bağımsız denetim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bağımsız denetim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2016 Salı

Bağımsız Denetime Tabi Şirketler Yeni Oranlar - Sorumluluklar

23.01.2013 tarih ve 28537 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2012/4213 sayılı Bakanlar Kurulu bağımsız denetime tabi olacak şirketleri, tabi olma şartlarını belirlemişti. En son 2016/8549 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile şartlar aşağıdaki şekli almıştır. 2012/4213 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının üçüncü maddesi uyarınca (I) sayılı listede sayılan, tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte aşağıdaki üç ölçütten ikisini sağlayan şirketler bağımsız denetime tabidir.

A. Aktif toplamı 40.000.000 (kırk milyon) ve üstü TL. 

B. Yıllık net satış hasılatı 80.000.000 (seksen milyon) TL. ve üstü 
C. Çalışan sayısı 200 ve üstü

a) Yatırım kuruluşları, kolektif yatırım kuruluşları, portföy yönetim şirketleri, ipotek finansmanı kuruluşları, varlık kiralama şirketleri, merkezi takas kuruluşları, merkezi saklama kuruluşları, veri depolama kuruluşları, derecelendirme kuruluşları, değerleme kuruluşları, sermaye piyasası araçları bir borsada ve/veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören anonim şirketler, nitelikli yatırımcılara satılmak üzere pay hariç sermaye piyasası aracı ihraç eden şirketler.

b) Bankacılık Kanunu uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden; bankalar, derecelendirme kuruluşları, finansal holding şirketleri, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, varlık yönetim şirketleri, finansal holding şirketleri üzerinde 5411 sayılı kanunda tanımlandığı şekliyle nitelikli paya sahip şirketler.
c) Sigortacılık Kanunu ile Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında faaliyet göstermekte olan sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri.
d) Borsa İstanbul piyasalarında üye olarak faaliyet göstermesine izin verilen yetkili müesseseler, kıymetli madenler aracı kurumları, kıymetli maden üretimi veya ticareti ile iştigal edenler.
e) Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu hükümleri uyarınca anonim şirket halinde kurulan tarım ürünleri lisanslı depo şirketleri ile Umumi Mağazalar Kanunu hükümleri uyarınca anonim şirket şeklinde kurulan şirketler.
f) Ulusal karasal, uydu ve kablolu televizyon sahibi medya hizmet sağlayıcı şirketler.
Aynı karara ekli (II) sayılı liste kapsamında yer alan ve aşağıda (II) sayılı listede sayılan şirketler de üç ölçütten ikisini sağladığı zaman bağımsız denetime tabidir. 

Son kararla II sayılı liste şöyledir. 


1. Sermayesinin en az yüzde 25'i kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sendika, dernek, vakıf, kooperatif ve bunların üst kuruluşlarına ait şirketlerden aktif toplamı (30.000.000.­TL) ve üstü, yıllık net satış hasılatı 40.000.000.­TL üstü, çalışan sayısı 125

2. Yurt çapında günlük gazete yayımlayan şirketlerden aktif toplamı 40.000.000.­TL ve üstü, yıllık net satış hasılatı 60.000.000.­TL ve üstü, çalışan sayısı 175
3. Bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu denetimine tabi şirketlerden aktif toplamı 30.000.000.­TL ve üstü, yıllık net satış hasılatı 60.000.000.­TL ve üstü, çalışan sayısı 200
4. Enerji Piyasası Kanununa tabi şirketlerden aktif toplamı 30.000.000.­TL ve üstü, yıllık net satış hasılatı 60.000.000.­TL ve üstü, çalışan sayısı 200
5. Borsa veya piyasada işlem görmeyen SPK'ya göre halka açık sayılan şirketlerden aktif toplamı 15.000.000.­TL ve üstü, yıllık net satış hasılatı 20.000.000.­TL ve üstü, çalışan sayısı 50,
6. Sıradaki TMSF ve Bankalar Kanunu kapsamında fon tarafından devralınan şirketlerden aktif toplamı 30.000.000.­TL ve üstü, yıllık net satış hasılatı 60.000.000.­TL ve üstü, çalışan sayısı 200 
7. Sıradaki Kamu İktisadi teşebbüsleri ve sermayesinin en az yüzde 50'si belediyelere ait olan şirketlerden aktif toplamı 30.000.000.­TL ve üstü, yıllık net satış hasılatı 40.000.000.­TL ve üstü, çalışan sayısı 125 ve üstü olanlar 

Üç ölçütten ikisini sağladıkları takdirde bağımsız denetime tabidirler. Firmaların bu karara uymaları ve bağımsız denetim yaptırmaları gereklidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 397. maddesinin ikinci ve son fıkrasına göre bağımsız denetime tabi oldukları halde, denetim yaptırmayan şirketlerin finansal tabloları ve yönetim kurulu yıllık faaliyet raporları düzenlenmemiş hükmündedir. 

Kanunun bu maddesi tatbik edildiği takdirde, bağımsız denetim yaptırmayan şirketler birdenbire çok güç durumda kalabilecekler, düzenlenmemiş sayılan finansal tablolar ve yönetim kurulu faaliyet raporları sebebiyle faaliyetleri sekteye uğrayabilecek, banka kredilerini kullanamayacak, ticaret sicilinde ve resmi dairelerinde işlem yapamayacaklardır. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yetkililerinin çıkaracakları bir yönetmelik veya kararla kanunun bu hükümleri yakından takip edilmeye başlandığı takdirde denetim yaptırmayan firmalar bir çok zorluklarla karşılaşacaktır. Bu sebeple, yukarıdaki ölçüt ve açıklamalara göre firmaların bağımsız denetim yaptırmalarını tavsiye etmekteyiz.


Cevdet Akçakoca

Kaynak: http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/cevdet/0242/

Devamını Oku…

23 Mart 2016 Çarşamba

2016 Yılında Bağımsız Denetime Tabi Şirketler Belirlendi

Bağımsız Denetime tabi olacak şirketlerin belirlenmesine dair Bakanlar Kurulu Kararı 16.02.2016 tarihli 2016/8549 Sayılı Karar ile belirlenmiştir.
Buna göre; Tek Başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini iki yılda sağlayan şirketler ile I Sayılı Listede sayılı Şirketler;  6102 Sayılı TTK ve 660 Sayılı Kamu Gözetim Kurumu’na ait Kanun Hükmünde Kararname gereğince bağımsız denetime tabidir.
(I) SAYILI LİSTE
(Tümü Bağımsız Denetime Tabidir.)
1) Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden;
a) Yatırım kuruluşları,
b) Kolektif yatırım kuruluşları,
c) Portföy yönetim şirketleri,
ç) İpotek finansmanı kuruluşları,
d) Varlık kiralama şirketleri,
e) Merkezi takas kuruluşları,
f) Merkezi saklama kuruluşları,
g) Veri depolama kuruluşları, 
ğ) Derecelendirme kuruluşları,
h) Değerleme kuruluşları,
ı) Sermaye piyasası araçları bir borsada ve/veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören anonim şirketler.
2) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden;
a) Bankalar,
b) Derecelendirme kuruluşları,
c) Finansal holding şirketleri,
ç) Finansal kiralama şirketleri,
d) Faktoring şirketleri,
e) Finansman şirketleri,
f) Varlık yönetim şirketleri,
g) Finansal holding şirketleri üzerinde 5411 sayılı Kanunda tanımlandığı şekliyle nitelikli paya sahip olan şirketler.
3) 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında faaliyet göstermekte olan sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri.
4) İstanbul Altın Borsasında üye olarak faaliyet göstermesine izin verilen yetkili müesseseler, kıymetli madenler aracı kurumlan, kıymetli maden üretimi veya ticareti ile iştigal eden anonim şirketler.
5) 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu I hükümleri uyarınca anonim şirket halinde kurulan tarım ürünleri lisanslı depo şirketleri ile  11.8.1982 tarihli ve 2699 sayılı Umumi Mağazalar Kanunu hükümleri uyarınca Anonim Şirket şeklinde kurulan şirketler.
6) Ulusal karasal, uydu ve kablolu televizyon sahibi medya hizmet sağlayıcı şirketler.
(II) SAYILI LİSTE
(Belirlenen Kriterlere göre Bağımsız Denetime Tabidir)
1) Sermayesinin en az % 25′i kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, sendikalara, derneklere, vakıflara, kooperatiflere ve bunların üst kuruluşlarına doğrudan veya dolaylı olarak ait olan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.
a) Aktif toplamı 30 milyon ve üstü Türk Lirası.
b) Yıllık net satış hasılatı 40 milyon ve üstü Türk Lirası.
c) Çalışan sayısı 125 ve üstü.
2) Yurt çapında günlük olarak gazete yayımlayan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.
a) Aktif toplamı 40 milyon ve üstü Türk Lirası.
b) Yıllık net satış hasılatı 60 milyon ve üstü Türk Lirası.
c) Çalışan sayısı 125 ve üstü.
3) Kaynak tahsisi içermeyen yetkilendirme sahibi şirketler ile çağrı merkezi şirketleri hariç olmak üzere, 15.1.2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu, 5.11.2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1525 inci maddesi kapsamında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu denetimine tabi olan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.
a) Aktif toplamı 30 milyon ve üstü Türk Lirası.
b) Yıllık net satış hasılatı 60  ve üstü Türk Lirası.
c) Çalışan sayısı 200 ve üstü.
4) 20.2.2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu, 4.12.2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 2.3.2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu düzenlemelerine tabi olarak faaliyet gösteren lisans, sertifika veya yetki belgesi sahibi şirketlerden (4046 sayılı Kanun hükümlerine tabi kamu iktisadi teşebbüsleri hariç) aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.
a) Aktif toplamı 30 milyon ve üstü Türk Lirası.
b) Yıllık net satış hasılatı 60 Milyon ve üstü Türk Lirası.
c) Çalışan sayısı 200 ve üstü.
5) Sermaye piyasası araçları bir borsada ve/veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem görmeyen ancak Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında halka açık sayılan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.
a) Aktif toplamı 15 milyon ve üstü Türk Lirası.
b) Yıllık net satış hasılatı 20 Milyon ve üstü Türk Lirası.
c) Çalışan sayısı 50 ve üstü.
6) Gayri faal olan veya faaliyetleri geçici olarak durdurulan veya iptal edilmiş olan (gerekli ana sözleşme değişiklikleri ve benzeri prosedür işlemleri henüz gerçekleştirilmemiş olanlar dahil) iştirak ve şirketler hariç olmak üzere, Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonunun (iştirakleri ile mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu) kapsamında Fon tarafından denetimi ve yönetimi devralman şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.
a) Aktif toplamı 30 milyon ve üstü Türk Lirası.
b) Yıllık net satış hasılatı 60 milyon ve üstü Türk Lirası.
c) Çalışan sayısı 200 ve üstü.
7) 8.6.1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında faaliyet gösteren kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile sermayesinin en az % 50′si belediyelere ait olan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar.
a) Aktif toplamı 30 milyon ve üstü Türk Lirası.
b) Yıllık net satış hasılatı 40 milyon ve üstü Türk Lirası.
c) Çalışan sayısı 125 ve üstü. 
SONUÇ :

2016 Yılında Bağımsız Denetime Tabi olacak Şirketler yukarıda belirlenen Kriterlere göre (2014 ve 2015 Yılı Verileri değerlendirilerek ) belirlenmektedir.
Bu Anlamda Her iki yılda 3 kriterden her hangi ikisini sağlayan mükellefler 2016 Yılı Faaliyetlerini Bağımsız Denetim yaptırmak zorundadırlar.
Bu kapsamda yapılan Bağımsız Denetim Sözleşmelerini Her yıl Mart ayı sonuna kadar yapılmalıdır.  Aynı bu şirketler Bağımsız Denetim Kuruluşu seçimlerini yaparak, Denetçi Seçimlerine ilişkin Genel Kurullarını Ticaret Sicilinde tescil ve ilan ettirmek zorundadırlar.

Ahmet Gündüz

Devamını Oku…

19 Kasım 2015 Perşembe

Küresel Bir Olgu Olan Bağımsız Denetim Nereye Koşuyor?


Maliye Teşkilatında, Vergi müfettiş yardımcılarını iyi yetiştirmek amacıyla, Ankara’da eğitim grup başkanlığının kurulduğu, 10.000 vergi inceleme elemanı ile vergi incelemesi konusunda ki etkinliğinin artacağı ilgili çevrelerce bilinmektedir. Merkezi sistemle hiçbir ayırım gözetmeksizin tüm mükellefleri yeminli mali müşavirlerce tasdik raporuna bağlanmış mükelleflerde dahil incelemeye başladılar ve inceliyorlar. Yeminli Mali Müşavirlerce tasdik raporuna bağlanmış mükelleflerde dahil tüm mükelleflerin çok yakında cari dönemde vergi incelemesine tabi tutulmuş olacağı, ilgili çevrelerce dile getirilmektedir. 

Ayrıca, 2015 yılı nisan ayında maliyenin yazdırdığı yeni denetim programında, 560 kontrol noktası bulunduğu ilgililerce bilinmektedir. Anlaşılacağı üzere, hiçbir ayırım gözetilmeksizin tüm işletmeleri vergi incelemesine tabi tutabilecek yapıda bir denetim programından söz edilmektedir.  
Bu koşullar altında; şirketler için 2016 yılı ve sonrası, çok zorlu dönemler olarak görünmektedir.
Firmaların değerli yöneticileri ise hep erteledikleri, mali sistemlerinin yeniden yapılandırılması ihtiyaçlarını, e-fatura, e-defter, e-arşiv, e-tebligat, e-yoklama, e-beyanname uygulamaları ile yeniden gündemlerine almak durumunda kalacaklar. Maliye idaresinin getirdiği bu uygulamaların sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesi aşamasında, ileride karşılaşılabilecek muhtemel risklerin bertaraf edilebilmesi amacıyla firmaların iç kontrol sistemlerinin yeniden yapılandırılmasının, bir ihtiyaç olduğu görülmektedir.    

Geçmişten Günümüze Vergi İncelemesi

Vergi İncelemesi yasal mevzuatımız çerçevesinde kamu maliyesinin görevleri arasındadır. Devlet bir yetki vermiş ancak yetki verdiği meslek mensuplarını değil,  mükellefi denetlemiştir, denetlemektedir.  Devletin vergi inceleme yetkisinden vazgeçmesi hiçbir zaman söz konusu olmamıştır.

Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan 18 seri nolu Genel Tebliğ de özetle YMM’lerin yapacağı beyanname tasdikinin amacı, ödenmesi gereken gelir ya da kurumlar vergisinin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.

Maliye’nin vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken verginin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek, sağlamak olduğuna göre yeminli mali müşavirlerce yapılan tasdik hizmetinin maksadı ile arasında bir fark olmadığı görülmektedir.  Ancak, maliye idaresinin vergi incelemesi doğruluk incelemesi ile birlikte uygunluk incelemesini de kapsamaktadır.

SMMM ve YMM Çalışma Usul ve esasları yönetmeliği’nin 48. maddesinde ki “denetim” ibaresi, bağımsız denetim midir, inceleme midir, teftiş midir, anlaşılamamaktadır. Bir kavram kargaşasının varlığı alenidir. Tasdik hizmeti baştan sona vergi matrahının doğrulanması üzerine kurgulanmıştır. 
Yaklaşık 20 yıl önce Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan, 30.07.1995 tarih, 18 Nolu Genel Tebliğ de yeralan; Yeminli Mali Müşavirlere tasdik ettirilen beyannameler ve bunlara ilişkin malî tablolar, kamu idaresinin yetkili memurlarınca (vergi inceleme elemanlarınca) incelenmiş olarak kabul edilecekleri” ifadeleri maliye idaresinin yukarıda açıkladığımız teknoloji ve insan kaynağına dayalı yatırımları ve diğer hususlar dikkate alındığında kanaatimce tasdik hizmetleri pazarını kaybedecektir.
Bu durum, Ticaret hukukumuz ile birlikte meydana gelen değişim ve dönüşüm sürecindekaos ortamına sürüklenen meslek mensupları arasında acımasız rekabete neden olmaktadır.

Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Antlaşması (GATS)

AB uyum süreci, İnsanın serbest dolaşımı, Paranın serbest dolaşımı, Malların serbest dolaşımı ve Hizmet ticaretinin serbest dolaşımı olmak üzere dört önemli unsuru içermektedir.
1995 yılında imzalanan ve 1998 yılında yürürlüğe giren, Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Antlaşması (GATS) içerisinde uluslararası hizmet ticareti kapsamında sayılan hizmetlerden olan Uluslararası Muhasebe ve Denetim hizmetlerinin yeraldığı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun çıkarılması ve Kamu Gözetimi Kurumu’nun   kurulması, AB uyum sürecinde şirketler hukukunun kapanış kriterlerinden idi. Netice olarak yeni TTK çıkarıldı ve KGK kuruldu. Fasıl da kapandı.
Bağımsız Denetim ve danışmanlık hizmetleri ticari yaşamdaki yerini almış oldu. Küresel ticaret ile uluslararası pazarlara açılan yada açılmayı planlayan işletmelerimiz açısından, yabancı sermayeye erişim ve rekabet güçlerine katkı sağlanması hedeflerine ulaşabilmelerinin  ancak uygar dünyanın bir parçası olan uluslararası muhasebe ve denetim hizmetleri ile mümkün olduğu tabidir.
Küresel ticarette ki önemi her geçen gün artan, firmalarımızın finansal tablolarının hazırlanıp sunulmasında çağdaş ve uygar dünyanın gerisinde kalması düşünülemez.

Menfaat Sahiplerinin Bilgi İhtiyacı 

Şirketlerin pay ve menfaat sahiplerine sundukları finansal bilgilerin gerçeği yansıtması ve güvenilir olması gerekmektedir. Bu bilgilerde çeşitli yanlışlıklar olabileceği için güvenilirliğin her zaman ve her koşulda mevcut olduğu söylenemez.

Pay ve menfaat sahipleri, şirketin yönetimi, finansal ve hukuki durumu ile ilgili olarak düzenli ve güvenilir bilgiye erişim ihtiyacı duyarlar. Pay ve menfaat sahiplerinin, ortaklığın faaliyetleri hakkında bilgi almalarını sağlayan en önemli kaynak finansal tablolar ve raporlar olmaktadır. Finansal tablolar aracılığı ile yapılan tüm açıklamaların gerçeği yansıtması ve güvenilir olması gerekmektedir. 

Küreselleşme sürecinde Yeni TTK ile getirilen  Bağımsız Denetim yabancı ortakları olan firmalar yada yabancı sermaye tarafından firmasının satın alınmasını bekleyen yada yatırımcılarla dirsek temasında olan firmalar için uluslararası muhasebe ve denetim hizmetleri bilgi ihtiyacının karşılanmasında önem arzetmektedir.

Bağımsız Denetime Tabi Olmanın Kriterleri

Ticaret hukuku ile ticari yaşamımıza giren zorunlu Bağımsız Denetime tabi şirketler Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile belirlendi. BKK’na ek’li bir liste ile belirlenen  kurum, kuruluş ve işletmelerin Uluslararası Muhasebe Standartları (UMS) ile özdeş Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulayacakları ve bağımsız denetime tabi olacakları hüküm altına alındı. 

Tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile birlikte 2014 yılı için, Aktif toplamı 50 milyon ve üstü, Yıllık net satış hasılatı 100 milyon ve üstü, çalışan sayısı 200 ve üstü olan ve sayılan bu kriterlerden en az ikisini sağlanmış olan şirketlerin zorunlu olarak bağımsız denetime tabi olacakları BKK belirlendi. Bu kriterler her yıl aşağıya çekilmekte, kademeli olarak zorunlu bağımsız denetime tabi şirketlerin sayısı artmaktadır.

Kamu Gözetimi Muhasebe Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan kurul kararları ile BKK’na Ek’li liste ile belirlenen kurum, kuruluş ve işletmelerin TMS’nı uygulamaları zorunlu iken, Ek’li liste dışında kalan zorunlu bağımsız denetime tabi şirketlerin isteğe bağlı olarak TMS uygulayabilecekleri duyuruldu. Başka bir deyişle, TMS’nı uygulamak istemeyen zorunlu bağımsız denetime tabi şirketlerin, finansal tablolarını yürürlükteki mevzuat çerçevesinde hazırlayabilecekleri kararı verildi.

BKK ile zorunlu denetime tabi olan kurum, kuruluş ve işletmeler dışında kalan şirketlerin  isteğe bağlı olarak bağımsız denetim hizmetlerinden ve sağladığı avantajlardan yararlanabilecekleri tabidir. 

Bağımsız Denetim İhtiyaç mı ? Zorunluluk mu ?

Bir hususu da özellikle vurgulamak istiyorum. Ticaret hukukumuzda yeralan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın denetimi, işletme ile ilgili olan tüm menfaat sahipleri adına yapılacak olan ve tüm işletmeler için geçerli olan bir denetimdir. Maliye Bakanlığı’nın denetimi ise vergi incelemesidir. İkisi birbirinden farklıdır.
Menfaat sahipleri yada çıkar grupları, hissedarlar, bankalar, finans kurum ve kuruluşları, tedarikçiler, yatırımcılar, çalışanlar ve devlet olarak adlandırılmaktadır. 

İşletme yönetiminden bağımsız olarak, Bağımsız Denetçiler tarafından denetlenmiş finansal tablolar, tüm dünyada menfaat sahipleri  açısından gerçeği doğru ve dürüst olarak yansıtan güvenilir finansal tablolar olarak kabul edilmektedir.

Bağımsız denetim kapsamı dışında kalan işletmelerin finansal tablolarının yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde hazırlanıp, sunulmasına izin verilmiş olsa da, ticaret hukukumuz da yeralan hükümlerinde geçerli olduğunun unutulmaması gerekmektedir.
Türkiye Denetim Standartları’nda, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde hazırlanan finansal tabloların, “mevzuata uyum çerçevesi” ile bağımsız denetime tabi olacağı alenidir. Finansal raporlama çerçevesi uyulması zorunlu belli kurallar koymuş ise vergi kanunları öyledir, - Bu durum da raporlama çerçevesi “mevzuata uyum çerçevesidir.” Bağımsız Denetim raporu da “mevzuata uyum çerçevesine” göre düzenlenir.

Netice :

Yusuf Has Hacip asırlar önce 1070 yılında yazdığı “Kutadgu Bilig” adlı eserinde bu güncel sorunun kaynaklarına değinmiş.

Öncelikle milletin devlet üzerinde üç hakkı bulunduğunu ve bunu ödemesi gerektiğini belirtiyor.  
Bu haklardan ilki gümüşü temiz tut ve ayarını gözet.
İkincisi millete doğru yasa ver ve
Biri diğerine zulmederse gör.
Böylece halka hakkını ödemiş olursun ve sen de hakkını isteyecek durumda olursun diyor.
 
Devletin millet üzerindeki haklarının,
İlki emirlerine değer versinler ve yerine getirsinler
İkincisi de hazinenin hakkını kısmasınlar ve zamanında ödesinler diyor.
Demek ki önce uygulanacak doğru yasa(lar) ortaya konulacak sonra da uyulması beklenecek. Devlet böyle olmalı millet de böyle olmalı, böylece huzur olur diyor.

Ekonominin motorları konumundaki firmalarımızın  değerli sahip ve yöneticilerine, firma değerinin arttırılmasına katkı sağlayacak, Bağımsız Denetim hizmetlerinin sağladığı avantajlar konusunda, küresel hizmet sağlayıcı konumunda olan bağımsız denetçilerden detaylı bilgi edinmelerini, ihtiyaçtan kaynaklanan bir hizmet olarak  değerlendirilmesini önermekteyim.

Maliye idaresinin vergi incelemesi konusundaki hızı ve çalışmaları ile bugün gelinen noktada, vergisel risklerin de minimize edilebilmesi amacıyla Bağımsız Denetim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanılmasını önermekteyim.

İşletme varlıklarının finanse edilmesinde, yabancı kaynak kullanan firmalara menfaat sahiplerinden olan finans kurum ve kuruluşlarına sunulmak üzere Bağımsız Denetim hizmetlerini önermekteyim.

Firmanın menfaatleri doğrultusunda ; Pay ve menfaat sahiplerinin bilgi ihtiyacını karşılamak amacıyla hazırlanan finansal tablolar için Bağımsız Denetim hizmet ihtiyacının olup olmadığı konusunda öncelikle karar verilmesi gerekmektedir.   

Küresel hizmet olarak tanımlanan ve Türkiye’nin 2023 Vizyonu içerisinde 150 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedeflerine katkı sağlaması beklenen, küresel bir olgu olan Bağımsız Denetim hizmetlerini sağlayacak olan, Bağımsız Denetçinin hangi şehirde yada hangi ülkede olduğunun bir önemi bulunmamaktadır. Kamu Gözetimi Kurumu’nun www.kgk.gov.tr web sitesinden denetim yetkisine haiz bağımsız denetçilere ulaşılması mümkündür.    

Savaş Yıldız



Devamını Oku…