boşanma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boşanma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2015 Çarşamba

Dul Kadına Maaş Var Boşanan Kadına Ne Var?

Dul kadınlarımız yasal düzenlemelere göre eşleri vefat etmeleri halinde;
A.)Eşleri  ''Sosyal Güvenlik'' şemsiyesinde olmaları halinde,yasanın aradığı şartları yerine getirmiş olup vefat etmeleri durumunda , hak sahibi sıfatı ile yasada belirtilen oranlarda dul aylığı bağlanır.
B.)Eşlerinin ''Sosyal Güvenlik''şemsiyesi altında olmamaları yada yasada belirtilen şartları tamamlamaları halinde ikamet ettikleri yerdeki Kaymakamlıklar bünyesinde bulunan SYDV müracaat ederek Dul Kadın aylığı alabilirler.

BOŞANAN KADIN İÇİN MERCEK ALTINDA DÜZENLEME

Öncelikle boşanan kadınlar;
A.)Anne yada babanın sosyal güvenlik haklarından yararlanır.Anne ve baba hayatta olması halinde GSS problem yaşamazlar,aktivasyonları açılır.
B.)Anne yada baba hayatta olmaması halinde yetim aylığı almaya hak eder,aynı zamanda GSS yararlanır.Şayet 24 aylık yada 12 aylık evlenme ödeneği almış ise sadece bu ödenek süreleri bitene kadar yetim aylığı almaz.GSS bu maaş alınmayan dönemde yararlanılır.
C.)Boşanan kız çocuğunun anne yada babası yetim aylığı yönünden Emekli Sandığı mensubu olması halinde SSK'lı çalışsa  ,kendine ait işyeri de olsa Bağ-Kur ,Banka ve Borsa Sandık Çalışanı da olsa,kamu görevlisi olarak çalışmadığı  müddetçe yetim aylığı almaya devam edecektir.
D.)Boşanan kadın için bir diğer uygulamada 5510 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle birlikte,EKİM 2008 itibariyle,aynı evi ayrıldığı eşiyle  paylaşır,yetim aylığı almaya devam ederse anlaşmalı boşanma nedeniyle, SGK denetim memurlarınca tespit yapılması durumunda haksız yetim aylıklarını geri ödemek zorunda kalır.
Haklarında Cumhuriyet savcılıklarına nitelikli dolandırıcılık olarak bildirilir.
E.)Boşanan Kadın yetim aylığı alırsa ,boşandığı kocası dışında başka erkekle aynı evi paylaşsa bile ,yetim aylığı kesilmeyecektir.

**

SİZİN SORULARINIZ BİZİM CEVAPLARIMIZ

25/10/1970 doğumluyum.İlk defa 18/06/1993 SSK'lı oldum.Ne zaman emekli olurum.Nesrin

24.05.1993-23.05.1994
20 yıl
50
5675

Öncelikle 20 yıl sigortalılık süreniz tamamlanacak,25/10/2020 yılında en az 5675 gün var ise emekli olabilirsiniz yada 58 yaşında 3600 gün ile de emekli olma hakkınızda vardır.
Şayet gün eksiğiniz var ise 18/06/1993 sonrası yaptığınız 3 çocuğa kadar doğum sürelerini de borçlanarak(boşluk olması durumunda) 6 yıl sürede kazanabilirsiniz.
**
02/01/1973 doğumluyum.İlk defa 01/06/1994'te ilk defa SSK oldum.5 yıl SSK prim ödemem vardır. 15/02/2003 tarihinde Kamu görevlisi olarak çalışıyorum.Ne zaman emekli olacağım bu konuda yardımcı olmanızı istiyorum.Esra.

23/05/2002 tarihine göre 5 yıllık sigortalılık süreniz olduğu için 53 yaşında 20 yıl sigortalılık süresi ile emekli olacaksınız.
SSK sigortalılık süreniz ile;
24.05.1994-23.05.1995 arası
20 yıl
51
5750

Bunun içinde memuriyet ayrıldıktan sonra 1260 gün çalışmanız gerekir.
Unvanlı memur olarak kamu da çalışıyorsanız ,Kamu Kurumundan emekli olmanızı tavsiye ederim.
Unvanlı memur değil iseniz,SSK tekrar çalışmanız halinde 2 yıl erken emekli olursunuz.

**

Eşim için reklamlara bakarak bireysel emeklilik primi yatırmaya devam ediyorum.Bu sigorta dışında Kamu sigortasına tabi prim ödemesi bulunmuyor.Bu ödemelerim ileride SSK,Bağ-Kur ile birleştirmek suretiyle emekli olabilir mi?Murat.

Eşinizin özel emeklilik statüsünde ödediğiniz primler ,Kamu sigortasında başlangıç sayılmaz.
Kamu sigortalılığı zorunluluk yada isteğe bağlı olarak ödenir.
İkisi de birbirinden farklıdır.
Reklamlarda her ne kadar emekliliği diye lanse edilse bile,bireysel birikimdir.
Bu durumda kamu sigortalılığı ile özel emeklilik taban tabana uygulamada farklı ve zıt kutuplardır.
İleride SSK ve Bağ-Kur geçseniz bile ,hizmet olarak özel emekliliğe ödenen primler dikkate alınmayacaktır.

Vedat İlki

Devamını Oku…

2 Kasım 2015 Pazartesi

Yetim Aylığı Muvazaalı Boşanma İddiasıyla Kesilen Kadınlara Anayasa Mahkemesinden Kötü Haber

Ülkemizde sosyal sistemindeki dengesizlik ve emeklilik sistemindeki boşluklar nedeniyle yetim aylığı almak amacıyla boşanma yaygın bir vakıa halinde bulunuyor.

Yasa Koyucu da zecri tedbir almayı tercih ederek bu konunu önünü kapatmak amacıyla 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesiyle 2008 yılından itibaren "Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır" hükmü getirmişti. Bu hüküm gereği bağlanan yetim aylıklarından bir kısmı muvazaa gerekçesiyle kesilmeye başlanmıştı.

Yasal dayanakları farklı da olsa SSK veya Bağ-Kur kapsamında olarak 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi kapsamında olsun veya Emekli Sandığı kapsamında olsun eski eşlerin birlikte yaşamasına delil olarak ele alınan unsurlar aynı biçimde değerlendiriliyor.

Örneğin ilgili muhtarlıktan ikametgâh senetleri, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleriyle yerleşim yeri ve diğer adres belgeleri, adres değişiklik ve nakillerine dair bilgiler, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğünden tarihleriyle birlikte adres hareketleri, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği hususu, seçmen bilgi kayıtları varsa çalışmaları sebebiyle resmi/özel kurum ve kuruşlara verilen belgelerde yer alan adresler, boşanan eşler 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı, boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge/bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü / Jandarma Komutanlığı araştırması, anılan mahalle/köy muhtar ve azaların tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine dayalı tanıklıkları gibi hususlar değerlendirilerek "boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama" olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılıyor.

Bu tür vakaların en önemli başlangıç noktasını da yakın akrabalar tarafından yapılan ihbarlar teşkil ediyor.
Tabii bu konuda kurunun yanında yaş da yanabiliyor. İlerleyen yaşlarında çocuklarına muhtaç hale gelen boşanmış anne-babalar fiili bir karı koca ilişkisi içinde olmasalar bile aynı ev veya binada barınmış olabiliyor. Bu durumda bu tür eski karı-kocaların da yaşlılıkları veya düşkünlükleri göz önüne alınmaksızın muvazaalı boşanma iddiası ile birlikte kadın eş anne-babasından aylık alıyorsa yüklü tutarda borç ile karşı karşıya kalabiliyor.

İşte muvazaalı boşanma iddiası ile çıkartılan borca karşı dava yoluna giden ve bu itirazı yargı kararıyla reddedilip kesinleşen bir kadın vatandaşımız Anayasa Mahkemesine,
"Eski eşi yurtdışında ikamet ediyor olmasına rağmen müşterek çocuklarıyla oturdukları dairenin su ve elektriğinin eşi tarafından karşılanıyor olmasının ve müşterek çocuklarıyla görüşme günü dışında da eski eşiyle görüştüğünün saptanmasının özel hayatın ihlali olduğunu" iddia ederek müracaat ediyor.

Yüksek Mahkeme ise 22.10.2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2013/8032 Esas numaralı kararında eski eşinin Mernis kayıtlarına, tebligat ve ikamet adresi kayıtlarının kendi ikamet adresi olduğunun saptanmış olmasına vurgu yaparak başvurucunun özel hayatının, sosyal güvenlik ve mülkiyet hakkının, adil yargılanma hakkının ihlâl edilmiş olduğuna ilişkin iptal taleplerini reddetmiş bulunuyor.

Yani boşanan kadınlar eğer anne babalarından yetim aylığı alıyor ve eski eşleriyle bir karı-koca hayatı içinde bulunmuyorlarsa eski eşleriyle abonelik veya tapu ilgisi olan bir evde oturmamaya, aynı ikametgâhta bulunmamaya dikkat etmeliler.   

Şevket Tezel

Devamını Oku…