gider yazma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gider yazma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Reklam Panolarında Amortisman Uygulaması

213 sayılı Vergi Usul Kanununun[1] (VUK) 313’üncü maddesinde; “İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269'uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edavat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.” hükmüne yer verilmiştir.

İlgili maddenin 3’üncü fıkrasında da; “Değeri 50.000.000.- lirayı(*)(460 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği[2] ile 1.1.2016'den itibaren 900-TL)aşmayan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 50.000.000.- lirayı (460 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile 1.1.2016'den itibaren 900-TL) aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

Bir iktisadi kıymet için amortisman ayrılabilmesinin şartları şunlardır:
1-İktisap edilen kıymetin yıpranmaya, aşınmaya veya değerden düşmeye tabi olması
2-iktisap edilen kıymetin işletmede bir yıldan fazla kullanılabilecek nitelikte olması       gerekir.
3-İktisap edilen kıymetin işletmenin envanterine dahil olması gerekir.
4- İktisadi kıymetin değerinin belli bir tutarı aşması gerekir. (2016 yılı için 900 TL)

VUK’un 269’uncu maddesinde ‘‘İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir.

Bu kanuna göre, aşağıdaki yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir:
1. Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı;
2. Tesisat ve makinalar;
3. Gemiler ve diğer taşıtlar;
4. Gayri maddi haklar.’’

Reklam panoları bir gayrimenkulün teferruatı niteliğindedir. Teferruat; Türk Medeni Kanununun[3] 686’ıncı maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre; teferruat (eklenti) ‘‘asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. Eklenti, asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez.’’

333 Seri No’lu VUK Genel Tebliği[4]’ne göre ışıklı reklam tabelalarının faydalı ömrü 5 yıl, ışıksız reklam panolarının ise 10 yıl olarak tespit edilmiştir.

Diğer taraftan reklam panosu asılan işyerinin kiralık ya da mükellefin kendisine ait olmasının gider yazma ve amortisman ayırma açısından bir önemi bulunmamaktadır. Çünkü işyeri kiralanmış olması durumunda söz konusu reklam tabelaların ‘Özel Maliyetler’ kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Çünkü kiralanan bir işyeri için yapılan harcamanın ‘Özel Maliyetler’ kapsamında değerlendirilmesi için, işyerine eklenen kıymetin kira süresi sonunda sökülüp ayrılmasının ya da başka bir yerde kullanılmasının mümkün olmaması gerekmektedir. Reklam panosu için böyle bir durum söz konusu değildir. Dolayısıyla kiralanan işyerinde kullanılan reklam panoları için amortisman uygulaması reklam panolarının faydalı ömürleri dikkate alınarak yapılacaktır. (Işıklı reklam tabelaları için 5 yıl, ışıksız reklam panolarının ise 10 yıl olarak dikkate alınacaktır.)
Son olarak belediyeye söz konusu reklam panolarının asılmasından dolayı ödenmesi gereken ilan ve reklam vergi tutarı söz konusu amortisman uygulamasında dikkate alınmadan doğrudan gider olarak dikkate alınabilecektir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun[5] 40/6’ncı maddesinde; ‘‘işletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar’’hükmü yer almaktadır. Sonuç olarak ödenen reklam panosu ile ilgili olan ilan ve reklam vergi tutarları belediye vergileri niteliğinde olduğundan kazancın tespitinde doğrudan gider olarak dikkate alınabilecektir.

[1] 10/01/1961 tarih ve 10703 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[2] 25/12/2015 tarih ve 29573 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[3] 08/12/2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[4] 28/04/2004 tarih ve 25446 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[5] 06.01.1961 tarih ve 10700 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Selçuk Turgay Azak

Devamını Oku…

4 Aralık 2015 Cuma

Ticari Kredi İle Alınan Aracın Kredi Türünün Değişmesi Durumunda Faizlerin Gider Yazılıp Yazılmayacağı

Soru: Ticari kredi ile alınan aracın kredi türünün değişmesi durumunda faizlerin gider yazılıp yazılmayacağı

Cevap: Bazı durumlarda ticari kredi ile alınan bir takım gayrimenkuller daha sonraları daha hesaplı hale gelmesinden ötürü bireysel tüketici kredisi ile kapatılabilmektedir. Bu durumda taşıta ödenen faizler gider yazılabilir mi ?

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 68 inci maddesinin 4'üncü bendinde mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların (amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde aynı Kanunun 328 inci maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil) gider yazılacağı, 5 numaralı bendinde ise kiralanan veya  envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin serbest meslek kazancının tespitinde indirim konusu yapılacağı belirtilmiştir.
Yine, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin iktisabında kullanılan krediler nedeniyle ödenen faizlerin iktisadi kıymetin maliyet bedeline eklenecek kısmı ile doğrudan gider yazılacak kısmının tespitinde değerleme hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak 163 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'ne göre; yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; işletme dönemine ait olanların ise ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması mümkün bulunmaktadır.
Bu nedenle, envantere dâhil edilen taşıtın satın alınması için bankalardan alınan ticari kredi için ödenen faizlerin, bu iktisadi kıymetin iktisap tarihinden ilgili hesap döneminin sonuna kadar olan kısmının maliyete eklenmesi zorunludur. Bu tarihten sonra tahakkuk eden kredi faizlerinin ise maliyete intikal ettirilmesi suretiyle amortismana tabi tutulması veya doğrudan gider olarak muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Diğer taraftan, mükelleflerin iktisaptan sonraki yıllarda ortaya çıkan kredi faizlerini, ilgili bulundukları yılda doğrudan gider yazma veya amortisman yoluyla itfa etme şeklindeki tercihlerini başlangıçta yapmaları gerekmektedir. Başlangıçta doğrudan gider yazma yolunun seçilmesi halinde, daha sonraki yıllarda bu tür giderlerin sabit kıymetin maliyetine eklenerek amortisman yoluyla itfa edilmesi veya daha önce amortisman yoluyla itfa edilmekte iken sonradan doğrudan gider yazma yoluna gidilmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar uyarınca, kredilere ilişkin faiz giderlerinin maliyet bedeline dahil edilmesi veya gider olarak dikkate alınması konusunda 163 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan düzenlemede kredi türüne ilişkin herhangi bir sınırlama mevcut olmayıp, aktife kayıtlı örneğin  binek aracının iktisabı için alınan ticari krediyi ödemek üzere yeniden alınan tüketici kredisinin tamamını, ticari kredi borcunu ödemek için kullanıldığı belgelerle kanıtlanması halinde, söz konusu tüketici kredisinin faizlerinin aracın iktisap tarihinden hesap dönemi sonuna kadar geçen süreye isabet eden kısmı hariç olmak üzere gider yazılabilecektir.
Koray ATEŞ

Devamını Oku…

4 Kasım 2015 Çarşamba

Yazarkasa Fişlerinin Gider Yazılıp Yazılamayacağı

Bilindiği gibi alışverişlerimizde satıcılar ya da çalışanlar bize yasanın sınırları içinde kaldığı miktara kadar yazarkasa fişi düzenlemektedirler.

Tüketici olduğunuz sürece bunun alan kişi için bir önemi yoktur. Yaptığı harcamanın karşılığı olan yasal belgeyi almış olur, ancak bir vergi mükellefi için yazarkasa fişlerinin geçerli ya da geçerli olmadığı durumlar söz konusudur.

İşyeri sahipleri ya da çalışanları işyerleri için yaptıkları mal ve hizmet giderleri için çoğunlukla yazarkasa fişi alıp ilgili muhasebe departmanına yaptığı masrafı göstermek için bu belgeyi verirler fakat Vergi Usul Kanunu açısından geçerli olup olmadığını bilmezler. Bugün işyerleri için geçerli ya da geçersiz olan belgeleri konu edeceğiz.

Konuya başlamadan önce Vergi Usul Kanunu’nda Fatura ve Perakende satış vesikası hükümlerine bir göz atalım:

“Fatura Kullanma Mecburiyeti” başlıklı 232’nci maddesi:

Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:

1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;

2. Serbest meslek erbabına;

3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;

4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;

5. Vergiden muaf esnafa.

Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.

Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 880 TL’yi (2015 yılı için) geçmesi veya bedeli 880 TL’den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.”

“Perakende Satış Vesikaları” başlıklı 232’üncü maddesi:

“Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur.

1. Perakende satış fişleri;

2. Makineli kasaların kayıt ruloları;

3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri.

Perakende satış fişi; makineli kasaların kayıt ruloları ve biletlerde, işletme veya mükellefin adı, düzenlenme tarihi ve alınan paranın miktarı gösterilir.

Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve biletler kopyalı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye verilir. Makineli kasa kullanıp da müşteriye fiş (makineli kasanın önceki fıkrada belirtilen malumatı ihtiva eden fişi) verilmemesi halinde, perakende satış fişi tanzimi ve müşteriye verilmesi mecburidir.”

Kanunda yazılı iki maddeyi gördük, gelecek yazıda ilgili tebliğleri de ele alacağız.

Engin Malay

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/enginmalay/0132/

Devamını Oku…

3 Kasım 2015 Salı

Personel Adına Düzenlenen Bilet Gider Yazılabilir

Vergi mevzuatımızda, şirketlerin ve mükelleflerin faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri ve ödedikleri giderleri bir şekilde belgelemeleri şart koşulmuştur.

Bu belgeler kanunda tek tek sayılmıştır. Hepimizin bildiği fatura bu belgelerin başında geliyor. Şirket adına yapılan harcamaların faturadan başka gider pusulası, müstahsil makbuzu, perakende satış fişi, giriş ve yolcu taşıma biletleri gibi belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekiyor.
Ticarî hayatta en sık rastlanan belge fatura olduğu için işletme sahipleri aldıkları hizmetlere ait biletleri gider yazıp yazamayacaklarını bilmiyor. Aslında tiyatro giriş biletinden otobüs/uçak biletine, maç biletlerinden gösteri biletlerine kadar tüm belgelerdeki giderler işletme faaliyeti ile ilgili olmak şartıyla gider yazılabilir.
İnternetten alınan uçak biletleri
Şirketler; genel olarak işle ilgili olmak, işin önemi ve genişliği ile orantılı tutulmak şartıyla, seyahat ve seyahat esnasındaki konaklama, yemek giderlerini masraf yazabiliyor ve bu harcamalar KDV indirimine konu edilebiliyor. Bilindiği gibi iş seyahati ile ilgili masrafları belgeleyen fatura, bilet ve benzeri vesikalar çoğu zaman seyahatte bulunan yönetici veya personel adına düzenlenir. Hatta bazı uçak, gemi ve otobüs işletmeleri, aldıkları taşıma ücreti karşısında sadece seyahat eden yönetici veya personel adına bilet düzenler. Otel ve lokanta faturaları da çoğu zaman firma yerine seyahatte bulunan kişi adına düzenlenir.
Bu şekilde düzenlenen biletlerin şirket harcaması olarak gösterilmesinde sıkıntı yaşamamak için dikkat edilecek ince birkaç nokta bulunuyor. Elektronik bilet bedelinin gider kaydedilebilmesi için; bilet alımı esnasında yolcu bilgilerinin kaydedildiği aşamada bilet alan kişiye alınan bilet tutarını, vergi kanunları uyarınca gider kaydetmek üzere fatura alıp almayacağı sorulur. Bilet alıcıları fatura alınacağı bilgisini girerse hesabına yolculuk yapılan mükellefin adı-soyadı/unvanı, vergi dairesi ve VKN/TCKN bilgileri girilmelidir. Seyahat firmalarının şube, acente, çağrı merkezleri ve internet şubeleri aracılığıyla alınan biletler için de yolcuya yukarıda izah edildiği şekilde gider kaydedilip kaydedilmeyeceğinin sorulması, olumlu cevap alınması halinde yolcu bilgilerine ilaveten mükellef bilgilerinin de alınması gerekir. Yolcunun kendi ödediği tutarı gider kaydedebilecek avukat, doktor gibi gerçek kişi bir mükellef ise bilete kendi bilgilerini girmesi yeterlidir. Bunun dışında ayrıca bilgiye yer verilmesine gerek yok.
Maliye çıkardığı tebliğler ve yaptığı açıklamalarla elektronik ortamda alınan biletlerin gider yazılma şartını yukarıdaki gibi açıklıyor. Ancak bana sorarsanız adına belge düzenlenen kişi, o firmanın yöneticisi veya personeli olduğuna ve firma bu gideri karşılayıp kaydına aldığına göre giderin firma ile ilgisi sabittir ve belgenin firma adına yazılı olmaması, gider kaydının ve KDV indiriminin engellenmesine gerekçe olmamalıdır. Hatta seyahat eden ve harcamayı yapan kişi anlaşmalı serbest meslek erbabı olsa veya kardeş firma personeli olsa bile durum değişmez. Bu doğrultuda verilmiş mahkeme kararları bulunuyor.
Yurtdışına seyahat harcamaları
Yukarıda bahsettiğim seyahat ve konaklama giderleri sadece yurtiçinde yapılmıyor. Şirket ortakları ve çalışanları fuara katılma, pazarlama, satın alma gibi faaliyetler için yurtdışına seyahat edebiliyor ve konaklama yapabiliyor.  Bu itibarla e-ticket gibi isimlerle anılan elektronik biletler ve bunlara ait kredi kartı slipleri, vergi kanunlarımızda sıralanan ispat edici vesikalar arasında yer almasa da; alınan belgelerin ilgili ülke mevzuatına göre muteber bir belge sayılması ve elektronik ortamda alınan bu belgelerin çıktılarının yapılan ödemeyi gösterir banka kredi kartı slip ve ekstreleri ile birlikte muhafaza ve ibrazı ile alınan hizmetin ticari işin bir gereği olarak alındığının tevsik edilmesi durumunda yapılan ödemeler gider kaydedilebilir.
Bununla beraber şirketlerin sahipleri, ortakları veya çalışanlarının eşleri, çocukları ve anne-babalarına ait seyahat ve konaklama biletlerinin gider yazılamayacağı unutulmamalıdır. Aynı bunun gibi şirket adına kesilmiş olsa bile spor müsabakaları için alınan biletler, loca harcamaları, tiyatro ve sinema biletleri vergi kanunlarına göre kabul edilmeyen giderlerdir. Bu harcamalar şirket hesabından yapılıyorsa kayıtlara gider olarak yansıtılmalı, ancak dönem sonunda kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyan edilmelidir. Çünkü bu ve buna benzer harcamaların işle ilgili olduğunu maliye memurlarına kabul ettirmek oldukça zordur.
Yusuf Keleş

Devamını Oku…