecek şekilde, birbirini izleyen iki bölüm halinde de eşlere kullandırılabiliyor.

Memurların yapamayacağı işler

Ücretsiz izne ayrılan memurların bilmesi gereken önemli bir husus var. Ücretsiz izne ayrılmış olmanız sizin memurluk sıfatınızı ortadan kaldırmıyor. Yani ücretsiz izindeyken de memurların uymaları gereken kurallara bağlı oluyorsunuz. Buna yasaklar da dahil.

Devlet Memurları Kanunu'nda memurların yapamayacakları işler teker teker sayılmış. Buna göre memurlar;
    1- Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamazlar,
    2- Ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamazlar,
    3- Ticari mümessil veya ticari vekil veya kolektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar.
    4- Mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamazlar
    5- Herhangi bir işyerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamazlar.

Dolayısıyla Barış Bey'in sorusunda yönelttiği gibi ücretsiz izindeyken memurluk sıfatı ortadan kalkmadığı için bir işyerinde çalışılması mümkün değil. Aksi takdirde idare tarafından memura kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilebilir.

İşçiler ücretsiz izne zorlanamaz

Ücretsiz izin uygulaması memurlar gibi işçilerde de söz konusu olabiliyor. Bazen işçi kendi isteğiyle bazen de işverenin zorlamasıyla ücretsiz izne çıkabiliyor. Ancak ücretsiz izinle ilgili İş Kanunu’nda herhangi bir düzenleme yok.

Eğer ki işçi kendi isteğiyle ücretsiz izne ayrılmışsa iki durum söz konusu. Normalde işçinin işverene olan sadakat borcu ücretsiz izinde de devam ettiğinden bu dönemde işçi sürekli olarak bir iş bulup çalışamaz. Eğer çalışırsa işveren tazminat ödemeden iş sözleşmesini feshedebilir. Ama izinli olduğu süreyle sınırlı olmak üzere geçici olarak iş bulup çalışması halinde kendi geçimini temin etmesi sadakat borcuna aykırılık teşkil etmeyeceğinden iş sözleşmesi feshedilemez.

Şayet işveren tarafından ücretsiz izne ayrılması zorlanırsa işçi bunu kabul etmek zorunda değildir. Buna rağmen ücretsiz izne ayrılma durumunda ise işçi bir yerde çalışmışsa doğruluk ve bağlılık ilkesine aykırılık olmayacağından işverene haklı fesih hakkı doğurmayacaktır.

Sağlık hizmetlerinin karşılanmasında değişiklik

Özel sektörde çalışanlar ücretsiz izne ayrılmaları halinde, gelir testi yaptırıp sonucuna göre prim ödeyerek veya ödemeden genel sağlık sigortası yardımlarından yararlanabiliyorlar.
Devlet memurlarında ise durum farklı. Ücretsiz izne ayrılan devlet memurunun genel sağlık sigortası primi, ücretsiz izinli olduğu süre boyunca prime esas kazanç alt sınırı (brüt asgari ücret) ve her ay 30 gün üzerinden, kendi kurumu tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödeniyor. Bu şekilde ücretsiz izinli devlet memuru ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık hizmetlerinden yararlanıyorlar.

Ancak geçen hafta İşveren Uygulama Tebliği’nde bir değişiklik yapıldı ve ilk defa 2008 Ekim ayından sonra memuriyete başlayanlar için ücretsiz izinde sadece 1 yıl süreyle GSS priminin karşılanması şeklinde değişiklik yapıldı. 2008 Ekim ayından önce memur olanlar için ise ücretsiz izin süresince GSS priminin karşılanmasına devam edilecek.

Ücretsiz izin bitimine dikkat


Ücretsiz izin ile alakalı memurların dikkat etmesi gereken bir nokta daha var. O da işe başlama süresi ile ilgili.

Ücretsiz izin süresinin bitiminden önce mazereti gerektiren sebebin ortadan kalkması halinde, on gün içinde göreve dönülmesi zorunlu. Ücretsiz izin süresinin bitiminde veya mazeret sebebinin kalkmasını izleyen on gün içinde görevine dönmeyenler, memuriyetten çekilmiş yani istifa etmiş sayılıyor.

Mehmet Bulut

Kaynak: http://www.meydangazetesi.com.tr/mehmet-bulut-calisma-hayati-makale,1842.html

Devamını Oku…

5 Kasım 2015 Perşembe

Memurun Kaynanası İşçinin Kaynanasından Daha Değerli

Başlığı okuyunca bir çoğunuzun böyle bir şey olur mu? İkiside insan  bunun  lafımı olur? diyebilirsiniz. Çalışma hayatını düzenleyen mevzuat bizim düşündüğümüz gibi değil. Bu mevzuatta işçi ile memur arasındaki farkların giderilmesi için değişik zamanlarda düzenlemeler yapıldı. Buna rağmen  bazı  farklılar var. Memurlarla işçiler arasındaki  bu farklılıkları kısaca açıklayalım. 
Ölüm izinleri farklı 
Memurun kaynanası öldüğünde isteği üzerine yedi gün izin veriliyor. İşçinin kaynanası öldüğünde  4857 sayılı İş Kanununa göre  bir gün bile izin hakkı yok.  İşçilerle ilgili mazeret izinlerinin düzenlenmesi henüz çok yeni. Bu düzenleme 04.04.2015 tarihli ve 6645 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapıldı. Düzenleme yapılırken işçinin kaynanasının ve kayınbabasının ölümünde izin verilmesi konusunun unutulduğunu sanıyorum. 
Doğumda babalık izni 
Memurun  eşinin doğum yapması halinde, isteği üzerine on gün babalık izni  veriliyor. İşçinin eşinin doğum yapması halinde ise beş gün  izin veriliyor. İşçinin babalık izni memurdan beş gün daha az. 
Memura süt izni          
Kadın memurlara çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde birbuçuk saat süt izni veriliyor. 
Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde  birbuçuk saat süt izni veriliyor. Kadın işçilerin süt izni konusunda memurlara göre iki konuda hakları  daha geri.  Kadın işçilerde süt izni çocuğun bir yaşına kadar ki bir süreyi kapsıyor ve bu süreden 16 haftalık doğum izni düşülmüyor. Memurlarda ise 16 haftalık doğum izninden sonra süt izni süresi başlıyor ve bir yıl sürüyor. Buna göre işçilerin süt izni süreleri memurlara göre 16 hafta daha az oluyor. Kadın memura  süt izni ilk altı ayda  3 saat olarak veriliyor. Kadın işçiye ise bu süre birbuçuk saat olarak veriliyor. 
4 gün daha az izin 
Memura, eşinin, çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hallerinde isteği üzerine yedi gün izin veriliyor. İşçiye ise ölümlerde  üç gün  izin veriliyor. İşçilerin ölüm izinleri memurlara göre dört gün daha az. 
Evlilik izinleride farklı 
Memura, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi halinde isteği üzerine yedi gün izin veriliyor.  İşçiye; evlenmesi halinde üç gün  izin veriliyor. İşçilerin evlenme izinleri memurlara göre dört gün daha az. Ayrıca işçinin çocuğu evlendiğinde memur gibi izni yok. Yukarıda belirtilen farklılıkların giderilmesi gerekiyor. 
Arif Temir

Devamını Oku…

27 Ekim 2015 Salı

Memura Zam

Fazla mesai ücretleri ve yurt içindeki gündelik harcırahlar 2016'da zamlı olacak. Böylece memurların ek geliri artacak...

Devlet memurlarının saatlik fazla mesai ücretlerine zam yapıldı. Memurlar 1 saatlik fazla mesai için gelecek yıl 1.73 lira ücret alacak. Devlet memurlarının ve kamu görevlilerinin yurt içindeki günlük harcırahları da yüzde 6.8 artacak. Kadro derecesine göre memurların günlük harcırahları 34.5 lira ile 46 lira arasında değişecek. TBMM'ye sunulan 2016 bütçesiyle, gelecek yıl memurlara ödenecek fazla mesai ücreti ve günlük harcırahlar da belli oldu. Memurlara fazla çalışma karşılığında saat başına yapılacak ödeme yüzde 6.1 artışla 1.63 liradan 1.73 liraya çıkacak. Bakanlıkların özel kalem müdürlüklerinde çalışan personele ayda 90 saati geçmemek üzere saat başına yapılacak ödeme 1.71 liradan 1.82 liraya yükseltilecek. Ayda 450 saati geçmemek üzere bakanlıklardaki kurul başkanları, genel müdür ve daha üst birim yöneticileri, vali, general ve amiraller, rektör, büyükşehir ve il belediye başkanlarının saatlik fazla çalışma ücreti 1.82 lira olacak.

GÜNLÜK 46 LİRA

Söz konusu makam ve unvandaki kişilerin yanında çalışan personele de aynı rakam üzerinden ayda 90 saate kadar fazla mesai ödenecek. Derecesine göre memurun günlük harcırahı 34.5 lira ile 46 lira arasında değişecek.

Kaynak: http://www.takvim.com.tr/Ekonomi/2015/10/27/memura-zam

Devamını Oku…